A Travellerspoint blog

Cancun

sunny 25 °C

Masmavi denizi, beyaz kumlu plajları, güneşi, eğlencesi, alış-veriş mağazaları ve özellikle herşey dahil tesisleri ile yılda 4 milyon turisti çeken Cancun gerçekten bu ilgiyi hakediyor. Kasım 2002 yılında “Liberty Tur” aracılığıyla gittiğimiz Cancun’da 4 gece 5 gün kaldık. Meksika vizemizi ABD’de New York’daki Meksika Konsolosluğu’ndan aldık ve işlemler iki saat bile sürmedi. Meksika, bizim gittiğimiz dönemde geçerli ABD vizeniz olsa bile Türk pasaportlulardan vize istiyordu; şimdi bu uygulama kalkmış ve geçerli ABD vizesi olanlardan artık 30 güne kadar kalışlarda vize istemiyor. Vize sırasında otel ve uçak rezervasyon bilgileri istendiği için mecburen bir turizm acentası ile yerimizi ayarlamak zorunda kalmıştık. Pakette; herşey dahil otel, uçak ve Cancun havaalanı-otel-havaalanı arası transfer dahildi. Ayrıca otelin düzenlediğii istediğimiz iki turu da seçebilecektik. İki kişi için 2200 dolar civarı ödemiştik diye hatırlıyoruz. Özellikle tatil dönemlerinde ABD’den Cancun’a uçak biletleri genelde yüksek oluyor seçtiğimiz acenta charter uçak ayarladığı için daha uyguna geldi.

Bütün yıl boyunca havası sıcaktır, özellikle Şubat-Mayıs ayı başları en kuru dönemidir. Mayıs-Aralık aylarında ise tropikal yağmurları ile her an karşılabilirsiniz. Ayrıca Ağustos-Kasım aylarının kasırga dönemi olduğunu ve Cancun’un da Karayiplerde kasırga bölgesinde kaldığını da unutmamak lazım. 1988 yılında en etkili kasırga “Gilbert” olmuş ve oteller yeniden inşa edilmek zorunda kalmış. Daha sonra da 2005 ve 2007 yılındaki kasırgalar etkili olmuş ama otel bölgesi 1988 yılındaki gibi etkilenmemiş. Şansımıza bir iki saatlik hafif yağmurlar harici sağanak yağmur ile karşılaşmadık.

Kaldığımız süre kısıtlı da olsa hem şehir merkezini gezmeye hem de Chichen Itza Antik Kenti görmeye fırsatımız oldu. Bir gece de kaldığımız otelin organize ettiği şehir merkezindeki eğlence yerlerinden birine gittik. İçtiğimiz tekilaların sayısını hatırlamıyoruz ama ertesi sabah katılacağımız tura maalesef geç kaldık. Böylece iki yerine tek tura katılabildik.

Kalınacak en ideal yer “Hotel Zone Cancun” diye geçen her kesime uyacak otel veya herşey dahil tesislerin olduğu otel bölgesidir. Oteller ile şehir merkezi arasında en ucuz ve kolay ulaşım aracı otobüslerdir. Taksi de bizim gittiğimiz zaman pahalı değildi. Genel olarak tehlikeli bir durum ile karşılaşmadık. Şehir merkezi ve otel bölgesi güvenli.

Gezilecek, görülecek yerler:

- Chichen Itza Antik Kenti:Chichen Itza (ya da okunuşuyla Çiçen İtza), Meksika'nın Yucatan Yarımadası'nda, Valladolid ve Mérida arasında yer alan, Kristof Kolomb öncesi dönemde kurulmuş bir Maya kentidir. Günümüzde Meksika’nın en çok ziyaret edilen ikinci arkeolojik sit alanıdır. 7 Temmuz 2007'de seçilen dünyanın yeni yedi harikasından biridir. Chichen-Itza’daki El Castillo (kale) adıyla tanınan Kukulkan (Kukuul Kaan) piramidinin yüksekliği 30 m'dir.
Biz otelin organize ettiği tura katıldık ve otobüs ile yaklaşık 2,5 saatlik yolculuktan sonra varmıştık. El Castillo piramidine çıkılabiliyordu ama yeni giden arkadaşlarımızdan artık çıkılmadığını öğrendik. 2006 yılında bir kişinin düşüp ölmesi sonucunda kapatılmış. Yolculuğumuz sırasında geçtiğimiz kasabalar gözümüze çok da tekin gelmedi. Giderken öğle yemeği için uğradımız otelin açık büfe menüsünden ise sinekler yüzünden bir şey yiyememiştik. Bira ve çikolata ikilisi kurtarıcımız olmuştu.

- Tulum Antik Kenti: Cancun’un 128 km güneyinde kalan Tulum, aynı anda hem Maya kalıntılarını göreceğiniz hem de dalış yapabileceğiniz tarihi bir yerdir. Maalesef biz bu turu kaçırdık.

- Xcaret Eğlence Parkı: Detaylı bilgi için web sayfası http://www.xcaret.com/ . Günübirlik turla gidilebilir.

- Cozumel Adası: Cancun’un 71 km güneyinde kalan Cozumel Meksika’daki en büyük adadır. Bu gezimizde gitmeye zamanımız olmadı ama daha sonra yaptığımız gemi gezisinde uğranılan limanlardandı ve çok güzel bir gün geçirdik. Detaylar Cozumel yazımızda….

Cancun’da alış-veriş için ideal yerler “La Isla Shopping Village” ve “Kukulcan Plaza” alış-veriş merkezleridir. Hediyelik eşya için ayrıca şehir merkezindeki dükkanlara bakılabilir.

Herşey dahil otelde kaldığımız için herhangi bir restoranı denemedik. Ama alternatif çok fazla.
Dady Rock Bar ve Club: Kaldığımız otelin düzenlediği organizasyon ile gitmiştik. Mekan güzel ve süper eğlenmiştik. Bizden sonra giden arkadaşlarımızdan şehir merkezindeki eğlence yerlerinin pahalanmış olduğunu duyduk.

Kaldığımız otel hakkındaki düşüncelerimiz:

Cancun Palace: Liberty turdaki personel evlilik yıldönümümüzün yakın bir tarihte olduğunu öğrenince bize özel deniz manzaralı bir oda ayarlamıştı. Odamıza girdiğimiz de ise meyve sepeti, şampanya ve harika bir Karayip deniz manzarası ile karşılaşmıştık. Otel ve personelinden genel olarak mennun kaldık. Yemeklerde özellikle deniz ürünleri güzeldi. Bir akşam yerel halk dansları gecesi düzenlediler ve çok zevkli geçti. Tekilanın her çeşidini ve tekila ile yapılan bütün kokteyleri deneme şansımız oldu.

Posted by ayferonur 20:53 Archived in Mexico Comments (0)

Hawaii

Maui

sunny 25 °C

Maui adasına 2005 yılının Mayıs ayında bir haftalığına gittik ve Ka’anapali plajında Hyatt Regancy otelinde kaldık. Ka’anapali plajının uzun ve güzel bir sahili var. Deniz açısından adadaki en iyi plajlardan birisi sayılabilir ve Maui adasının en az yağmur alan bölgelerinden biri. Otellerin kendilerine özel plajları yok, herkes istediği bölgeden denize girebiliyor. Oteller ve kumsal arasında kalan ve yaklaşık yarım saat süren bir yürüyüş yolu var. Bu yol kullanılarak alışveriş ve restoranların olduğu bölgeye rahatlıkla gidiliyor. Yolun tam ortasında mağazaların ve ağırlıkla fast-food tarzı yiyeceklerin olduğu bölge var, ayrıca yol boyunca daha şık restoranlar ve barlar var. Yolun bir başında Hyatt Regancy otel diğer başında ise Sheraton Otel var. Eğer deniz adamıyım diyorsanız kesinlikle Sheraton’da kalın deriz ama havuz tercihim deniz ile işim olmaz derseniz Hyatt Regancy’de kalmanızı tavsiye ederiz. Plajdaki bütün otellerin kalitesi yaklaşık aynı, o yüzden daha ekonomik bir otelde kalıp Sheraton otelin olduğu bölgeden denize girebilir ve snorkel yapabilirsiniz. Otellerin sadece havuzları yabancılara kapalı. Yol boyunca snorkel takımı kiralayan yerler var. Eğer kaldığım sürece snorkel yaparım derseniz snorkel takımları ucuz kiralamak yerine satın almanızı tavsiye ederiz.

Güneş, mayıs ayında olmamıza rağmen çok yakıcıydı, kesinlikle yüksek dereceli güneş koruyucuya gerek var.

Ulaşımımızı bir hafta araba kiralayarak çözümlediğimiz için bu konuda farklı bir öneride bulunamıyoruz. İster havalanından isterseniz kaldığınız otelden araba kiralayabilirsiniz. Otellerin çoğunun havalaanından veya havaalanına ücretli servisleri var.

Ka’anapali plajı, Lahaina şehrine yakın, alış veriş, hediyelik eşya ve yemek konusunda tercih edilebilir. Hediyelik eşya için en iyi mağaza ABC store.

Yemek yediğimiz restaronlar ile ilgili aklımızda kalanları sizlerle paylaşalım. Sıcakta biraz serinlemek isterseniz buzlu kokteylerden denemenizi tavsiye ederiz.

Hard Rock Cafe (Lahaina): Yemekler iyi değildi, kesinlikle tavsiye etmiyoruz. Serinleyip bira veya alkollü içecek için uğranabilinir. Ayrıca 2005’de aldığımız Hard Rock Cafe tişörtlerini hala giyiyoruz.

Bubba Gump Shrimp (Lahaina): Deniz kenarında, yemekleri gayet güzel, porsiyonlar doyurucu ve fiyatlar makul. Tavsiye ederiz.

Diğer yemek yediğimiz mekanları, üstünden 5 yıl geçip yazmaya çalışınca hatırlayamadık. Ama Lahaina‘daki deniz kenarındaki restoranlar genelde iyiydi, özellikle deniz ürünlerini tavsiye ederiz. Hyatt Regancy otelin restorantının yemekleri lezzetli ve fiyatlatı makuldu.

Maui’de yapılacak aktiviteleri de kendi yaptığımız ve bildiğimiz kadar anlatmaya çalışalım. Malum ada zaten yaşayan bir volkan dolayısı ile eğer ilginizi çekerse volkanik aktiviteler ile ilgili bir çok tur var. Deniz ile ilgili aktivitelerin ise hepsi mevcut. Sörf yapabileceğiz bir çok plaj var.

Haleakala : Haleakala en son 1790 yılında patlamış bir yanardağ. Yüksekliği yaklaşık 2969 metre ve bu yüksekliğe araba ile çıkabiliyorsunuz. Yanardağ kraterine yürüyüş yapılabiliyor. Güneş doğuşunun çok güzel olduğu söylendiği için biz de bir sabah erkenden kalkıp güneş doğmadan yukarı çıktık ancak şansımıza yağmurlu ve kapalı bir havada güneş doğduğu için çok etkileyici olmadı. Deniz seviyesinde hava sıcak olsa bile yaklaşık 3000 metrede sabah soğuk oluyor dolayısı ile sabah güneş doğuşu için gidiyorsanız üzerinize kalın giysiler almayı unutmayın. Bir çok kişide otellerinden getirdikleri battaniyeler vardı. Gündüzleri de normalden serin oluyor. Haleakala’da yapılacak en güzel aktivitelerden birisi de bisiklet ile dağ yolundan aşağıya inmek, araba ile gidiyorsanız dağın eteklerinde minibüs ve bisikletleri göreceksiniz. Sizi minibüslerle yukarı çıkartıyorlar ve grup halinde bisiklet ile iniş yapıyorsunuz.

Helikopter turu: Biz Maui ve Molokai turunu aldık. Yaklaşık bir saatlik bir turdu. Hayatımızda ilk kez helikoptere binmenin heyecanı ile beraber muhteşem bir geziydi. Özellikle Molokai adasında yaya olarak gidilmeye imkanı olmayan şelaler ve Molokai adasının yaklaşık 1000 metrelik denize sarp inen uçurumları nefes kesiciydi. Web sayfaları http://www.bluehawaiian.com/ güncel fiyatını buradan öğrenebilirsiniz. Turu videoya çekiyorlar ve isterseniz satın alabilirsiniz. Tur sonunda hediyelik eşya mağazalarından alış veriş yapabilirsiniz.

Hana Parkway: Hana yolu tüm adayı sahilden dolaşan bir yol. Bu yol sayesinde tüm adayı günü birlik dolaşabilirsiniz. Yol boyunca bir çok şelale, plaj ve gölet için durabiliyorsunuz. Bazı filmlerin çekildiği şelale ve plajları görebiliyorsunuz. Bu yolda nereleri gezebileceğinizi eminim ki Maui ile ilgili tatil kitaplarında bulabilirsiniz. Bir çok yere ulaşmak için yürümek gerekiyor. Şelale veya şelalelerin altında yüzeceğinizi düşünerek yedek mayo, yedek kıyafet almanızı tavsiye ederiz. Ayrıca ayağınızda kaymayan ve tabanı keskin taşlara dayanabilecek bir ayakkabı ile gitmenizi tavsiye ederiz. Yanlış hatırlamıyorsak benzin ile ilgili uyarılmıştık. Geziye çıkış yaptığınız yerden deponuzu doldurmayı unutmayın ve yolda benzinci görürseniz mutlaka deponuzu doldurarak yolunuza devam edin. Snorkel takımınızı mutlaka yanınızda götürmeyi unutmayın.

Biz ‘Maui Revealed’ adlı kitaptan faydalandık. Web sayfası: http://www.wizardpub.com/maui/maucontents.html

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Maui Fotoğraflarımız

Yazılarımızı yeni web sitemizden takip edebilirsiniz. Linki: ayferonurseyahatnamesi.com

Posted by ayferonur 14:26 Archived in USA Comments (0)

Porto Riko

San Juan

sunny 25 °C

San Juan'da 2004 yılında 3 ay kaldık ve hayatımızdaki ilk kasırga deneyimizi burada yaşadık. 15 Eylül 2004 günü Jeanne kasırgası Porto Riko üzerinden tropik fırtına ile birinci derece kasırga arası bir güç olarak geçti. Henüz güçsüz sayılan bu fırtınanın bıraktığı etkileri gördükten sonra daha büyük bir kasırganın neler yapabileceğini düşünmek bile istemedik. Kasırga sezonu Ağustos gibi başlayıp Kasım ayına kadar sürüyor. Bu süreçte Karayiplere tatil düşünenlerin hava durumunu yakından takip etmesini tavsiye ederiz.

Porto Riko, ABD yönetimine bağlı olduğundan Amerika vizesi gerekmektedir. Porto Riko'dan ayrılırken uçağa binmeden önce ABD vizenizi veya ABD’ye giriş ile ilgili dökümanlarınızı kontrol ediyorlar.

Porto Riko’nun başşehri San Juan. San Juan kale içi denilen bölge (eski San Juan), sahil bölgeleri ve iç kısıma doğru yayılıyor. Cruise gemisi ile geliyorsanız kale içinin yanındaki limana gemi yanaşıyor. Kale içindeki bölgede Morro kalesi ilk gezilecek yer olacaktır. Limandan kale ve kale içi bölgeler yürüyerek rahatlıkla gezilebilir. Şehrin zaten en canlı bölgesi kale içidir. Eğer kale içinden şehrin sahil kısımlarına gitmek isterseniz otobüs kullanabilirsiniz. Aklıma otobüs numarası gelmiyor ancak yakın olsun derseniz Condado bölgesine, biraz daha uzak olsun derseniz Isla Verde bölgesine gidebilirsiniz.

Limandan itibaren kuzey yönüne doğru olan ilk 2 – 3 sokakta güzel restoranlar bulabilirsiniz. Bu yazıyı 2010’da yazdığımız için fiyatları hatırlayamıyoruz ama rakamlar çok pahalı değildi.

Festival tarihlerini takip ederseniz, özellikle festival dönemindeki hafta sonu San Juan’a gelmenizi tavsiye ederiz. Festival döneminde San Juan kale içindeki neredeyse tüm sokaklar trafiğe kapatılıyor. Tüm restoranlar dışarıya masalarını atıyorlar, şehrin bir çok yerinde canlı müzik oluyor, küçüğünden büyüğüne herkes dans ediyor. İzlemesi bile ayrı keyifli ve inanılmaz güzellikte görüntüler ortaya çıkıyor.

Biz San Juan’daki ilk haftamızda Condado bölgesinde daha sonrada Isla Verde bölgesinde ev kiraladık. Bir hafta veya daha uzun süreli ev kiralamak otelden çok daha uygun oluyor. Evlerde güvenlik çok fazla, en az 2 – 3 ayrı kapıdan geçerek evinize ulaşıyorsunuz. Kaldığımız süre içerisinde güvenlikle ilgili hiç bir sorun yaşamadık.

Araba kiralamak isterseniz, havaalanından araba kiralama fiyatları şehir içindeki lokal kiralamacılara göre daha yüksekti. Ayrıca Porto Riko’da araba kullanırken Amerika’da değilde kendinizi İstanbul’da gibi hissedebilirsiniz. Kurallara pek uyan yoktu. (En azından 2004 yılında öyleydi.)

Elimizden geldiğince Porto Riko’da başka neler yapılabilir sorusuna yardımcı olmaya çalışacağız. Eğer hiç yağmur ormanını ziyaret etmediyseniz size tavsiyemiz El Yunque yağmur ormanlarına gitmeniz. Bol bol yürüyüş parkurları var, parkurlarda şelaleler, farklı hayvancıklar ile karşılaşacaksınız. Açık havada parkurlardan en yüksek yere çıkabilirseniz Porto Riko’dan Atlantik Okyanusuna doğru enfes bir manzara ile karşılaşabilirsiniz.

Eğer tüple dalmak, snorkel yapmak, ıssız bir adanın sahilinde dolaşmak isterseniz bir çok turizm firması özellikle kataramanlar ile tur düzenliyor. San Juan’da kaldığınız otelden sizi alıyor ve adanın doğusundaki Fajardo şehrinden kataraman ile açılıp Vieques ve Culebra adaları etrafına götürüyor. Havanın güzel olduğu dönemde kesinlikle tavsiye edebileceğimiz bir gezi olur.

Adanın güneyine inecek olursak Ponce şehri var. Ponce şehrinde Castillo Serralles görülecek yerlerin başında geliyor. Müthiş güzel bir malikane Ponce’ye yukarıdan bakıyor. Malikane bir rom içkisi üreticisinin evi ve şu anda müze olarak kullanılıyor. Cuzi bir rakam karşılığında evde tur alıyorsunuz. Rom üretim yerlerini, evi ve muhteşem bahçesini gezebiliyorsunuz. Evin arka tarafındaki kafeden rom veya kahvenizi alıp Ponce ve Karayip denizi manzarası eşliğinde yudumlayabilirsiniz. Ponce şehrinden çıkıp batı istikametinde sahilden devam ederseniz denizin hemen yanında bir çok balıkçı restoranı görebilirsiniz. Biz Pito’nun restoranında balık yedik. Beklentiniz Türkiye’de ki gibi olmasın. Biz o kadar beğenmedik, üstüne bal dökülmüş balık herhalde bir çoğunuza cazip gelmez.

Adanın batı tarafına doğru gelirsek sörfçüler için Rincon sahilleri tavsiyelerimiz arasına giriyor. Bu bölgedede bir çok sahilden deniz ve güneşlenmek için faydalanabilirsiniz. Biz tavsiye üzerine gittiğimiz bir kaç plajı çok beğenmedik ancak genel olarak plajlar fena değil.

Adanın kuzey bölgesine doğru Camuy mağaraları ve Arecibo teleskobu ziyaret edilebilir. Camuy mağaralarının dünyanın en büyük yeraltı mağara ve nehir sistemlerinden bir tanesi olduğunu öğrendik. Rehber eşliğinde mağaralara iniliyor. Arecibo teleskopu 3 tarafında varolan tepelerin arasına yapılmış ve dünyanın en büyük ve en hassas teleskopu (2004 yılı).

İlgisini çekenler için Bacardi fabrikası gezilecek yerler arasında sayılabilir. Fabrika içinde fotoğraf çekmek yasak ancak dışında çekebiliyorsunuz. Rehber eşliğinde tanıtım turu yapılıyor. Farklı Bacardi Rom’larından tadabileceğiniz bölümü gezdikten sonra fabrika satış mağazasından alış veriş yapma imkanınız var.

Starbucks’ların çoğunda Porto Riko kahveleri çekiliyor. Sade içildiği zaman damağınızda mükemmel bir lezzet bırakıyor, içtiğimiz en güzel kahve Condado’daki Starbucks’taydı....

https://www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi/

Posted by ayferonur 14:19 Archived in Puerto Rico Tagged living_abroad Comments (0)

(Entries 56 - 58 of 58) « Page .. 7 8 9 10 11 [12]