A Travellerspoint blog

Bogota

overcast 18 °C

11 günlük Kolombiya gezimize Bogota’dan başlayıp ve son gecemizi de burada geçirerek bitirdik. Atlanta’dan 4,5 saatlik Delta havayolları ile yaptığımız uçak yolculuğundan sonra indiğimiz El Dorada havaalanı düzenli ve gümrükten çıkış kolay. Kolombiya, Türk pasaportuna turist vizesi istemediği için gümrük memuru ne kadar kalacağımızı ve kalacağımız adresi sorup 90 günlük kalış izin damgasını pasaportlarımıza vurdu. Uçakta iki ayrı form veriyorlar biri gümrük beyan belgesi diğeri ise ne amaçla doldurduğumuzu bilmediğimiz pasaport numarasını falan soran bir form. Bunlardan gümrük beyan formu bavullarınızı aldıktan sonra gümrük polisi tarafından alınıyor, diğer formu ise hiç bir yerde sormadılar. Kapıdan çıkmadan önce hemen sol tarafta döviz bürosu var, sağ tarafta ise turizm ofisi var. Hemen birkaç broşür ve harita aldık. Yanımızda büyük bavul getirmediğimiz için bavul sırasında beklemedik ve hızla çıkış kapısına yöneldik. Akşam uçağımız 9:30 gibi indiği ve Kolombiya hakkında okuduklarımızdan sonra ilk günümüzde kendimizi tehlikeye atmamak için otelden karşılama servisi istemiştik. Kapıdan çıkar çıkmaz isimlerimizin yazılı pankartı taşıyan arkadaş ile gözgöze geldik. Biz İspanyolca o da İngilizce bilmediği için fazla konuşmadan etrafı izleyerek kalacağımız otele vardık. Yol boyunca trafik fena değildi, hatta otelin olduğu La Candelaria bölgesine yaklaştıkça hareketlilik iyice arttı. Şöförümüz üniversitelerin çıkış saatine denk geldiğimizi anlatmaya çalıştı, zaten etrafta kitaplı-defterli gençleri gördükçe anlıyorsunuz.

Ağustos 2012 Döviz Kuru : $1= 1800 COP (Colombian peso)
Yerine göre 1700-1800 arası değişiyor. Havaalanında 1720 Cop’tan bozdurduk.

DSC06068.jpgDSC06010.jpg

El Dorada Havaalanı: Yurtdışı ve yurtiçi uçuşlarımızı yaptığımız havaalanı oldukça yoğun ama düzenli. Yurtdışı uçuşlarda uçuştan 3 saat önce yurtiçi uçuşlarda ise uçuştan 2 saat önce havaalanında olmanız tavsiye ediliyor. Ülkeden ayrılırken yabancıların ödediği yurtdışı çıkış vergisini soruyorlar, genelllikle uçak biletine dahil oluyor. Ama yine de bankolara gidip ödendiğine dair belge almanız isteniyor ve check-in sırasında kontrol ediyorlar. Güvenlikten geçtikten sonra içeride Duty free, kafeler, restoranlar ve hediyelik eşya satan yerler var. Tabii ki kahve ve hediyelik eşya fiyatları şehir içine göre biraz daha pahalı. Gümrük çıkışı yoğun ama hızlılar. ABD’ye gidecek yolcular için uçak öncesi ayrıca kontrol var. Havaalanında ücretsiz Wİ-Fİ var. Yeni uluslararası terminal inşaatı devam ediyordu.

İlk dikkatimizi çekenler : Yaklaşık 8 milyon nüfusu ile Kolombiya’nın en büyük şehri ve başkenti olan Bogota’da da bütün büyük şehirler gibi hızlı bir yaşam hakim. Sabah çok erken saatlerde hayat başlıyor ve sabah 5:45’de havaalanına giderken otobüslerin doluluğu karşısında şaşırmamak elde değildi. Ne zaman insanlar kalkmışlar ve yollara düşmüşler… Trafik akşam saatlerinde ve sabah erken saatlerden itibaren yoğun. Güvenlik sorununu çözmeye çalışıyorlar ve sokaklarda çok fazla polis, asker görüyorsunuz. Özellikle turistik bölgelerinde ayrıca motosikletli polisler var. Genç nüfus fazla özellikle La Candelaria bölgesi üniversitelerin olduğu bölge olduğu için öğrenci gençler bu bölgede toplanmış. Haftaiçi akşamları ve Cumartesi günleri de üniversitelerde eğitim olduğu için akşam saat 10’a kadar bu bölge hareketli. Cumartesi akşamları ise geç saatlere kadar hareketlilik devam ediyor. Ama maalesef pazar akşamları o canlılık bir anda yok oluyor ve sokaklar evsizlere kalıyor. Birçok yerde kendinizi polisler olsa da çok güvende hissetmiyorsunuz.

Sokak köpeklerinin fazlalığı dikkatimizi çekti ama Türkiye’den gelmiş olsaydık fazla da dikkat etmezdik galiba.. Zararsız olduklarını belirtmekte fayda var.

Bira neredeyse sudan ucuz…

Sadece Bogota değil genel olarak Kolombiya’da gezdiğimiz bölgelerdeki butik otel ve hostallerin sahipleri genelde yabancılardı. Kolombiyalılar ise yanlarında çalışıyor. Bogota’da kaldığımız ilk otelin sahibi İtalyan, ikinci kaldığımız hostalin sahibi Fransız, Santa Marta’da kaldığımız hostalin sahipleri Amerikalı’ydı.

Havası Londra gibi kapalı, puslu her daim yağacak gibi…

2625 metre deniz seviyesinden yükseklikte bulunan Bogota ilk durağınız ise yükseklikten kaynaklanan ufak tefek başağrısı gibi rahatsızlıklarla karşılaşabilirsiniz. Özellikle Monserrate tepesine çıktığınızda daha yüksekte olduğunuzdan daha fazla hissediyorsunuz ama öyle çok etkilemiyor gözünüz korkmasın.

Ulaşım : Taksi ve metrobüs (transmilenio) ile en kolay ulaşımı sağlayabilirsiniz.

Taksi: İlk gün Havaalanı-otel arası otelin ayarladığı servise 36.000COP (20 dolar) ödedik. Otoparkta beklediği için alış servisleri daha pahalı. Cartagena’ya giderken sabah çok erken saat olduğu için yine otelin bırakma servisini aldık, 25.000COP (14 dolar). Diğer kaldığımız hostalin havaalanı servislerinin daha yüksek olduğunu görünce taksi ile gitmeye karar verdik. Gelişte havaalanının çıkışında taksi durağı var oradan gideceğiniz yeri söylüyorsunuz ve kayıt yapıyorlar. Şöföre vermeniz için iki parçalı gideceğiniz yeri gösteren bir döküm veriyorlar. Üzerinde rakam yazmıyor, görevliye sorduğumuzda 22.000Cop’un üzerinde ödememezi söyledi. Sabah erken saatlerde, akşam saatlerinde, tatillerde, Pazar günleri ve havaalanından rakamlar biraz daha yüksek oluyor. Taksimetre açılışı 25Cop ve 1500Cop ekstra alıyorlar. Taksiye binmeden önce ne kadar tutacağını yine sorduk ve 20.000Cop ödeyeceğimizi yazarak anlaştık. Taksilerde taksimetre var hemen açıyorlar, otele geldiğimizde yazan rakam 22.000Cop’tu ve şöför 20.000Cop istedi. Bizi kazıklamadığını düşüdüğümüz için taksimetre rakamını ödedik. Dönüşte ise trafik olduğu için şöför biraz daha dolandırdı ve 25.000Cop ödedik. Hostalden ayrılmadan önce resepsiyondaki arkadaş taksiyi ayarladı ve pazarlığı yaptı. İşin içine taksimetre girince bizdeki şöförler gibi dolaştırmayı seviyorlar, trafik var deyip farklı yollara giriyorlar, o yüzden sabit vereceğiniz rakamı bilmenizde fayda var. Taksilerin içinde ücret çizelgesi var ama biz bir şey anlamadık.

Transmilenio: Metrobüs ağları oldukça geniş. Hatlar; harf ve rakamların bileşiminden oluşuyor. Durakların içinde haritaları var ve gideceğiniz yeri bularak hangi numaralı metrobüsün gittiğini, aktarma yapmanız gerekiyorsa hepsini rahatlıkla görebilirsiniz. Örneğin; J numaralı hatta birkaç ayrı rakamlı sefer görürsünüz, bu otobüslerin hangi duraklarda durduğu durağın içindeki tabelada yazılıdır. Örnek: güzergahları aynı olsa da J1 tüm duraklarda dururken J23 her durakta durmamaktadır ve böylece daha hızlı ulaşım sağlanabilmektedir. Girişteki memurlara sormanız halinde onlar da yardımcı oluyor. Dil bilmeden gideceğimiz yeri haritada göstererek anlaştık. Onlar da hangi numaralı hattı almamız ve hangi durakta inmemiz gerektiğini yazdılar. Tabii ki bu sırada etraftaki insanların fazla dikkatini çekmemek de lazım, özellikle akşamları.

DSC06111.jpgDSC06015.jpg

Metrobüs fiyatları; mesai saatlerinde 1700Cop, mesai saati haricinde 1400Cop.

Bazı hatlar sabah 5:00’de çalısmaya başlıyor. Pazar ve resmi tatil günleri çalışma saatleri hatlara göre değişiyor. Genelde haftaiçi akşam 11:00’e kadar, pazar ve resmi tatillerde ise akşam 10:00’a kadar çalışıyor. Binmeden önce kulladığınız hattın çalışma saatlerine dikkat etmenizi tavsiye ederiz.

Gezilecek, görülecek yerler: Bize göre; Bogota şehir olarak turistik açıdan çok fazla zaman ayrılacak bir yer değil. Tam bir gün veya iki gün şehir hakkında bilgi edinmeye ve gezilmesi gereken yerleri görmeye yeterli. Ama günübirlik turlara katılarak çevre bölgeleri de gezmeyi planlarsanız süreyi uzatabilirsiniz.

La Candelaria Bölgesi: İspanyol koloniyal dönem mimarisine özgü renkli binaları, müzeleri, ünivesiteleri ve kütüphaneleri ile turistlerin vazgeçilmez bölgesi. Bolivar Meydanı’nda önemli dini, askeri ve yönetimsel binalar yer alıyor. Meydandaki güvercinler ise insanların eğlencesi olmuş.

IMG_8929.jpg IMG_8957.jpg

Carrera 7 caddesi ise Cuma günleri akşam 5:00-10:00 arası trafiğe kapatılıyor. Caddenin çok eğlenceli olduğunu okumuştuk ve onun için özellikle Cuma günümüzü Bogota’da geçirdik ama özel bir şey göremedik. Yiyecek ve eşya satıcıları dışında bizim şansımıza eğlence yoktu… Pazar günleri yine bisikletçiler için bazı yollar trafiğe kapatılıyor. Zaten bisiklet turları çok yaygın. Oteller ve hosteller bu bölgede toplanmış ama genel olarak görünümleri çok iyi değil, fiyatlar Güney Amerika standartlarına göre yüksek. Ödediğiniz rakam ile aldığınız hizmet birbirini karşılamıyor. Gezmenizi tavsiye edeceğimiz iki önemli müzesi; Botero ve Altın Müzesi’de bu bölgede bulunmaktadır.

IMG_9013.jpgIMG_9010.jpg

Altın Müzesi (Museo del Oro): Dünyanın en geniş altın koleksiyonunun bulunduğu bu müzeyi gezmeden olmaz. Müzenin bir odası karanlık, ortasında camla kaplı bir kuyu var gibi duruyor ve ne olduğunu başta anlamıyorsunuz. Görevli içeride kalmamızı söylerek kapıları kapattı ve bir an karanlıkta kalıyorsunuz, daha sonra seslerle birlikte ışık hareketlenmeye başlıyor ve duvarlarda cam bölmelerin içinde asılı duran altın şekilleri görüyorsunuz, kuyunun içindeki altınlar ise ayrıca parlamaya başlıyor. Birkaç dakikalık yerel müzik eşliğindeki gösteri ilginçti. Sadece kalabalık olduğunda mı gösteriyi yapıyorlar bilmiyoruz, sormakta fayda var… Müzenin alt katında kafeteryası var. Müze giriş ücreti: 3000Cop, farklı dillerde anlatım yapan kulaklık isterseniz 3000Cop. Pazar günleri müze girişi ücretsiz. Pazartesi kapalı, Salı-Cumartesi 9:00-17:00, Pazar 10:00-16:00 açık. Adresi: Corner of Carrera 5A and Calle 16

IMG_8883.jpgIMG_8882.jpg

Botero Müzesi (Donacion Botero): 2010 yılında İstanbul Pera Müzesi’nde de eserleri sergilenen, şişman figürleri ile ünlü Fernando Botero’nun kendi eserleri ile birlikte Picasso, Dali gibi birçok ünlü sanatçının eserlerini de bulacağınız bu müze de görülmeye değer.
Müzenin genel olarak içi de çok güzel, yeşilliklerin içindeki avlunun etrafındaki odalarda dolaşıyorsunuz. Para koleksiyonlarının olduğu bölüm de var hatta çıkışta görevliler elimize bozuk para tutuşturunca şaşırdık. Anı olarak çıkışta dağıtıyorlar… Güzel bir kafeteryası var, özellikle çalışan kesim tarafından öğlenleri talep görüyor.
Müze girişi ücretsiz.
Pazartesi kapalı, Salı-Cumartesi 10:00-19:00, Pazar 9:00-16:00 açık.

IMG_8978.jpgIMG_8994.jpg

Monserrata Tepesi: Deniz seviyesinden 3152 metre yükseklikte bulunan tepeden şehir manzarasına hakim olabilirsiniz. Tepeye yürüyerek (bir yazıda 60-70 dakika sürdüğünü okumuştuk), teleferik veya fünikülerle (kablolu tren) çıkılıyor. Biz çıkışta füniküleri inişte ise teleferiği kullandık. Tepede 17.yy’dan kalma bir kilise ve birbiriyle bağlantılı olan iki güzel restoran ve bir kafe var. Manzaraları güzel ve fiyatlar abartı değil. Ayrıca kilisenin arka tarafında hediyelik eşya satıcılarının olduğu bir bölge ve yerel yiyecekleri yiyebileceğiniz küçük ayaküstü restoranlar var.

IMG_9052.jpg IMG_9048.jpg

Teleferik veya füniküler ile tepeye çıkış-iniş tek yön 7700 COP. İlk bileti alırken çift yön alabiliyorsunuz, her ikisinin bileti de aynı ve istediğinizi kullanabiliyorsunuz. Sanki biz inerken fünikülerin çalışma saati bitmişti, sabah 11:30’da son iniş diye okuduk, sormayı unutmayın.

DSC06077.jpg DSC06039.jpg

Zona Rosa ve Park93: Bogota’nın kalburüstü kesiminin yaşadığı bu bölgeler Cuma-Cumartesi akşamları gece hayatının can damarları. Sabaha kadar eğlencenin, canlı müziğin devam ettiği yerlerde takılabilir veya şık restoranlarında yemek yiyip bölgeden ayrılabilirsiniz. Zona Rosa bölgesinde bulunan devasa alışveriş merkezlerinde alışverişe doyabilirsiniz. Mağaza fiyatları hakkında hiç bilgimiz yok, ilgi alanımız dışında kaldığından sadece alışveriş merkezlerin kafe bölümlerinde oturup kahvelerimizi yudumladık. Tabii ki Crepes&Waffles’a uğramadan edemedik... La Candelaria bölgesinde geçirdiğimiz 2 günün sonunda akşam üzeri bu bölgelere geldik ve tamamen farklı bir dünya ile karşılaştık. Sanki bir anda Eminönü meydanından Etiler’e gelmiştik. 2 günde göremediğimiz lüks arabaları ilk beş dakika içinde sayamayacağımız kadar çok gördük. Tabii ki nüfusun ne kadarı bu bolluk bereket içinde yaşıyor tartışılır. Tarihi bölge harici herhalde buradaki yaşantıyı da görmeden Bogota’dan ayrılmamak lazım…

DSC06413.jpgDSC06417.jpg

Torre Colpatria: Bogota’nın en yüksek binası. Cumartesi ve pazar günleri binanın en son katından panoramik manzarayı seyredebilirsiniz. Monserrata tepesine çıktıktan sonra zaman ayırma gereği duymadık. Ama zamanınız varsa neden olmasın. Ücreti 3000Cop.

Usaquen Flea Market: Pazar günleri Usaquen bölgesinde kuruluyor. Sadece bir pazar günümüz olunca zaman ayırma gereği duymadık.

Tuz Katedrali (Catedral de Sal): Bogota’nın 49 km kuzeyinde Zipaquira’ya bölgesinde bulunan katedrale turlar çok yüksek rakam verdiklerinden, toplu taşımacılıkla gitmek için zamanımız kalmadığından ve çok da katedral görmeye hevesli olmadığımızdan gitmedik. Daha sonra Cartagena’da tanıştığımız turla gelen Türk gurubun görülmesi gereken etkileyeci bir katedral olduğunu söylemeleri üzerine gitsemiydik diye düşünmeden edemedik. MB tours (ilk kaldığımız otel ayarlayacaktı) 10 saatlik Guatavita turu için kişi başı 171 dolar istedi. Turun içeriği; Otel - Guatavita - Laguna Sagrada-Sopo(cabana Alpina) -Zipaquira(katedral ziyareti) - Chia(Andres Carre de Res restoran) şeklindeydi.

Guatavita (Sacred Lake): Toplu taşımacılık yokmuş. Turla veya taksi ile gitmeniz gerekiyor.

Gittiğimiz restoran, kafe ve marketler : Restoranların çoğunda vergi harici (vergi %16) hesap üzerinden %10 bahşiş otomatik alınıyor. Menüde yazılı olan fiyatlar vergili fiyatlar oluyor. Bahşiş fişlerin altında “propina” diye geçiyor.

Exito: Market zinciri olarak Kolombiya’da bulunduğumuz bütün bölgelerde en yaygın olanıydı.

Juan Valdez Café: Kolombiya’nın en gözde kahve zincirlerinden biri ve Kolombiya’nın Starbucks’ı diyebiliriz. Kahve zincirleri ülke içinde yaygın, ABD’de Manhattan ve Seattle’da şansını denemiş ama Amerikalılar tarafından tutulmamış. Filtre kahvelerini deneyince nedenini anladık, kahveleri gereğinden fazla koyu yapıyorlar. Espresso’dan farkları yok. İlk gittiğimizde Kolombiya’nın meşhur kahvelerinden içeceğimiz için en büyük boylarından (Starbucks’ın orta boyuna denk geliyor) söyledik, acılığı karşısında içmekte zorlandık. Daha sonra latte denemeye karar verdik ve ancak normal kahve tadını yakalayabildik. Cappucino denedik ve beğenmedik. Fazla tatlı, karışık içeceklerle aramız olmadığı için diğer içeceklerini denemedik. Hafif atıştırmalık, börek, kek tarzı yiyecekleri var. Her türlü kendi amblemlerinin olduğu hediyelik eşya ve kıyafetleri de satıyorlar. Dönerken organik kahvelerinden aldık ve evde kendimiz yapınca daha çok beğendik. Fiyatlardan; Latte ve Capuccino orta boy 3700Cop, Americano büyük boy 3600Cop (ekstra süt 1300Cop), croissant queso 2600Cop, Palito queso (içi kaşar peynirli börek) 2400Cop.

Oma Café: Kolombiya’nın en yaygın olan diğer kahve zinciri. Burada da filtre kahve ve latte denedik ama sanki Juan Valdez’in daha güzeldi ve oradan içmeye devam ettik. Ayrıca şekerleme ve kahveli çikolataları, atıştırmalık yiyecekleri de var. Fiyatları Juan Valdez ile hemen hemen aynı.

Los Lenitos Restoran: Karışık ızgara et ve 2 biraya 22.000Cop ödedik. Izgara 17.000Cop. Çok beğenmedik ama İspanyolca bilmediğimiz için garsonla çok iyi anlaşamadık ve karışık söylerek basitçe olayı hallettik. Diğer masalara göz gezdirdiğimizde görüntüleri çok daha güzel ızgaralar vardı. Carrera 7 caddesinin kuzeyine doğru sağ tarafta kalıyor.

Crepes & Waffles: Kolombiya’nın restoran zincirlerinden olup gerçekten yiyeceklerine doyamadığımız ve gittiğimiz her yerde var mı diye aradığımız vazgeçilmez restoran oldu. Geleneksel Kolombiya restoranı olmasa da her damağa hitap eden yemek ve tatlıları ile kesinlikle denenmeli.Kolombiya ile ilgili bilgi toplarken http://acikbilet.travellerspoint.com blogunda burayı öven yazıyı okuyunca kesinlikle denemeliyiz diye düşünmüştük ve onlara verdikleri bilgiler için teşekkürler. Zamanla Güney Amerika’da birçok ülkede ve İspanya’da da şubeleri açılmış. Ama sadece Kolombiya ve Quita’da bulunan şubelerinde evini geçindirmek zorunda olan bayanlar çalışıyormuş. Fiyatları ise; krepleri 12.000-14.000Cop arası değişiyor. Balıklı olanların rakamları biraz daha pahalı 20.000Cop civarı. Tatlılar 6000-8000 Cop arası. Gazlı içecekler 3200Cop, yerli bira 4000Cop.
Zona Rosa ve La Candelaria bölgesindeki şubelerini denedik.

Bogota Beer Company (BBC): Özellikle gençlerin ve turistlerin gittiği bira restoranı. Biralarını denedik, 4 ceşit kendi ürettikleri biralar ile diğer bira ceşitleri de mevcut. 330ml. yerel bira 6300Cop, 550ml. 9600Cop. Zona Rosa ve La Candelaria bölgelerinde şubeleri var.

El Gato Cris: İlk akşam birer bira içip yorgunluğumuzu atmak için kaldığımız otelin tavsiyesi üzerine gittik. Yerel bira 6000Cop. Daha sonra Bogota ile ilgili notlarımıza bakınca şarap listelerinin ve canlı müziğinin iyi olduğunu not almış olduğumuzu gördük. Ama gittiğimiz akşam çalan müziğin çok da süper olduğunu söyleyemeceğiz, her şey göreceli… Menüsine de şöyle bir göz gezdirdik, rakamların biraz yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Adresi: Carrera 2 No:12-48 Bogota

Palos de Moguer Pub: Zona Rosa bölgesinde bulunan bar-restorana Cumartesi akşamı gittik. 3 bira ve mediterraen aperitif tabağına 42.000Cop ödedik. İçtiğimiz Colon biranın dört çesidi var bize göre en güzeli siyah (negra) olanıydı. Garsonlar İngilizce bilmiyordu ama kapıdaki güvenlik görevlisi biliyordu ve sipariş verirken yardımcı oldu.

Casa Santaclara Restoran: Biraz soluklanıp, sessizliğin tadını çıkardığımız kafenin restoran bölümü de güzel. Aç olmadığımızdan kafe bölümünü tercih ettik. Çaylarımızla birlikte sebzeli empanadalırından yedik. Eminiz yemekleri de empadanaları kadar güzeldir. Yeri; Monserrate tepesinde.

Fast Food zincirlerinden Burger King daha yaygın. Menüleri 10.900Cop, denemedik sadece elimize tutuşturulan broşürlerden rakamı biliyoruz. Kendi fast food zincirleri olan El Corral’ı da denemedik.

Biraları; Club Colombia en beğendiğimiz birası oldu.. Diğer biraları Aguadilla’yı ise beğenmedik.

Kaldığımız yerler hakkındaki düşüncelerimiz :

Charro de Quevedo Hotel: 5 normal ve bir dubleks suit olmak üzere toplamda altı odalı kahvaltı dahil bir butik otel. Gecesi iki kişi 62 dolara kaldık. Dubleks suit odaları; iki kişi için 90 dolar, 3 kişi için 100 dolar, 4 kişi için 110 dolar.

İyi tarafları: Konumu iyi, birçok yere yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. İlk gece alt kattaki odada kaldık ve daha sonra fiyat farkı almadan üstteki dubleks oda boşalınca oraya taşıdılar. Resepsiyondaki gece calışan arkadaşın İngilizcesi iyi ve her konuda yardımcı oluyor. Odalarında kasa var. Bulunduğu sokak çok tekin durmasa da güvenlik bakımından sorun yok.

Kötü tarafları: Oteli ayarlarken fotoğraflarına aldanmayın, otel birkaç yıllık ama hiç de öyle durmuyor. İlk giriş kattaki odası kötü özellikle tuvalet-banyosu sonradan yapılmış ve derme çatmaydı. Ara kattaki odalarının içini görmedik ama aynı fiyatı alt kata istemeleri fazla. Dubleks odası daha iyi ama tuvalet-banyo oda dışında, odalarda ısıtma sistemi yok. Kahvaltısı iyi değildi ama her sabah ayrı bir tropikal meyve suyunun olması güzeldi.

Masaya Interculturel Hostal: Özel odaları ve yatakhaneleri olan hosteli kesinlikle tavsiye ederiz. Banyolu özel odasında iki kişi sadece odaya 100.000 Cop ödedik.

İyi tarafları: Konumu iyi, birçok yere yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. Hostalde çok zaman geçirmedik ama genel olarak gezimiz boyunca kaldığımız en temiz yerdi. Barı, restoranı, bilgisayar bölümü, hamaklı dinlenme alanı, mutfakları gayet özenli, temizdi. Tur alternatifleri fazla ama fiyatları hakkında bilgi yoktu. Sabahları yoga sınıfları, haftada bir gün dil konuşma sınıfları var. Personal her konuda yardımcı oluyor. Saat akşam 10:00’dan sonra gürültüye izin verilmiyor. Parti hosteli tercih etmeyenler için ideal. Hostelin isim ve adresinin yazılı olduğu bileklikler vermeleri ise güzel bir düşünce.

Kötü tarafları: Geçirdiğimiz bir gecede bir sorun ile karşılaşmadık. Sadece kaldığımız oda küçüktü ama konforu ve temizliği karşısında gözümüze batmadı. Havaalanı servis ücretleri biraz yüksek, gidiş 30.000Cop, karşılama 40.000Cop. Ama lokal taksi de isterseniz ayarlıyorlar…

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Bogota Fotoğraflarımız

www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi

Tavsiyeler:

  • Geleneksel Kolombiya’yı yaşamak istiyorsanız kalmak için en ideal bölge La Candelaria olmalı.
  • Hava karardıktan sonra pazar günleri pek dışarılarda yalnız dolaşmayın. Tabii ki gittiğiniz dönem noel veya özel bir dönemse tehlike daha az olacaktır ama yine de etrafı takip etmekte fayda var.
  • Yol veya başka birşey sormak isterseniz genelde polislere veya onunla ilgili görevlilere sorun, İspanyolca bilmeseniz bile ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorlar.
  • Havası genelde bulutlu ve her daim yağacak gibi. Mevsimleri pek yaşamıyor, ısısı 5-20 derece arası değişiyor. Kaldığımız otellerde ısıtıcı yoktu, geceleri serin oluyor, o yüzden yanınızda kalın birşeyler olmasında fayda var.
  • Elektrik voltajı 110 Volttur ve fiş girişleri yuvarlak değil düzdür. Eğer buradayken kullanmak için Türkiye’den elektrikli bir alet getiriyorsanız bunları göz önünde bulundurmanızda fayda var.
  • Genel olarak kalınan yerlerde şampuan tarzı şeyler yok, almak için uğraşmak istemezseniz küçük boy yanınızda bulundurabilirsiniz.
  • Bol bol tropikal meyvelerden yiyin. Granadilla deneyebilirsiniz. Görünüşte malta eriğinin büyüğü gibi duran ama içi yeşil taneli tamamen farklı tatta bir meyve…

Posted by ayferonur 16:01 Archived in Colombia

Email this entryFacebookStumbleUpon

Table of contents

Be the first to comment on this entry.

Comments on this blog entry are now closed to non-Travellerspoint members. You can still leave a comment if you are a member of Travellerspoint.

Enter your Travellerspoint login details below

( What's this? )

If you aren't a member of Travellerspoint yet, you can join for free.

Join Travellerspoint