A Travellerspoint blog

San Diego

sunny 25 °C

Los Angeles’da yaşadığımız yıllarda fırsat buldukça gittiğimiz San Diego belkide ABD’de en yaşanası şehirlerden bir tanesidir. Bu sadece bizim değil bir çok kişinin genel görüşü diyebiliriz. San Diego’nun bu kadar tercih sebebi olması tüm yıl boyunca ılıman havası, yaşam standardı, Los Angeles’a göre daha uygun fiyatları, plajları ve renkli hayatı diyebiliriz.

San Diego ayrıca Meksika – ABD sınır şehirlerinden bir tanesidir. Bunun etkisini de şehrin hemen hemen her yerinde yaşayan ve çalışan Meksikalılardan fark ediyorsunuz ve bir çok mekanda İspanyolca ana dil gibi konuşuluyor. Ülkenin bu taraflarında yaşamayı düşünüyorsanız İspanyolca öğrenmek de faydalı olacaktır. San Diego şehri, Meksika – ABD savaşı sonunda yapılan anlaşma ile Kaliforniya eyaletinin ABD’ye bağlanmasıyla ABD idaresine geçiyor. Ayrıca yapılan bu anlaşma ile bugünkü 10 eyaletin bazılarının hepsi bazılarının bir bölümü ABD’ye geçiyor. Bu savaş ile ilgili detaylı bilgileri Haluk Gerger’in “Kan Tadı” adlı kitabında okuyabilirsiniz.

Gezip gördüğümüz yerler hakkında aklımızda kalanları yazıp ileride gidecek olanlara yardımcı olmaya çalışacağız.
Şehrin downtown diye adlandırılan 5 numaralı otoyol ile okyanus arasında kalan bölgesi çok büyük değil. Bu bölgede restoranlar, kafeler , iş yerleri ve alış-veriş mağazaları var. Geceleri de epey hareketliydi diye hatırlıyoruz. 5 numaralı otoyol güneyde Meksika’ya kuzeyde Los Angeles’a doğru gider. Otel içinde bu bölgede seçim yapabilirsiniz.

Biz yapmadık ancak şehirde yapılan turistik otobüs turu genel bir fikir edinmek için cazip olabilir. http://www.trolleytours.com/san-diego/

Seaport Village: Downtown’dan, Okyanus yönüne yürüdüğünüzde Seaport Village denilen sahildeki bölgeye gelirsiniz. Özellikle hafta sonları çok kalabalık oluyor. Bir gidişimizde canlı Meksika müziği vardı ve çok hoş vakit geçirmiştik. Burada restoranlar, kafeler, hediyelik eşya satan mağazalar ve deniz kıyısında yürüyüş yapıp dinlenebileceğiniz yerler var. Özellikle günün yorgunluğunu atmak için bire bir diyebiliriz. Mutlaka bu sevimli yeri seveceksiniz. Pazar günleri dükkanlar erken kapandığı için hareketliliğini kaybediyor diye hatırlıyoruz. Seaport Village’ın biraz kuzeyinde “Midway” isimli ABD donanmasına ait müze haline getirilmiş olan uçak gemisini göreceksiniz, eğer ilginiz varsa ziyaret edebilirsiniz.

Coronado Adası: Coronado adası bir köprü ile San Diego’ya bağlıdır. Bizde güzel bir yaz günü New York’dan iş için gelen bir arkadaşımızla onun Porto Riko’lu mesai arkadaşını alıp Coronado adasına geçtik. Sahilde iğne atsanız kuma düşmez durumu mevcut idi. Hazırlıksız olunca deniz ve kumdan faydalanamadık ancak ABD ‘deki en lüks otellerden bir tanesine ev sahipliği yapan bu adanın farklı havasını hemen hissedebiliyorsunuz. Adada deniz kuvvetlerinin üssü ve eğitim tesisleri var. “Top Gun” filmini izleyen kuşak bu üssü hemen hatırlaycaktır. Eğer bir daha gidebilirsek bu bölgede biraz daha vakit geçirip hakkını veremediğimiz yerleri iyice gezmek isteriz.

Balboa Parkı: Balboa parkının içinde bir çok müze, restoranlar, çocuklar için aktiviteler, botanik binası, köpek parkları, safari park ile 4.000 hayvanı ve 800'den fazla türüyle dünyada bulunan en büyük ve gelişmiş hayvanat bahçelerinden biri olan “San Diego Zoo” bulunmaktadır. San Diego’ya geldiyseniz mutlaka 1-2 gününüzü bu park içindeki müze ve hayvanat bahçesine ayırabilirsiniz. Biz hayvanat bahçesi bölümünü gezdik. İçeride çift katlı üstü açık otobüs turundan, teleferiğe ve hatta yürüyen merdivenlere kadar rahatça gezebilmek için bir çok yol düşünülmüş. Hayvanat bahçesi gerçekten epey büyük. Biz gittiğimizde en büyük talep Panda için ayrılan bölümdeydi. Biz de Panda’nın bol bol fotoğrafını çekip hareketlerini izledik. Fiyatlar, saatler ve aktiviteler için http://www.sandiegozoo.org/ web sayfasından detaylı bilgi edinebilirsiniz. SeaWorld’in girişinin de dahil olduğu çeşitli kombine bilet seçeneklerini de göreceksiniz.

San Diego SeaWorld: 2003 yılındaki seyahatimizde gittiğimiz SeaWorld çok hoşumuza gitmişti. Belki de 30’lu yaşlara kadar kaldığımız ülkemizde böyle tema parkların eksikliği neticesinde ABD’de ziyaret ettiğimiz tüm tema parklardan çok büyük bir zevk aldık. Shamu’nun muhteşem şovu, yunusların inanılmaz gösterisi, müthiş akvaryumlar ve parktaki diğer şovların hepsi birbirinden güzeldi. Yürüyen bant ile devasa akvaryumun içinden geçerken ise ortamdan etkilenmemek elde değildi. Eğer farklı bir gün yaşamak istiyorsanız ve böyle bir parka daha önce gitmediyseniz mutlaka görmenizi tavsiye ederiz. Daha detaylı bilgi ve güncel giriş fiyatlarını web sayfalarından öğrenebilirsiniz. http://seaworldparks.com/en/seaworld-sandiego/

Eğer Güney Kaliforniya’nın diğer bölgelerindeki tema parkları da gezecekseniz daha geniş kapsamlı ve fiyatı tek tek almaktan daha uyguna gelen Southern California CityPass biletini almanızı tavsiye ederiz. Web sayfaları http://www.citypass.com/southern-california.

La Jolla: Eğer San Diego’ya kadar geldiyseniz ve vaktiniz varsa mutlaka La Jolla’ya vakit ayırmayı ihmal etmeyin. Los Angeles’da kaldığımız yıllarda özellikle yaz aylarında hafta sonları günü birliğine fırsat buldukça gittiğimiz yerlerden bir tanesiydi. La Jolla’nın uzun güzel sahilinde gününüzü geçirebilir, mağaraların olduğu bölgeye denizden kayak kiralayarak gidebilir, akşamınızı güzel restoranlarından birinde geçirdikten sonra sahil kıyısında yürüyüş yapabilirsiniz. Koruma altında olan şehrin içindeki La Jolla Cove plajında ise deniz aslanlarını fotoğraflayabilirsiniz. Eğer şehir gürültüsünden kaçmak istiyorsanız La Jolla birebir olacaktır. Ayrıca şehir Kaliforniya Üniversitesi’nin (UCSD) su altı bilimleri fakültesine ev sahipliği yapıyor. Biz San Diego’nun şehir içine göre La Jolla’yı tercih ediyorduk.

Ayrıca La Jolla şehrine yakın Pasifik Plajı da çok güzel bir plaj ve bölgedir.

Meksika Tijuana şehri: Eğer San Diego’ya kadar geldiyseniz bir kaç saatliğine Tijuana şehrine geçebilirsiniz. Biz fırsat bulup gidemedik. Arabanızı sınıra yakın otoparka bırakıp yürüyerek sınırı geçebiliyormuşsunuz. Meksika, eğer geçerli ABD vizeniz var ise 30 güne kadar vizesiz giriş yapmanıza izin veriyor.

Gittiğimiz restaron ve kafeler :

Aslında çok fazla restoran ve kafeye gittik ama isimlerini yıllar sonra hatırlamak kolay olmuyor.

Pier Cafe : Seaport Village’de okyanus üzerinde kurulmuş olan bu restoranda akşam yemeğimizi yemiştik. Deniz ürünleri gayet lezzetliydi. Web sayfalarından www.piercafe.com yeri, menü ve fiyatları hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

Edgewater Grill : Seaport Village’de körfez manzaralı, sabah-öğle-aksam yemeği servisi yapan hoş bir restoran. Burada sabah kahvaltımızı yapmıştık. Web sayfalarından www.edgewatergrill.com yeri, menü ve fiyatları hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

Barbarella Restoran: La Jolla plajında öğle yemeği için gittiğimiz, panini sandöviçleri ve özellikle yeni fırından çıkmış ekmeklerine bayıldığımız bir İtalyan restoranı. Web sayfalarından www.barbarellarestaurant.com yeri, menü ve fiyatları hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.

Ayrıca Seaport Village’in içinde restoranlar haricinde hem aperatif bir şeyler yiyip hem de masalarında oturup canlı müzik dinleme firsatı yakalayabileceğiniz atıştırmalık yemek bölümleri var.

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. San Diego Fotoğraflarımız

www.ayferonurseyahatnamesi.com

Posted by ayferonur 18:23 Archived in USA Tagged living_abroad

Email this entryFacebookStumbleUponRedditDel.icio.usIloho

Table of contents

Be the first to comment on this entry.

Comments on this blog entry are now closed to non-Travellerspoint members. You can still leave a comment if you are a member of Travellerspoint.

Enter your Travellerspoint login details below

( What's this? )

If you aren't a member of Travellerspoint yet, you can join for free.

Join Travellerspoint