A Travellerspoint blog

Siem Reap

overcast 30 °C

Tapınaklar şehri ve UNESCO tarafından Dünya Miras listesine alınan Angkor Wat’ı barındıran Siem Reap’a büyük heyecanla gittik. Geçirdiğimiz iki gün boyunca hem insanların sıcaklığından, saygısından hem çevrenin doğal güzelliginden hem de tapınakların şaheserliğinden inanılmaz etkilendik. Yoksulluğa, toza, sefilliğe rağmen bu şehirde ve çevresinde huzur bulduk.
IMG_6721.jpg

Kamboçya maalesef T.C. pasaportlulardan vize istiyor ama vize alımı kolay. İster internetten başvurabilirsiniz, isterseniz ülkeye girişte başvuru yapabilirsiniz. Kapıda zaman kaybetmek istemiyorsanız bizim gibi internetten başvuru yapmanızı tavsiye ederiz. Vize bedeli 25 dolar. Vizenizin iki adet çıktısını yanınızda götürmeyi unutmayın. Aracı firmalar da sizin adınıza başvuru yapabiliyor.

Havaalanı çok küçük, o yüzden girişimiz gayet kolay oldu. Otelin ücretsiz tuk-tuk servisi ile havaalanından otelimize geldik. Normalde de havaalanı-otel arası tuk-tuklar 2 dolara, taksi ise 7 dolara gidiyormuş.

Dönüşte havalanından çıkış işlemlerimiz de yaklaşık 10 dakika kadar sürdü. Güvenlikten geçtikten sonra kafe ve duty free var. Hediyelik eşyalar şehir içine göre daha pahalı. 5-6 tane bilgisayar ile internete ücretsiz kullanım imkanı sağlamışlar. Havaalanı tuvaletlerini temiz bulduğumuz ayrıntısını da belirtmeden geçmeyelim.

İlk dikkatimizi çekenler : İnsanların güler yüzlü ve saygılı olması. Ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorlar. Tuk-tukçuların kibar ısrarları, binmezseniz ” tomorrow” ve alış-verişte bir şey almazsanız “How much you pay?” sorularına hazırlıklı olun. Her yerde pazarlık yapılması adetten. Yavaş yavaş gözleri açılmaya başlamış, ½ fiyata genelde iniyorlar. Ara sokaklar asfalt değil, yağmurda bütün her yer çamur içinde kalıyor. Şehir çok tozlu ve motor kullanımı çok yaygın o yüzden maskeli gezen fazla. Her yere tuk- tuklar ile ulaşılabiliyorsunuz. Burada tuk-tuklar motosiklet ile çekilen kabinler şeklinde. Ayaklara balık masajı çok yaygın. İçinde küçük balıkların olduğu akvaryuma ayaklarınızı sokup balıklara ölü derilerinizi yedirerek 1-2 dolara masaj yaptırıyorsunuz. Dolar hemen hemen her yerde geçiyor. Para üstü olarak Kamboçya rieli veriyorlar.

Ulaşım : En basit ve ucuz yol tuk-tuklar. Günlük 12-15 dolara kiralabiliyorsunuz veya gittiğiniz yere göre ödeme yapabilirsiniz. Tapınakları gezerken günlük kiralamak daha ekonomik, günlük kiralarken kesin saatleri ve gideceğiniz bölgeleri baştan konuşun. Genelde çalışma saatini 8 saat olarak hesaplıyorlar ve öğle arası veriyorlar. Yani sabah 8:00’de başlarlarsa akşam 5:00 gibi bitiriyorlar. Sabah gün doğumu veya akşam gün batımı için de kiralamak isterseniz ekstra 5 dolar istiyorlar. Kaldığınız yer aracılığıyla ayarlamak daha akıllıca böylece sizin adınıza onlar konuşmuş, pazarlık yapmış oluyor. Bizim kaldığımız otelin tuk-tukları olduğu için onlardan kiraladık ve bütün gün sular dahil 15 dolardı. Diğer yol bisiklet kiralamak ama yağmurların fazla olduğu dönemde tavsiye etmeyiz.

Gezilecek Yerler:

Siem Reap etrafındaki tapınaklar gezilecek önemli yerleri oluşturuyor.

Biletler günlük, 3 günlük ve haftalık şeklinde. Aldığınız bilet ile Siem Reap civarındaki bir çok tapınağı ziyaret edebiliyorsunuz. Biz 3 günlük bilet aldık ve fiyatı 40 dolar. Günlük bilet fiyatı 20 dolar. Bileti alırken fotoğrafınız çekiliyor ve biletlerin üstünde fotoğrafınız oluyor. O yüzden tapınakları gezerken biletinizin yanınızda olmasına dikkat edin. Tapınaklar hakkında bilginiz yok ve detaylı bilgi almak istiyorsanız iyi bir rehber ile gezmenizi tavsiye ederiz.

Angkor Wat : Unesco tarafından dünya miras listesine alınmış olan tapınak ile ilgili detay bilgileri internette bulabilirsiniz. Rehberimizin anlattıklarından hatırladığımız bazı bilgileri aktarırsak; Yapımında yaklaşık 1 milyon kişi çalışmış ve 37 yılda 1150 yılında bitirilmiş. Tapınak Hinduizm etkisinde Vishnu için yapılmış, daha sonraları Budist tapınağı olarak kullanılmış. Budizme geçildikten sonra 1000 adet Buda heykeli getirilmiş. Maalesef Buda heykellerinin bir çoğunun başları 1974-1979 iç savaşı esnasında kesilip satılmış. Tapınak duvarlarında toplam 1800 adet bayan işlemesi var ve bunlardan sadece bir tanesinde bayanın dişleri gözüküyor. 6 adet kütüphanesi var.
Tek kelime ile inanılmaz güzel bir tapınak. Bizim tavsiyemiz kesinlikle güneş doğuşunu izlemeye gidin. Gün doğumu için en güzel zaman 23-24 Şubat’mış. Güneş, gün doğumunun izlendiği bölgede direkt tapınağın arkasından doğuyormuş. Angkor Wat’da özellikle rehber eşliğinde gezdiğinizde 3-4 saat rahatlıkla harcarsınız.
IMG_6467.jpg
IMG_6638.jpg
IMG_6689.jpg

Angkor Thom: 1181 yılında yapılmış. 5 tane kapısı var. Bu şehir 1700’lerden sonra yasaklanmış. Bu yüzden doğanın etkisi ile şehir harap olmuş. Şehir kapısının girişleri çok etkileyici. Köprünün her iki tarafında 54 adet heykel var. Sağ taraftakiler Şeytan’ı ve şeytan kötülüğü, sol taraftakiler ise Tanrı’yı ve tanrı ise iyiliği simgeliyor. Angkor Thom civarında 1 milyon kişi yaşamış.
IMG_6763.jpg

Bayon: Bölgedeki en etkileyici tapınaklardan bir tanesi diyebiliriz. 54 adet kulesi var ve her kulede 4 adet yüz var. 54 kule, o dönemde Kamboçya krallığına ait 54 bölgeyi temsil ediyormuş. Günümüzde 54 kuleden sadece 37 tanesi ayakta kalabilmiş. 2 adet kütüphanesi var. Bayon tapınağındaki duvar çizimleri günlük hayatı, Çinlilerin Kamboçya’ya yardımı ve gölde olan savaşı anlatıyormuş.
IMG_6790.jpg
IMG_6867.jpg

Baphoun: Restorasyan çalışmaları dolayısı ile kapalıydı. 1049 yılında yapılmış. Bu tapınak ile ilgili gezi yorumlarında bir arkadaşımızın verdiği bilgiyi de paylaşmak istiyoruz. “1960'larda Angkor'da çalışan Fransız arkeologlar yapıyı güçlendirmek için taşları tek tek söküp numaralandırmışlar. Ancak Kızıl Khmerler döneminde taşların yerlerini belirten kayıtlar tahrip edilmiş. Geriye üzerinde numaralar yazılı taşlar kalmış. İşte herhangi bir plan olmadan bu taşları tekrar yerli yerine yerleştirmek gerektiği için bu tapınağın taşlarına dünyanın en büyük yapbozu denmiş. Bilgisayar programı yardımıyla çözülmeye çalışılmış ama başarı sağlanamamış.”

Ta Keo: 975 yılında yapımına başlanıyor, 1001 yılında yıldırım düştüğü için uğursuz olduğuna inanılıp yapımına devam etmiyorlar. Bu haliyle bile gayet güzel bir tapınak. Yanılmıyorsak 1-2 yıl önce bir Japon turist kayıp düşüyor ve hayatını kaybediyor.
IMG_6917.jpg

Ta Prohm: En etkileyici tapınaklardan bir tanesi. Yapımına 1186 yılında başlanıyor. Doğanın etkisini bu tapınakta net olarak görüyorsunuz. Ağaç köklerinin yapıları nasıl sardığını, taşları nasıl yerinden oynattığını tüm açıklığı ile bu tapınakta görebiliyorsunuz. “Tomb Raider” filminin bazı sahneleri bu tapınakta çekilmiş. Hala restorasyon çalışmaları devam ediyor.
IMG_6976.jpg
IMG_6957.jpg
IMG_6940.jpg

Banteay Srey: Angkor Wat’dan yaklaşık yarım saat mesafede daha küçük ama güzel bir tapınak. Pembe kum taşından yapıldığı için pembe renkler hakim. Bu tapınaktaki tüm taş işlemeleri çok büyük bir incelikle yapılmış ve bu yüzden turistlerin ilgisini çekiyormuş. Tapınağa girdikten sonra göletin sol tarafında köşeden güzel fotoğraf çekebilirsiniz. Göle tapınağın silüeti yansıyor ve mükemmel bir panorama yakalanabiliyor.
IMG_7002.jpg
IMG_7053.jpg

Yüzen Market (Chong Kneas): Açıkcası Siem Reap’da yüzen markete gitmek; mutlaka yapılacaklar listesinde olmayabilir. Tayland’da gitmeye vaktimiz olmadığından sadece fotoğraflarını gördüğümüz yüzen market tarzında bir yer beklentisi ile gittik. Yüzen market için botların kalktığı yere tuk-tuk ile ulaştık. Bot fiyatı gidiş-geliş kişi başı 15 dolar. Öncelikle tekne ile “Tonle Sap” gölünün nehir ile buluştuğu yere kadar gidip az önce yanından geçtiğimiz başka bir tekneye yanaştık. Yanaştığımız bu tekne turistik alış-veriş içindi. Etrafta bir çok tekne var ve insanlar bu tekneleri ev olarak kullanıyorlar. Burada nehirde yaşayanların çoğu Vietnamlıymış ve Kamboçyalılar burada yaşayanlardan pek hoşlanmıyormış. Tekne ile giderken yanımıza süratle daha küçük bir tekne yanaştı ve içinden bizim gitmekte olan teknemize 10 yaşlarında bir çocuk atladı. İçecek satıyormuş, sattığı içeceklerden almadan olmuyor tabi ki.

Siem Reap ile yüzen markete gidiş limanı arasındaki yolda özellikle nehrin kıyısındaki evleri, pirinç tarlalarını, lotus bahçelerini görmek etkileyiciydi. Gece yağan yoğun yağmurdan dolayı nehir taşmış ve bir çok evi su basmıştı. Çocuklar bu sel sularının içinde yüzüyor, oyunlar oynuyorlardı. Herkes suları evlerden temizlemeye çalışıyor, kimileri evlerine su girmesin diye barikat kurmaya çalışıyordu. Bu olumsuz şartlara rağmen insanlar mutlu, bir şey sorduğunuzda size yardımcı olmaya çalışıyorlar ve güler yüzlüler. Anlatmak inanır mısınız çok zor, gidip görmek ve yaşamak lazım.
Dönüş yolunda Lotus bahçesi kenarında fotoğraf çekmek için durduk. Lotus çiçeği hakkında bilgi aldık. Ayrıca meyvesi bizdeki taze badem gibi ve çok lezzetliydi.

Dönüş yolunda rehberimizin tavsiyesi ile engelli ve yetim çocukların taş ve ağaç oyma, boyama ve resim atölyelerinin olduğu bir merkeze gittik. Bu atölyeler Kamboçya devleti tarafından destekleniyormuş. Atölyelerdeki eğitimler yaklaşık 6 ay sürüyormuş. Eğitimlerini tamamlayan ve başarılı olan öğrenciler özellikle tapınakların restorasyanlarında çalışıyorlarmış. Öğrenciler tarafından yapılmış eserler ayrıca satılıyor.

Süreç olarak biz ilk gün öğleden sonra Angkor Wat’a gittik. İkinci gün Angkor Wat’ta gün doğumu izlemeye, Angkor Thom, Bayon, Ta Prohm ve Banteay Srey’e gittik. Üçüncü gün ise sabah yüzen market ve el-işi atölyelerini gezdik. Ekstra 1 günümüz veya sabahımız olsaydı, Angkor Wat civarındaki 1-2 tapınağa daha gidebilirdik.

Kamboçya bizi çok etkiledi ve tekrar gidip göremediğimiz yerleri dolaşmayı planlıyoruz.

Kamboçya biraları : Angkor (içimi hafif, güzel bir bira )

Gittiğimiz restoran, kafe ve marketler :

Siem Reap’da Starbucks benzeri bildik kahve zincirleri yok. Sadece KFC dikkatimizi çekti. Lokal kahvelerini beğenmedik.
Kaldığımız oteli oda-kahvaltı şeklinde ayarladığımızdan sabahları otelimizde kahvaltı ettik.

Happy Herb Pizza (28-Ağustos-2011) : Kesinlikle tavsiye etmeyiz. Okuduğumuz gezi bloglarından birinde tavsiye eden arkadaşa istinaden denedik ama hiç mennun kalmadık. Aslında yeri gördüğümüzde pek aklımıza yatmadı ama arkadaşın hayatımda yediğim en güzel pizzaydı yazısı karşısında ön yargılı davranmayıp denemeden çıkmamak lazım diye düşündük. Emin olamadığımız için de sadece bir orta boy pizza söyledik ve ekşi peynirli az pişmiş bir pizza karşımıza geldi. İlk dilimleri denedikten sonra çıktık. Orta boy pizza 6 dolar, gazlı içecekler ve yerel bira 1 dolar.

Blue Pumpkin Café : Kahveleri kötü, hamur işleri güzel. Her türlü sıcak-soğuk içecek, sandöviç, yemek çeşitleri, tatlıları ve dondurma çeşitleri de var. Rakamlar makul, hafif atıştırmak ve midesini bozmak istemeyenler için ideal. Yeri barlar sokağının hemen yan tarafındaki “Pı Thnu” sokağında.

Le Tigre De Pier (29-Ağustos-2011): Pizzaları güzel, en azından yenilebilir. Zaten mekan diğer yerlere göre daha kalabalıktı ona istinaden denedik. Pizza fiyatları içeriğine göre değişiyor örneğin fungi orta boy pizza 5.75 dolar. Büyük boy Angkor bira 3 dolar. Pizzacının olduğu sokak Siem Reap şehrinin “Pub Street” denilen sokağında. Bu sokakda sağlı sollu restoran ve kafeler var.

Marketler: Özellikle yiyecek anlamında sorun olursa marketlerde ekmek, peynir, kraker,meyve kısaca her şey var. Biz Angkor Market’den alış-veriş yaptık. “Angkor Market”, Sivatha caddesi üzerinde (kuzey yönünde) De La Paix oteli geçtikten sonra ileride sol tarafta kalıyor.

Kaldığımız Angkor Pearl hotel hakkındaki düşüncelerimiz :

Gecesi kahvaltı dahil iki kişi 28 dolar ödedik.

Kötü tarafları : Yeri büyük otellerin olduğu bölgede değil, ama bize göre olumlu yanlarının yanında çokta önemli değildi. Personelinin bir kısmının İngilizcesi iyi değil. Odada telefon ve saat yok. Sabah uyandırma almak istiyorsanız lobiden rica ediyorsunuz. Sabah gelip kapınızı tıklatıyorlar, maalesef bir sabah uyandırmayı unuttular. Ama bir gün önce sorun yaşamadık. Buffet kahvaltı dahildi ama buffet yerine menuler vardı ve birini seçiyordunuz. Omlet harici bizim damak tadımıza uyacak bir şey yoktu. Ama dışarıda da zaten başka alternatif yok.

İyi tarafları : Personeli çok güler yüzlü ve ilgili. Odalar geniş, temiz, açıkcası ödediğimiz rakama göre çok daha kaliteli bulduk. Odalarda mini buzdolabı, emanet kutusu , klima ve ücretsiz wi-fi var. Girişte genel kullanım için bilgisayarlar var. Erken check-in yaptırabildik ve ekstra bir ücret ödemedik, belki yüksek sezonda alıyor olabilirler. Otel, bar caddesine ve gece marketine 10 dakika yürüme mesafesinde. Kendilerine ait tuk-tukları ve havaalanına ücretsiz servisleri var. İsterseniz tur rehberi ayarlıyorlar, günlüğü 20 dolar. Bize ayarladıkları rehberimiz “DOSS SARDUN” ve tuk-tuk şöförümüz çok iyiydi. Rehberimiz hem gezdiğimiz bölgeler hem Budizm-Hinduizm arasındaki farklar hem de Kamboçya’daki yaşam, aile yapısı hakkında detaylı bilgi verdi. Rehberimizin email adresi (ddoss41@hotmail.com)

Angkor Wat fotoğraf albümüz için linki tıklayabilirsiniz. Angkor Wat Fotoğraflarımız

Siem Reap ve diğer tapınaklar fotoğraf albümüz için linki tıklayabilirsiniz. Siem Reap ve Tapınaklar Fotoğraflarımız

www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi

Tavsiyeler :

  • Yağmur dönemi giderseniz kesinlikle yağmurluk
  • Rahat bir trekking ayakkabı (su geçirmez)
  • Sinek kovucu
  • Böcek ısırmalarına karşı ilaç
  • Elektrik prizleri genelde 3 girişli, yanınızda mutlaka aparat olsun
  • Yanınızda 1 dolar banknotlar getirirseniz bir çok yerde kolaylık sağlar
  • Eylül yağmurun en etkili olduğu aymış.

www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi/

Posted by ayferonur 17:52 Archived in Cambodia

Email this entryFacebookStumbleUpon

Table of contents

Comments

Güzel bir gezi olmuş anlaşılan, okudum ve birkaç ay sonra o civarlarda olunca tekrar okumam gerekecek. 23-24 Şubat'ta orda olursam eğer bilin ki beni yönlendiren sizsiniz!

Keyifli ve güvenli gezmeler.

by Kemal Kaya

Comments on this blog entry are now closed to non-Travellerspoint members. You can still leave a comment if you are a member of Travellerspoint.

Enter your Travellerspoint login details below

( What's this? )

If you aren't a member of Travellerspoint yet, you can join for free.

Join Travellerspoint