A Travellerspoint blog

St. Augustine

sunny 27 °C

2010 yılında öğle yemeği için durduğumuz St. Augustine şehri çok hoşumuza gittiğinden yeniden gelme kararı almıştık. Cuma gününü hafta sonu ile birleştirip 3 günlüğüne hem deniz hem de bu hoş şehre biraz vakit ayırıp gezebilmek için 2012 Nisan ayının son haftası yeniden gittik. Atlanta’dan yaklaşık altı saat kadar araba yolculuğu sonrası St. Augustine’e vardık. St. Augustine şehri Florida eyaletinin kuzey doğusunda yer alıyor. En yakın büyük şehir Jacksonville ve arabayla yaklaşık yarım saat uzaklıkta.

IMG_8636.jpg

St. Augustine, 8 Eylül 2015 günü kuruluşunun 450. yılı kutlama hazırlıklarına şimdiden başlamış. Şehir 1565 yılında İspanyollar tarafından Güney Amerika ve Meksika’dan İspanya’ya hazine taşıyan İspanyol gemilerini korumak amacı ile kurulmuş, 200 yıl kadar İspanyol egemenliğinde kalmış sonra İngiliz’lerin egemenliğine geçmiş(1763-1784). İspanyollar şehri tekrar 1784 yılında ele geçirmişler ve son olarak 1821 yılında Amerika Birleşik Devletleri şehri İspanyollardan almış. İngilizler, 1702 yılında şehrin kalesini kuşatma altına almışlar ancak kaleyi ele geçiremeyince tüm şehri yakarak ayrılmışlar. Bu yüzden şehirdeki hiç bir bina 1702 yılından eski değil.

St. Augustine şehrinin bazı özelliklerini sıralarsak; Amerika kıtasında hala yerleşimi devam eden en eski Avrupalıların kurduğu şehir, Amerika’daki ilk Hıristiyan topluluğun yaşadığı şehir ve Atlantik üzerinde gelişen ilk ticari limana sahip olması.

Şehrin merkezi koloniyel yapılaşmanın izlerini taşıyor. St. George sokağı trafiğe kapalı ve şehrin merkezi konumunda. Alış-veriş, restoranlar, kafeler, turizm ofisleri bu sokağın üzerinde ve bir çok bina İspanyol döneminden kalma ve tarihi özelliklerini koruyorlar. Bu sokağın kuzey doğusunda ise San Marcos kalesi yer alıyor. Kalenin yapımına 1672 yılında başlanmış ve 23 yıl sürmüş. Kalenin giriş ücreti 7 dolar ancak bizim gittiğimiz pazar günü ücretsizdi. Kale, bu bölgede çok olan ‘coquina’ taşından yapılmış. Bu taşın özelliği sayesinde kale duvarları top ateşine dayanmış. Şehirdeki bir çok binanın yapımında da kullanılmış. Kalede İspanyollardan kalan toplar hala korunuyor. http://www.nps.gov/casa/index.htm

IMG_8593.jpg

Sahilleri hakkında biraz bilgi verelim. St. Augustine sahili epey uzun ve geniş sayılabilir. Sahil ve deniz kum olduğu için gayet rahat ve keyifli. Sahilin hemen önündeki ana cadde üzerinde otopark, tuvalet ve duş imkanı var. Biz Vilano sahilini de merak edip gittik. Şehirden çok daha yakın, özelliği bu sahile araba ile girebiliyorsunuz. Sahilinde çok fazla deniz kabuğu var. Sahilde yürümek, kum üzerinde güneşlenmek çok rahat değildi.

IMG_8590.jpg

Gittiğimiz restoran ve kafeler:

Cafe Del Hidalgo: Akşam kahvemizi içtik. İtalyan ve Fransız kafesi. Özellikle espresso içeceklerinde iddialılar.

O.C. White’s (29 Nisan 2012): Deniz ürünleri yiyebileceğiniz bir restoran. Biz öğle yemeğimizi yedik ve memnun kaldık. Akşam bahçelerinde canlı müzik var. İki bira ve bir deniz tabağına yaklaşık 30 dolar hesap geldi. Özellikle güzel havalarda bahçede akşam yemeği tercih edilebilir. Restoran aslanlı köprüye yakın ve Menendez caddesi üzerinde.

Sangrias (28 Nisan 2012): İspanyol restoranı. St. George caddesi üzerinde yer alıyor. Balkonu çok etkileyici olduğu için tercih sebebimiz oldu. İki kadeh şarap, iki adet tapas (Spanish Beef ve Chicken Pesto) yaklaşık 32 dolar hesap ödedik. Akşam canlı müzik var.
Meehan’s: İki yıl önce öğlen yemeğimizi İrlanda restoranında (pub) yemiştik. Menedez caddesi üzerinde ve kaleye yakın sayılır. Manzarası çok güzel, özellikle dışarıda oturursanız çok keyifli bir mekan.

LongHorn Steakhouse (27 Nisan 2012): ABD’de hemen hemen her eyalette bulabileceğiniz restoran zincirlerinden birisidir. Özellikle ızgara et, tavuk ve balık olmak üzere çeşitli alternatifleri olan ama vejerteryanlara çok uygun olduğunu düşünmediğimiz bir restoran. Menüsü ve lokasyonları hakkında web sayfalarından http://www.longhornsteakhouse.com/ bilgi alabilirsiniz.

Kaldığımız La Quinta Inn Oteli hakkındaki düşüncelerimiz:

Otelimizi, “www.expedia.com” web sitesinden iki kişi oda-kahvaltı ve vergi dahil 110 dolar civarına ayarladık. Otelin yeri şehrin dışında 95 nolu otoyola çok yakındı. Odaları temizdi, yatak gayet rahattı. Şehir içinde ve sahildeki otellerde hafta sonu olması veya başka bir sebepten dolayı fiyatlar çok daha yüksekti. Şehir içinde çok güzel ‘Bed and Breakfast’ tarzı evler var, fiyatların uygun olduğu zaman otel yerine kesinlikle tercih edilebilir. Ama yoğun dönemde yer bulmak sorun olabilir.
Alış-veriş severler için otelin hemen yan tarafında outlet mağazalarının olduğunu hatırlatalım

Posted by ayferonur 10.06.2012 14:03 Archived in USA Tagged living_abroad

Email this entryFacebookStumbleUponRedditDel.icio.usIloho

Table of contents

Be the first to comment on this entry.

Comments on this blog entry are now closed to non-Travellerspoint members. You can still leave a comment if you are a member of Travellerspoint.

Enter your Travellerspoint login details below

( What's this? )

If you aren't a member of Travellerspoint yet, you can join for free.

Join Travellerspoint