A Travellerspoint blog

September 2012

Cartagena

sunny 30 °C

Sabah erken kalkıp üstüne üstelik uçağımızın 2 saat gecikmeli kalkması ve bol çocuk ağlamalı, sarsıntılı 1,5 saatlik yorucu uçuştan sonra şiddetli yağmurun ardından sular altında kalmış Cartagena’ya vardık. LAN havayolları ile Bogota – Cartagena uçuşuna kişi başı 80dolar ödedik ve biletlerimizi LAN Havayollarının web sayfasından aldık.

Havaalanından taksiye binip şehre doğru sular altında kalmış yolda ilerlerken nereye geldik diye düşünmeye başladık. İstanbul’dan tabii ki bu tarz manzaralara alışkınız ama gezide olunca olumsuzluklarla başlamak hoş olmuyor. Yağmurlu, pis bir havada her şey gözünüze çirkin geliyor, hele bir de okuduğunuz güzel yazılardan sonra öyle bir beklenti ile geliyorsunuz ki hayal kırıklığı iki katı artıyor... Otele vardığımızda bir de berbat bir oda ile karşılaşınca hepten canımız sıkıldı. Tamam Kolombiya pahalı diye okuduk ama bu kadarı da fazla diyorsunuz 78 dolara (3 gece kaldığımız için %30 indirimli) camsız kümes gibi bir oda. Eh, başka da o gece için ellerinde oda yok ertesi gün ekstra para vermemiz halinde boşalacak olan suit odalarında kalabileceğimizi söylediler. Odada daha fazla takılmadan hemen sokaklara kendimizi atmak istedik. Sağ olsun resepsiyondaki bayanın yanlış tarifi sayesinde ters yöne gitmişiz hafif çiseleyen yağmur ile boş boş dolaşıp doğru yolu bulduk. Yağmurun dinmesi, güneşin kendini göstermesi, deniz manzarası ve sokakların canlanması ile olumsuz düşüncelerimiz biraz olsun değişmeye başladı. Hatta akşam üzeri şehre ısınmıştık bile....

Gezdikçe alıştığımız Cartagena gözümüze; sahilleri, ılık denizi, renkli binaları, eski tarihi şehri ile otantik etkileyici gelmeye başladı. Tropikal iklime sahip şehir gündüzleri çok sıcak ve rutubetli olsa da hava akşamları rahatsız edici olmuyor. Mayıs-Haziran ve Ekim-Kasım ayları en yağmurlu, Kasım-Şubat ayları ise en rüzgarlı dönemiymiş.

Rafael Nunez Havaalanı: Bogota’dan geldiğimiz havaalanında yurtiçi uçtuğumuzdan gümrüğe girmedik. Havaalanından çıkmadan önce taksi standı var ve gideceğiniz yeri söyleyerek kayıt yaptırıyorsunuz. Ne kadar ödeyeceğinizi gösteren iki parçalı bir kağıt veriyorlar. Dışarıya çıktığınızda sıradaki taksiye binip kağıdı veriyorsunuz ve üstündeki rakamı ödüyorsunuz. Bogota’ya göre daha iyi organize etmişler.
Ağustos 2012 Döviz Kuru : $1= 1800 COP (Colombian peso)

Ulaşım:

Havaalanı şehir içi için en kolay rahat ulaşım tabii ki taksi ve ucuz. Havaalanı – Getsamani bölgesi 9500Cop.
Şehir merkezinde zaten birçok yere yürüyerek ulaşıyorsunuz. Minibüs ise çok yaygın. Bocagrande plajı kişi başı tek yön 1500Cop. Tur teknelerinin kalktığı yerden ilerleyip yolun karşı tarafından “BOCAGRANDE” yazan minibüslere binerek plaja gidebilirsiniz. Dönüşte de hemen hemen bütün minibüsler CENTRO’dan geçiyor ama güzargahlarına göre süre uzayabiliyor. Zamanınız varsa binin şehri daha iyi tanıyorsunuz.

Santa Marta’ya otelin ayarladığı “MarSol” otobüs firması ile gittik. Sabah otelden alıp Santa Marta’daki kalacağınız yere bırakıyorlar. Kişi başı fiyatı 42.000Cop. Yola çıktıktan yaklaşık 1 saat sonra 15 dakika mola veriyor ve yolculuk 3,5 saat kadar sürüyor. Mola yerinde içecek ve atıştırmalık kraker, cips tarzı yiyecekler var. Otobüs firma bilgisi için yazılarını takip ettiğimiz Bekran Sarsılmaz’a teşekkürler... Santa Marta’ya gitmenin diğer bir yolu teminalden kalkan “Brasilia” isimli otobüs firmasıymış. “Denmetro car” yazan minibüsler ile 1 saat kadar şehir içinde dolaştıktan sonra terminale varılıyormuş ve Santa Marta otobüsünün 28.000Cop olduğunu okumuştuk.

Gezilecek, görülecek yerler:

Büyük bir lagünün etrafında kurulmuş olan şehir, geniş plajları ile Santa Marta ile beraber Kolombiya'nın önde gelen tatil merkezlerinden birisidir. Surlarla çevrili tarihi eski şehir merkezi ise; 1984 yılında UNESCO tarafından "Dünya Kültür Mirası" listesine alınmış. Cartagena’nın en eski bölgesi Getsemani’de bulunan “Plaza de la Trinidad” ve çevresidir.

Eski Şehir (Historic Old Town-Walled City): Müzeleri, kiliseleri, katedralleri, küçük kafe-restoranları, hediyelik eşya satıcıları, mağazaları ve nefes kesen gün batımı ile en önemli turistik bölgesidir. Çiçek dolu balkonlu renkli binaların olduğu, Arnavut taşlı dar sokaklarında özellikle gündüzleri güvenlik sorunu ile karşılaşmadan gönül rahatlığıyla yürüyerek dolaşın. Akşamları ise biraz daha dikkatli olmakta fayda var, hava karardıktan, işyerleri kapandıktan sonra her yer güvenli durmuyor. Saati 5.000Cop’tan bisiklet kiralayıp ya da romantik olsun derseniz özellikle akşam üzeri fayton ile de gezebilirsiniz.

IMG_9242.jpgIMG_9321.jpg

Ana girişi Plaza de Los Coches’teki saat kulesi (Puerta Del Reloj) olan tarihi şehir; Centro, San Diego, Getsemani ve La Mantuna bölgeleri ile çevrilidir. Saat kulesinin altından geçip birkaç adım ötedeki belediye binasının yanındaki Gümrük Meydanı’na (Plaza de la Aduana) geliyorsunuz. Akşamları kıvrak danslarıyla sokak dansçılarına denk gelebilirsiniz, bahşiş karşılığı bütün hünerlerini sergiliyorlar. Meydanda iki tane salsa kulubü var. Özellikle Plaza de los Cochaes ile Plaza de la Aduana arasında kalan “Donde Fidel Salsa Club” tavsiye edilmiş ama pek de özel bir şey göremedik.

IMG_9294.jpgIMG_9304.jpg

San Pedro Claver Meydanı’nda, Modern Sanat Müzesi (Museo de Arte Moderno) ve San Pedro Claver Katedrali’ni göreceksiniz. Sanat Müzesi’ni tavsiye ettiler ama zaman ayarlayamadığımız için gezmeye fırsatımız olmadı. Çarşamba günleri müze girişi ücretsiz. Deniz tarihi ile ilgileniyorsanız antik deniz araçlarının bulunduğu Deniz Müzesi (Museo Naval) ilginizi çekebilir.

IMG_9383.jpg

Plaza de Bolivar ise; aslında ortasında Simon Bolivar heykeli bulunan küçük bir park. Hükümet Sarayı’nın karşısında 16. yüzyıldan kalma Cartagena Katedralı ve Altın Müzesi (Museo del Oro) de bu meydanda bulunmaktadır. Bogota’daki altın müzesini gezdiğimiz için buradakini gezmedik; ama zamanınız var ve daha önce görmediniz ise girişinin ücretsiz olduğunu okuduğumuz bu müzeyi gezebilirsiniz.

Diğer önemli dini yapısı ise; Santo Domingo Meydanı’nda bulunan Santo Domingo Kilisesi’dir (Convento Santo Domingo). Meydandaki "Yatan Kadın"( Mujer Reclinada) heykeli, Kolombiyalı ünlü sanatçı Fernando Botero’nın hediyesidir. Meydan, özellikle akşamları Latin müziği eşliğinde kıvrak sokak dansçıları, müzisyenleri, meydana açılan restoranlar ile oldukça hareketli oluyor.

San Diego bölgesinde de restoranlar, hosteller bulabilirsiniz. Sur içinde inşa edilen en yeni kilise “Santa Toribio” bu bölgededir. Bir akşam bu bölgede Fernade de Madrid parkına bakan bir pizzacıda yemek yedik. Santa Clara ve Santa Catalina kaleleri arasında kalan “Las Bovedas” yapısı ise zamanında zindan olarak inşa edilmiş. Binanın tepesinden Karayip Denizi görülüyor.

Castillo San Felipe de Barajas: 1536 yılında inşaatına başlanan kale 1657 yılında genişletilmiş. Kaleden şehir manzarasına hakim olabilir ve içindeki tünellerde gezip, serinleyebilirsiniz. Tüneller tahliyeyi kolaylaştırmak için sistemli bir şekilde yeraltından bağlanmış ve yaklaşan düşmanın ayak seslerini duyacak şekilde inşa edilmiş. Hediyelik eşya satılan bir marketi var, su ve diğer atıştırmalık bir şeyler buradan temin edebilirsiniz. Yanınızda yukarıya çıkana kadar yetecek su bulundurursanız iyi olur. Sıcaktan dolayı kaleyi sabah saatlerinde veya akşam üzeri ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Bir iki saat kaleyi dolaşmak için fazlasıyla yeter. Giriş ücreti: 17.000Cop. Kalenin hikayelerini dinlemek isterseniz ücret karşılığı kulaklık alabilirsiniz. Kale 8:00-18:00 arası açık.

IMG_9166.jpgIMG_9237.jpg

Convento de La Popa: Şehrin en yüksek tepesi ve 17.yy’dan kalma Santa Cruz manastırı bulunuyor. San Felipe Kalesi’nin 2 km kuzeyinde kalan tepeye, yürüyerek gitmeyi gasp olaylarından dolayı turistlere tavsiye etmiyorlar. Taksilerin ise çift yön için 50.000Cop’a kadar istediklerini okumuştuk. İnişte taksi bulmak zor olduğu için gittiğiniz taksi ile anlaşıp bekletmek gerekiyormuş. Manastır için değmez diye düşündük, zamanınız varsa şehir manzarası ve gün batımında güzel fotoğraflar çekmek için çıkılabilir.

Bocagrande ve El Laguito Plajları: Adalara gitmeyecekseniz en yakındaki tatil beldeleri ve en güzel plajları. Gittiğimiz dönemde, iyi otellerin rakamlarının yüksekliğinden bahsetmeye gerek yok, ne de olsa Kolombiya’dasınız pahalı olacak… Ama her kesime hitap eden otel ve pansiyonlar mevcut, kalitelerini bilemiyoruz. Şehir merkezinden plajlar minibüs ile 10 dakika uzaklıkta ve 1500Cop. İki günümüzü Bocagrande sahilinde geçirdik. Uzun bir sahil şeridini yürüme şansınız var. Bocagrande’de zaten her yer yürüme mesafesinde, otantikliğini kaybetmiş bina yığınlarından oluşan bizdeki gibi tipik şehirleşmiş tatil beldelerinden. Plajda ise her şey düşünülmüş, günlük kiralayabileceğiniz sandalyeli ve üstü kapalı güneşten koruyan kabanalar var. 10.000-15.000Cop arası kiralayabiliyorsunuz, kalış sürenize göre pazarlık yapabilirsiniz. Şezlong isterseniz rakam biraz daha artıyor. Yanımızda değerli fazla bir şey olmasa da eşyaları ortada bırakıp denize girmeye başta çekindik ama baktık ki kabana kiralayanlar rahat, el çantalarını bile ortada bırakmışlar biz de rahat rahat denize girdik. Karayip denizinin masmaviliği yok, ama su acayip ılık ve hafiften esen rüzgarla birlikte sıcaklığı hissetmiyorsunuz, tabii ki sudan çıkasınız gelmiyor ve farkına varmadan akşama ıstakoz gibi oluyorsunuz… Deniz motorlarına dikkat edin, müşteri bulmak için sürekli yüzenlerin arasına dalıyorlar. Plajda bol bol satıcılar dolaşıyor, ne isterseniz var: yiyecek-içecek, güneş gözlüğü, şapka, hediyelik eşya vs… En favori iş ise; masaj , daha plajda yerleşir yerleşmez bir veya iki bayan yanınıza bitiyor ve yanında ne olduğu belli olmayan plastik şişelerin içindeki yağlarla masaj yapmak istiyorlar. Bazıları fazla ısrarcı olsa da istemezseniz rahat bırakıyorlar. Kabanayı kiraladığınız arkadaş yiyecek-içecek isterseniz ilgileniyor, kendisine söylemeniz yeterli. Bocagrande ve El Laguito arasında bazı bölgelerden balıkçılar ağlarını atıp balık tutuyor ve bir kısmı hemen oradaki küçük restoranlarda yapılıyor. Bir gün önce onları izlediğimizden sahilde yapılan taze balıklardan denedik. Yanımızdaki kabanadakilere de balık geldiğini görünce aynısından sipariş verdik. Yağda kızartılmış balık, balık çorbası, pilav menüsü 18.000Cop, Aguila bira 4000Cop. Balık çok lezzetliydi, birasını beğenmedik.

DSC06199.jpg

Islas Del Rosario: Karayip denizi ile kucaklaşmak istiyorsanız ada turuna katılabilirsiniz; hatta zamanınız varsa geceyi adaların birinde geçirebilirsiniz. Fikir kulağa hoş geliyor değil mi ama okuduğumuz onca bilgi fazlalığı, iskeleye gittiğimizde anlaşmakta zorlandığımız turlar karşısında; günübirlik değmeyeceğine karar verip gitmediğimiz adaları yolumuz düşerse bir daha ki sefere bıraktık. Otellerin de düzenlediği turlar var ama rakamları yüksek, o kadar çeşitli fiyatlarda ve içerikte turlar var ki hangisini tercih edeceğinizi bilemiyorsunuz… Tekne ve öğle yemeği dahil 35.000Cop’tan başlayıp rakam 165.000Cop’a kadar çıkabiliyor. 7 dolar liman parası ve akvaryumu gezmek isterseniz ekstra. Şnorkel kirasının ise 35.000Cop olduğunu okumuştuk ve satın almayı tavsiye etmişlerdi. Karar sizin…

City Sightseeing: Web sayfası; www.cscolombia.co . 24 saat geçerli bileti 45.000Cop’a, Saat Kulesi’nden içeri girmeden sola dönüp tur teknelerinin kalktığı yerden bileti alabilirsiniz. Maalesef otobüs içinde bilet satışı yok. İlk durak teknelerin kalktığı yerin 50 metre kadar şehir tarafındaki “Muelle de La Bodeguita” ve ilk sefer sabah 9:00’da başlıyor, otobüslerin hareket aralığı 1,5 saat. 12 durak var ve istediğiniz kadar indi bindi yapabiliyorsunuz. Turizm ofisleri maalesef Kolombiya’da yetersiz kalıyor ve yanlış bilgi verebiliyorlar. Plaza de la Aduana’daki turizm ofisine gezi otobüs biletini nereden alabileceğimizi sorduğumuzda otobüslerin içinde satıldığına dair yanlış bilgi verdiler. Durakta güneşin altında gereksiz yere 20 dakika bekledik ve biletimiz olmadığı için otobüse alınmadık. Otobüsteki görevli bileti nereden alabileceğimizi söyledi ama bilet almamızı beklemeden hemen hareket etti. Bir sonra ki otobüs için 1,5 saat beklemek yerine sahilde vakit geçirmeye karar verdik. Zaten gezdikleri bölgelerin çoğunu yürüyerek veya minibüs ile dolaşıyorsunuz…

Totuma Volkanı (Volcan de Lodo El Totumo): Cartagena’dan yaklaşık 50km uzaklıktaki küçük volkanın kraterlerinde çamur banyosu yapıp, bahşiş karşılığı masaj yaptırılabiliyormuş. Daha sonra gölde orada çalışanlar tarafından yine bahşiş karşılığı yıkanılıyormuş. Otel ve hostellerin çoğu bu turu 25.000-35.000Cop karşılığı düzenliyor. Masaj ve banyo konusunda biraz ısrarcı olunduğunu ve tanıştığımız turla gelen Türklerin de fazlaca turistik bulmaları ve zaten baştan çok da ilgimizi çekmediğinden gitme gereği duymadık. Ama belki ilgilenen olur diye tur hakkında biraz bilgi vermek istedik.

Chiva Turu: Chiva, Kolombiya’ya özgü, sarı-mavi-kırmızı bayraklarının renklerinde süslenmiş, geleneksel müziklerin dinlendiği, yerel içeceklerin içilebildiği seyir halinde parti havası veren bir kamyondur. Kaldığınız otel veya hostellerde genelde biletleri satılıyor. Gündüz olan turunda; Cartagena’nın sokaklarında gezdirip Castillo San Felipe de Barajas ve Convento de La Popa’ya da giriş dahil oluyormuş. Akşam ise; eğlenceyi sevenler için rumba chiva turu tavsiye ediliyor. Bu otobüsler ile Cartagena’nın soklarında 3-4 saat dolaştıktan sonra bir kulübün önünde particileri indiriyor.

IMG_9274.jpg

Gittiğimiz restoran, kafe ve marketler :

Restoranların çoğunda vergi harici (vergi %16) hesap üzerinden %10 bahşiş otomatik alınıyor. Menüde yazılı olan
fiyatlar vergili fiyatlar oluyor. Bahşiş fişlerin altında “propina” diye geçiyor.

Exito: Market zinciri olarak Kolombiya’da bulunduğumuz bütün bölgelerde en yaygın olanıydı. Bocagrande bölgesindekine gittik ve yiyecek-içecekle birlikte güneş kremi dahil bütün ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.

Juan Valdez Café: Kolombiya’nın en gözde kahve zincirlerinden biri ve Kolombiya’nın Starbucks’ı diyebiliriz. Bogota yazımızda daha geniş bilgi var. Fiyatlardan; Latte ve Capuccino orta boy 3700Cop, Americano büyük boy 3600Cop (ekstra süt 1300Cop), croissant queso 2600Cop, Palito queso (içi kaşar peynirli börek) 2400Cop.

Crepes & Waffles: Kolombiya’nın restoran zincirlerinden olup gerçekten yiyeceklerine doyamadığımız ve gittiğimiz her yerde var mı diye aradığımız vazgeçilmez restoran oldu. Geleneksel Kolombiya restoranı olmasa da her damağa hitap eden yemek ve tatlıları ile kesinlikle denenmeli. Kolombiya ile ilgili bilgi toplarken http://acikbilet.travellerspoint.com blogunda burayı öven yazıyı okuyunca kesinlikle denemeliyiz diye düşünmüştük ve onlara verdikleri bilgiler için teşekkürler. Zamanla Güney Amerika’da birçok ülkede ve İspanya’da da şubeleri açılmış. Ama sadece Kolombiya ve Quita’da bulunan şubelerinde evini geçindirmek zorunda olan bayanlar çalışıyormuş.
Tarihi eski şehrin içinde bulunan restorana Bogota’dan sonra burada da birkaç kere gittik. Hindistan cevizli limonataları mükemmeldi tavsiye ederiz. İki limonata, 1 karidesli krep ve 1 pita siciallina 45.000Cop ödedik. Fiyatlardan; Krepleri 12.000-14.000Cop arası değişiyor.Balıklı olanların rakamları biraz daha pahalı 20.000Cop civarı. Tatlılar 6000-8000Cop arası. Gazlı içecekler 3200Cop, yerli bira 4000Cop.

Café Del Mar: Surların arasında bulunan bar, akşam üzeri 5’den sonra gün batımı için ideal mekan. Kokteyleri güzel, fiyatları 16.000-20.000Cop arası değişiyor. 1 Mojito ve 1 Caipirinha 36.000Cop ödedik. Adresi: Baluarte de Santo Domingo, El Centro
Hard Rock Café: Surların içindeki restorana ilk gün yer aramamak için gittik. ABD’deki tadı tabii ki bulamadık ama yine de fena değildi. 1 nachos, 1 fajitas, 3 Club Colombia bira ve bahşiş dahil 80.000Cop hesap ödedik. Yemek fiyatları ABD ile hemen hemen aynı ama bira daha ucuzdu… Giyim, aksesuar bölümü ise neredeyse iki katı pahalıydı. Adresi; Cra.7 No.32 10 Plaza de la Aduana Old City, Cartagena

IMG_9342.jpgIMG_9340.jpg

Pizza En El Parque: Badillo caddesi üzerinde bulunan pizza restoranı hem pizza hem de servis olarak iyiydi. Özellikle iki masası olan balkon bölümü keyifli. Fiyatlardan; Orta boy vejeteryen pizza 16.000Cop, club colombia bira 4000Cop. Dil konusunda tabii ki sorun yaşadık ama garsonları çok güler yüzlüydü ve bira siparişi verdiğimizde yaşadığımız anlaşmazlık gecenin eğlencesi oldu. Garson bize biraya buz isteyip istememediğimizi sormuş biz de buzluktan çıkmış bardağa koyup getireceğini düşünürek olumlu cevap verdik. Bardak içindeki buzları görünce neye uğradığımızı şaşırdık, neyse ki birayı boşaltmamıştı...

Kaldığımız otel hakkındaki düşüncelerimiz :

Casa Sweety: Web sayfasındaki video ile maalesef ilgisi olmayan, ödediğiniz rakam ile kalite arasında büyük fark bulunan bu butik oteli zorda kalmadıkça tavsiye etmeyiz. Eski şehrin içinde suit odalarının rakamına kalabileceğiniz alternatifler var. İlk gece; ilk kattaki standart, klimalı, sıcak sulu odalarında iki kişi oda kahvaltı dahil gecesi 78 dolara kaldık. Daha sonra üst kattaki suit odalarında gecesi 210.000Cop’a kaldık. Sırt çantalılar için olan yatakhaneleri aynı binada değil, sadece ortak alanı kullanabiliyorlar ve kahvaltı için geliyorlardı. Ödediğimiz rakamlar normal sezon ve 3 gece kaldığımız için %30 indirimli halleri, 4 gece üzeri kalışlarda %40 indirim vardı, yüksek sezonda fiyatlar çok daha pahalı. Web sayfası; http://www.casasweety.com/

İyi tarafları: Açıkcası övecek çok olumlu tarafı yoktu. Santa Marta için otobüs turunu ayarladılar. Tur otelden alıp Santa Marta’daki hostelimize bıraktı. Zaten birçok otel bu turu ayarlıyor. Rakamsal olarak şehir içine göre daha uygunsa kesinllikle suit odalarında kalın deriz. Suit odaları temiz, kliması iyi çalışıyor, odası geniş, çift kişilik tek yatakla bir de kanepe var. Kahvaltısı fena değildi, her sabah ayrı bir yiyecek vardı. Tropikal meyveleri ve meyve suları harika.

Kötü tarafları: Girişteki standart odaları çok küçük, penceresi yok, her taraf kirli örümcek ağı dolu. Ahşap eski eşyalar, yastıklar sapsarı olmuş. Sivrisinekler odada cirit atıyor, ortak alanda da fena değillerdi. Klima eski tip acayip gürültülü çalışıyor. Gece sesten uyuyamadığımız için kapatmak zorunda kaldık ama bu sefer de odada nefes almak zorlaşıyor. Gece dışarının bütün gürültüsü içeride. Otelde kalanlar sabaha karşı geldiler ve kapıyı çalıp gece nöbetçisini uyandırmak için uğraştılar ama onun yerine biz uyandık…
Ayrılırken otelin anket formuna bütün görüşlerimizi yazdık hatta ilk kaldığımız oda için tavsiyelerde bile bulunduk ama ne kadar dikkate alırlar bilemeyiz…

Güvenlik bakımından bir sorun ile karşılaşmadık ama otele gelene kadar geçilen yollar geceleri çok da hoş durmuyor.
Otelin odalarının kapısında asılı uyarı yazısı ise bizi düşündürdü ve üzdü. Ne mi yazılıydı; “küçük çocuklarla seks yapmanın suç olduğu ve odaya getirilmemesi”….

Alternatif Otel: Centro’da bulunan, Hotel Don Pedro de Heredia Bed and Breakfast. Web sayfası; www.hoteldonpedrodeheredıasa.com . Konumu çok daha merkezi, kaldığımız otelin rakamları ile hemen hemen aynıydı. Otel hakkında bilgi alırken tanıştığımız turla gelen Türk grubu burada kalıyordu ve tek şikayetleri rutubet kokusu oldu. Eğer yerinizi önceden ayarlamadıysanız alternatif çok fazla.

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Cartagena Fotoğraflarımız

Tavsiyeler:

  • Kesinlikle yanınızda sivrisinek kovucusu ve böcek sokmalarından sonra sürmek üzere kremlerden bulundurun.
  • Güneş çok etkili, dolaşırken bile açıkta kalan alanlarınıza güneş koruyucusu sürün veya dikkatli olun.
  • Plaj düşünüyorsanız yanınızda mayo ve deniz havlunuzu getirmeyi unutmayın.
  • Bol bol tropikal meyvelerden yiyin. Granadilla deneyebilirsiniz. Görünüşte malta eriğinin büyüğü gibi duran ama sert kabuklu, içi yeşil taneli tamamen farklı tatta bir meyve…
  • Alkol ile aranız iyi ise; Rom favori içeceklerden o yüzden “mojito” ve daha çok Brezilya’ya özgü olan “caipirinha” deneyin deriz…
  • Pasaportunuz olmadan döviz bozduramıyorsunuz ve parmak izinizi alıyorlar aklınızda bulunsun… Sadece pasaportun fotokopisi de belki yeterli olabilir ama sormadık. En yüksek kuru Cartagena’da veriyorlar.
  • Kaldığınız yerlerde sıcak su olsun diye ısrarcı olmayın; havanın sıcak ve normal suyun ılık akması fazlasıyla yeterli olacaktır. Sıcak havadan dolayı zaten soğuk su ile serinleme ihtiyacı duyuyorsunuz.

www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi

Posted by ayferonur 15:50 Archived in Colombia Comments (0)

Bogota

overcast 18 °C

11 günlük Kolombiya gezimize Bogota’dan başlayıp ve son gecemizi de burada geçirerek bitirdik. Atlanta’dan 4,5 saatlik Delta havayolları ile yaptığımız uçak yolculuğundan sonra indiğimiz El Dorada havaalanı düzenli ve gümrükten çıkış kolay. Kolombiya, Türk pasaportuna turist vizesi istemediği için gümrük memuru ne kadar kalacağımızı ve kalacağımız adresi sorup 90 günlük kalış izin damgasını pasaportlarımıza vurdu. Uçakta iki ayrı form veriyorlar biri gümrük beyan belgesi diğeri ise ne amaçla doldurduğumuzu bilmediğimiz pasaport numarasını falan soran bir form. Bunlardan gümrük beyan formu bavullarınızı aldıktan sonra gümrük polisi tarafından alınıyor, diğer formu ise hiç bir yerde sormadılar. Kapıdan çıkmadan önce hemen sol tarafta döviz bürosu var, sağ tarafta ise turizm ofisi var. Hemen birkaç broşür ve harita aldık. Yanımızda büyük bavul getirmediğimiz için bavul sırasında beklemedik ve hızla çıkış kapısına yöneldik. Akşam uçağımız 9:30 gibi indiği ve Kolombiya hakkında okuduklarımızdan sonra ilk günümüzde kendimizi tehlikeye atmamak için otelden karşılama servisi istemiştik. Kapıdan çıkar çıkmaz isimlerimizin yazılı pankartı taşıyan arkadaş ile gözgöze geldik. Biz İspanyolca o da İngilizce bilmediği için fazla konuşmadan etrafı izleyerek kalacağımız otele vardık. Yol boyunca trafik fena değildi, hatta otelin olduğu La Candelaria bölgesine yaklaştıkça hareketlilik iyice arttı. Şöförümüz üniversitelerin çıkış saatine denk geldiğimizi anlatmaya çalıştı, zaten etrafta kitaplı-defterli gençleri gördükçe anlıyorsunuz.

Ağustos 2012 Döviz Kuru : $1= 1800 COP (Colombian peso)
Yerine göre 1700-1800 arası değişiyor. Havaalanında 1720 Cop’tan bozdurduk.

DSC06068.jpgDSC06010.jpg

El Dorada Havaalanı: Yurtdışı ve yurtiçi uçuşlarımızı yaptığımız havaalanı oldukça yoğun ama düzenli. Yurtdışı uçuşlarda uçuştan 3 saat önce yurtiçi uçuşlarda ise uçuştan 2 saat önce havaalanında olmanız tavsiye ediliyor. Ülkeden ayrılırken yabancıların ödediği yurtdışı çıkış vergisini soruyorlar, genelllikle uçak biletine dahil oluyor. Ama yine de bankolara gidip ödendiğine dair belge almanız isteniyor ve check-in sırasında kontrol ediyorlar. Güvenlikten geçtikten sonra içeride Duty free, kafeler, restoranlar ve hediyelik eşya satan yerler var. Tabii ki kahve ve hediyelik eşya fiyatları şehir içine göre biraz daha pahalı. Gümrük çıkışı yoğun ama hızlılar. ABD’ye gidecek yolcular için uçak öncesi ayrıca kontrol var. Havaalanında ücretsiz Wİ-Fİ var. Yeni uluslararası terminal inşaatı devam ediyordu.

İlk dikkatimizi çekenler : Yaklaşık 8 milyon nüfusu ile Kolombiya’nın en büyük şehri ve başkenti olan Bogota’da da bütün büyük şehirler gibi hızlı bir yaşam hakim. Sabah çok erken saatlerde hayat başlıyor ve sabah 5:45’de havaalanına giderken otobüslerin doluluğu karşısında şaşırmamak elde değildi. Ne zaman insanlar kalkmışlar ve yollara düşmüşler… Trafik akşam saatlerinde ve sabah erken saatlerden itibaren yoğun. Güvenlik sorununu çözmeye çalışıyorlar ve sokaklarda çok fazla polis, asker görüyorsunuz. Özellikle turistik bölgelerinde ayrıca motosikletli polisler var. Genç nüfus fazla özellikle La Candelaria bölgesi üniversitelerin olduğu bölge olduğu için öğrenci gençler bu bölgede toplanmış. Haftaiçi akşamları ve Cumartesi günleri de üniversitelerde eğitim olduğu için akşam saat 10’a kadar bu bölge hareketli. Cumartesi akşamları ise geç saatlere kadar hareketlilik devam ediyor. Ama maalesef pazar akşamları o canlılık bir anda yok oluyor ve sokaklar evsizlere kalıyor. Birçok yerde kendinizi polisler olsa da çok güvende hissetmiyorsunuz.

Sokak köpeklerinin fazlalığı dikkatimizi çekti ama Türkiye’den gelmiş olsaydık fazla da dikkat etmezdik galiba.. Zararsız olduklarını belirtmekte fayda var.

Bira neredeyse sudan ucuz…

Sadece Bogota değil genel olarak Kolombiya’da gezdiğimiz bölgelerdeki butik otel ve hostallerin sahipleri genelde yabancılardı. Kolombiyalılar ise yanlarında çalışıyor. Bogota’da kaldığımız ilk otelin sahibi İtalyan, ikinci kaldığımız hostalin sahibi Fransız, Santa Marta’da kaldığımız hostalin sahipleri Amerikalı’ydı.

Havası Londra gibi kapalı, puslu her daim yağacak gibi…

2625 metre deniz seviyesinden yükseklikte bulunan Bogota ilk durağınız ise yükseklikten kaynaklanan ufak tefek başağrısı gibi rahatsızlıklarla karşılaşabilirsiniz. Özellikle Monserrate tepesine çıktığınızda daha yüksekte olduğunuzdan daha fazla hissediyorsunuz ama öyle çok etkilemiyor gözünüz korkmasın.

Ulaşım : Taksi ve metrobüs (transmilenio) ile en kolay ulaşımı sağlayabilirsiniz.

Taksi: İlk gün Havaalanı-otel arası otelin ayarladığı servise 36.000COP (20 dolar) ödedik. Otoparkta beklediği için alış servisleri daha pahalı. Cartagena’ya giderken sabah çok erken saat olduğu için yine otelin bırakma servisini aldık, 25.000COP (14 dolar). Diğer kaldığımız hostalin havaalanı servislerinin daha yüksek olduğunu görünce taksi ile gitmeye karar verdik. Gelişte havaalanının çıkışında taksi durağı var oradan gideceğiniz yeri söylüyorsunuz ve kayıt yapıyorlar. Şöföre vermeniz için iki parçalı gideceğiniz yeri gösteren bir döküm veriyorlar. Üzerinde rakam yazmıyor, görevliye sorduğumuzda 22.000Cop’un üzerinde ödememezi söyledi. Sabah erken saatlerde, akşam saatlerinde, tatillerde, Pazar günleri ve havaalanından rakamlar biraz daha yüksek oluyor. Taksimetre açılışı 25Cop ve 1500Cop ekstra alıyorlar. Taksiye binmeden önce ne kadar tutacağını yine sorduk ve 20.000Cop ödeyeceğimizi yazarak anlaştık. Taksilerde taksimetre var hemen açıyorlar, otele geldiğimizde yazan rakam 22.000Cop’tu ve şöför 20.000Cop istedi. Bizi kazıklamadığını düşüdüğümüz için taksimetre rakamını ödedik. Dönüşte ise trafik olduğu için şöför biraz daha dolandırdı ve 25.000Cop ödedik. Hostalden ayrılmadan önce resepsiyondaki arkadaş taksiyi ayarladı ve pazarlığı yaptı. İşin içine taksimetre girince bizdeki şöförler gibi dolaştırmayı seviyorlar, trafik var deyip farklı yollara giriyorlar, o yüzden sabit vereceğiniz rakamı bilmenizde fayda var. Taksilerin içinde ücret çizelgesi var ama biz bir şey anlamadık.

Transmilenio: Metrobüs ağları oldukça geniş. Hatlar; harf ve rakamların bileşiminden oluşuyor. Durakların içinde haritaları var ve gideceğiniz yeri bularak hangi numaralı metrobüsün gittiğini, aktarma yapmanız gerekiyorsa hepsini rahatlıkla görebilirsiniz. Örneğin; J numaralı hatta birkaç ayrı rakamlı sefer görürsünüz, bu otobüslerin hangi duraklarda durduğu durağın içindeki tabelada yazılıdır. Örnek: güzergahları aynı olsa da J1 tüm duraklarda dururken J23 her durakta durmamaktadır ve böylece daha hızlı ulaşım sağlanabilmektedir. Girişteki memurlara sormanız halinde onlar da yardımcı oluyor. Dil bilmeden gideceğimiz yeri haritada göstererek anlaştık. Onlar da hangi numaralı hattı almamız ve hangi durakta inmemiz gerektiğini yazdılar. Tabii ki bu sırada etraftaki insanların fazla dikkatini çekmemek de lazım, özellikle akşamları.

DSC06111.jpgDSC06015.jpg

Metrobüs fiyatları; mesai saatlerinde 1700Cop, mesai saati haricinde 1400Cop.

Bazı hatlar sabah 5:00’de çalısmaya başlıyor. Pazar ve resmi tatil günleri çalışma saatleri hatlara göre değişiyor. Genelde haftaiçi akşam 11:00’e kadar, pazar ve resmi tatillerde ise akşam 10:00’a kadar çalışıyor. Binmeden önce kulladığınız hattın çalışma saatlerine dikkat etmenizi tavsiye ederiz.

Gezilecek, görülecek yerler: Bize göre; Bogota şehir olarak turistik açıdan çok fazla zaman ayrılacak bir yer değil. Tam bir gün veya iki gün şehir hakkında bilgi edinmeye ve gezilmesi gereken yerleri görmeye yeterli. Ama günübirlik turlara katılarak çevre bölgeleri de gezmeyi planlarsanız süreyi uzatabilirsiniz.

La Candelaria Bölgesi: İspanyol koloniyal dönem mimarisine özgü renkli binaları, müzeleri, ünivesiteleri ve kütüphaneleri ile turistlerin vazgeçilmez bölgesi. Bolivar Meydanı’nda önemli dini, askeri ve yönetimsel binalar yer alıyor. Meydandaki güvercinler ise insanların eğlencesi olmuş.

IMG_8929.jpg IMG_8957.jpg

Carrera 7 caddesi ise Cuma günleri akşam 5:00-10:00 arası trafiğe kapatılıyor. Caddenin çok eğlenceli olduğunu okumuştuk ve onun için özellikle Cuma günümüzü Bogota’da geçirdik ama özel bir şey göremedik. Yiyecek ve eşya satıcıları dışında bizim şansımıza eğlence yoktu… Pazar günleri yine bisikletçiler için bazı yollar trafiğe kapatılıyor. Zaten bisiklet turları çok yaygın. Oteller ve hosteller bu bölgede toplanmış ama genel olarak görünümleri çok iyi değil, fiyatlar Güney Amerika standartlarına göre yüksek. Ödediğiniz rakam ile aldığınız hizmet birbirini karşılamıyor. Gezmenizi tavsiye edeceğimiz iki önemli müzesi; Botero ve Altın Müzesi’de bu bölgede bulunmaktadır.

IMG_9013.jpgIMG_9010.jpg

Altın Müzesi (Museo del Oro): Dünyanın en geniş altın koleksiyonunun bulunduğu bu müzeyi gezmeden olmaz. Müzenin bir odası karanlık, ortasında camla kaplı bir kuyu var gibi duruyor ve ne olduğunu başta anlamıyorsunuz. Görevli içeride kalmamızı söylerek kapıları kapattı ve bir an karanlıkta kalıyorsunuz, daha sonra seslerle birlikte ışık hareketlenmeye başlıyor ve duvarlarda cam bölmelerin içinde asılı duran altın şekilleri görüyorsunuz, kuyunun içindeki altınlar ise ayrıca parlamaya başlıyor. Birkaç dakikalık yerel müzik eşliğindeki gösteri ilginçti. Sadece kalabalık olduğunda mı gösteriyi yapıyorlar bilmiyoruz, sormakta fayda var… Müzenin alt katında kafeteryası var. Müze giriş ücreti: 3000Cop, farklı dillerde anlatım yapan kulaklık isterseniz 3000Cop. Pazar günleri müze girişi ücretsiz. Pazartesi kapalı, Salı-Cumartesi 9:00-17:00, Pazar 10:00-16:00 açık. Adresi: Corner of Carrera 5A and Calle 16

IMG_8883.jpgIMG_8882.jpg

Botero Müzesi (Donacion Botero): 2010 yılında İstanbul Pera Müzesi’nde de eserleri sergilenen, şişman figürleri ile ünlü Fernando Botero’nun kendi eserleri ile birlikte Picasso, Dali gibi birçok ünlü sanatçının eserlerini de bulacağınız bu müze de görülmeye değer.
Müzenin genel olarak içi de çok güzel, yeşilliklerin içindeki avlunun etrafındaki odalarda dolaşıyorsunuz. Para koleksiyonlarının olduğu bölüm de var hatta çıkışta görevliler elimize bozuk para tutuşturunca şaşırdık. Anı olarak çıkışta dağıtıyorlar… Güzel bir kafeteryası var, özellikle çalışan kesim tarafından öğlenleri talep görüyor.
Müze girişi ücretsiz.
Pazartesi kapalı, Salı-Cumartesi 10:00-19:00, Pazar 9:00-16:00 açık.

IMG_8978.jpgIMG_8994.jpg

Monserrata Tepesi: Deniz seviyesinden 3152 metre yükseklikte bulunan tepeden şehir manzarasına hakim olabilirsiniz. Tepeye yürüyerek (bir yazıda 60-70 dakika sürdüğünü okumuştuk), teleferik veya fünikülerle (kablolu tren) çıkılıyor. Biz çıkışta füniküleri inişte ise teleferiği kullandık. Tepede 17.yy’dan kalma bir kilise ve birbiriyle bağlantılı olan iki güzel restoran ve bir kafe var. Manzaraları güzel ve fiyatlar abartı değil. Ayrıca kilisenin arka tarafında hediyelik eşya satıcılarının olduğu bir bölge ve yerel yiyecekleri yiyebileceğiniz küçük ayaküstü restoranlar var.

IMG_9052.jpg IMG_9048.jpg

Teleferik veya füniküler ile tepeye çıkış-iniş tek yön 7700 COP. İlk bileti alırken çift yön alabiliyorsunuz, her ikisinin bileti de aynı ve istediğinizi kullanabiliyorsunuz. Sanki biz inerken fünikülerin çalışma saati bitmişti, sabah 11:30’da son iniş diye okuduk, sormayı unutmayın.

DSC06077.jpg DSC06039.jpg

Zona Rosa ve Park93: Bogota’nın kalburüstü kesiminin yaşadığı bu bölgeler Cuma-Cumartesi akşamları gece hayatının can damarları. Sabaha kadar eğlencenin, canlı müziğin devam ettiği yerlerde takılabilir veya şık restoranlarında yemek yiyip bölgeden ayrılabilirsiniz. Zona Rosa bölgesinde bulunan devasa alışveriş merkezlerinde alışverişe doyabilirsiniz. Mağaza fiyatları hakkında hiç bilgimiz yok, ilgi alanımız dışında kaldığından sadece alışveriş merkezlerin kafe bölümlerinde oturup kahvelerimizi yudumladık. Tabii ki Crepes&Waffles’a uğramadan edemedik... La Candelaria bölgesinde geçirdiğimiz 2 günün sonunda akşam üzeri bu bölgelere geldik ve tamamen farklı bir dünya ile karşılaştık. Sanki bir anda Eminönü meydanından Etiler’e gelmiştik. 2 günde göremediğimiz lüks arabaları ilk beş dakika içinde sayamayacağımız kadar çok gördük. Tabii ki nüfusun ne kadarı bu bolluk bereket içinde yaşıyor tartışılır. Tarihi bölge harici herhalde buradaki yaşantıyı da görmeden Bogota’dan ayrılmamak lazım…

DSC06413.jpgDSC06417.jpg

Torre Colpatria: Bogota’nın en yüksek binası. Cumartesi ve pazar günleri binanın en son katından panoramik manzarayı seyredebilirsiniz. Monserrata tepesine çıktıktan sonra zaman ayırma gereği duymadık. Ama zamanınız varsa neden olmasın. Ücreti 3000Cop.

Usaquen Flea Market: Pazar günleri Usaquen bölgesinde kuruluyor. Sadece bir pazar günümüz olunca zaman ayırma gereği duymadık.

Tuz Katedrali (Catedral de Sal): Bogota’nın 49 km kuzeyinde Zipaquira’ya bölgesinde bulunan katedrale turlar çok yüksek rakam verdiklerinden, toplu taşımacılıkla gitmek için zamanımız kalmadığından ve çok da katedral görmeye hevesli olmadığımızdan gitmedik. Daha sonra Cartagena’da tanıştığımız turla gelen Türk gurubun görülmesi gereken etkileyeci bir katedral olduğunu söylemeleri üzerine gitsemiydik diye düşünmeden edemedik. MB tours (ilk kaldığımız otel ayarlayacaktı) 10 saatlik Guatavita turu için kişi başı 171 dolar istedi. Turun içeriği; Otel - Guatavita - Laguna Sagrada-Sopo(cabana Alpina) -Zipaquira(katedral ziyareti) - Chia(Andres Carre de Res restoran) şeklindeydi.

Guatavita (Sacred Lake): Toplu taşımacılık yokmuş. Turla veya taksi ile gitmeniz gerekiyor.

Gittiğimiz restoran, kafe ve marketler : Restoranların çoğunda vergi harici (vergi %16) hesap üzerinden %10 bahşiş otomatik alınıyor. Menüde yazılı olan fiyatlar vergili fiyatlar oluyor. Bahşiş fişlerin altında “propina” diye geçiyor.

Exito: Market zinciri olarak Kolombiya’da bulunduğumuz bütün bölgelerde en yaygın olanıydı.

Juan Valdez Café: Kolombiya’nın en gözde kahve zincirlerinden biri ve Kolombiya’nın Starbucks’ı diyebiliriz. Kahve zincirleri ülke içinde yaygın, ABD’de Manhattan ve Seattle’da şansını denemiş ama Amerikalılar tarafından tutulmamış. Filtre kahvelerini deneyince nedenini anladık, kahveleri gereğinden fazla koyu yapıyorlar. Espresso’dan farkları yok. İlk gittiğimizde Kolombiya’nın meşhur kahvelerinden içeceğimiz için en büyük boylarından (Starbucks’ın orta boyuna denk geliyor) söyledik, acılığı karşısında içmekte zorlandık. Daha sonra latte denemeye karar verdik ve ancak normal kahve tadını yakalayabildik. Cappucino denedik ve beğenmedik. Fazla tatlı, karışık içeceklerle aramız olmadığı için diğer içeceklerini denemedik. Hafif atıştırmalık, börek, kek tarzı yiyecekleri var. Her türlü kendi amblemlerinin olduğu hediyelik eşya ve kıyafetleri de satıyorlar. Dönerken organik kahvelerinden aldık ve evde kendimiz yapınca daha çok beğendik. Fiyatlardan; Latte ve Capuccino orta boy 3700Cop, Americano büyük boy 3600Cop (ekstra süt 1300Cop), croissant queso 2600Cop, Palito queso (içi kaşar peynirli börek) 2400Cop.

Oma Café: Kolombiya’nın en yaygın olan diğer kahve zinciri. Burada da filtre kahve ve latte denedik ama sanki Juan Valdez’in daha güzeldi ve oradan içmeye devam ettik. Ayrıca şekerleme ve kahveli çikolataları, atıştırmalık yiyecekleri de var. Fiyatları Juan Valdez ile hemen hemen aynı.

Los Lenitos Restoran: Karışık ızgara et ve 2 biraya 22.000Cop ödedik. Izgara 17.000Cop. Çok beğenmedik ama İspanyolca bilmediğimiz için garsonla çok iyi anlaşamadık ve karışık söylerek basitçe olayı hallettik. Diğer masalara göz gezdirdiğimizde görüntüleri çok daha güzel ızgaralar vardı. Carrera 7 caddesinin kuzeyine doğru sağ tarafta kalıyor.

Crepes & Waffles: Kolombiya’nın restoran zincirlerinden olup gerçekten yiyeceklerine doyamadığımız ve gittiğimiz her yerde var mı diye aradığımız vazgeçilmez restoran oldu. Geleneksel Kolombiya restoranı olmasa da her damağa hitap eden yemek ve tatlıları ile kesinlikle denenmeli.Kolombiya ile ilgili bilgi toplarken http://acikbilet.travellerspoint.com blogunda burayı öven yazıyı okuyunca kesinlikle denemeliyiz diye düşünmüştük ve onlara verdikleri bilgiler için teşekkürler. Zamanla Güney Amerika’da birçok ülkede ve İspanya’da da şubeleri açılmış. Ama sadece Kolombiya ve Quita’da bulunan şubelerinde evini geçindirmek zorunda olan bayanlar çalışıyormuş. Fiyatları ise; krepleri 12.000-14.000Cop arası değişiyor. Balıklı olanların rakamları biraz daha pahalı 20.000Cop civarı. Tatlılar 6000-8000 Cop arası. Gazlı içecekler 3200Cop, yerli bira 4000Cop.
Zona Rosa ve La Candelaria bölgesindeki şubelerini denedik.

Bogota Beer Company (BBC): Özellikle gençlerin ve turistlerin gittiği bira restoranı. Biralarını denedik, 4 ceşit kendi ürettikleri biralar ile diğer bira ceşitleri de mevcut. 330ml. yerel bira 6300Cop, 550ml. 9600Cop. Zona Rosa ve La Candelaria bölgelerinde şubeleri var.

El Gato Cris: İlk akşam birer bira içip yorgunluğumuzu atmak için kaldığımız otelin tavsiyesi üzerine gittik. Yerel bira 6000Cop. Daha sonra Bogota ile ilgili notlarımıza bakınca şarap listelerinin ve canlı müziğinin iyi olduğunu not almış olduğumuzu gördük. Ama gittiğimiz akşam çalan müziğin çok da süper olduğunu söyleyemeceğiz, her şey göreceli… Menüsine de şöyle bir göz gezdirdik, rakamların biraz yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Adresi: Carrera 2 No:12-48 Bogota

Palos de Moguer Pub: Zona Rosa bölgesinde bulunan bar-restorana Cumartesi akşamı gittik. 3 bira ve mediterraen aperitif tabağına 42.000Cop ödedik. İçtiğimiz Colon biranın dört çesidi var bize göre en güzeli siyah (negra) olanıydı. Garsonlar İngilizce bilmiyordu ama kapıdaki güvenlik görevlisi biliyordu ve sipariş verirken yardımcı oldu.

Casa Santaclara Restoran: Biraz soluklanıp, sessizliğin tadını çıkardığımız kafenin restoran bölümü de güzel. Aç olmadığımızdan kafe bölümünü tercih ettik. Çaylarımızla birlikte sebzeli empanadalırından yedik. Eminiz yemekleri de empadanaları kadar güzeldir. Yeri; Monserrate tepesinde.

Fast Food zincirlerinden Burger King daha yaygın. Menüleri 10.900Cop, denemedik sadece elimize tutuşturulan broşürlerden rakamı biliyoruz. Kendi fast food zincirleri olan El Corral’ı da denemedik.

Biraları; Club Colombia en beğendiğimiz birası oldu.. Diğer biraları Aguadilla’yı ise beğenmedik.

Kaldığımız yerler hakkındaki düşüncelerimiz :

Charro de Quevedo Hotel: 5 normal ve bir dubleks suit olmak üzere toplamda altı odalı kahvaltı dahil bir butik otel. Gecesi iki kişi 62 dolara kaldık. Dubleks suit odaları; iki kişi için 90 dolar, 3 kişi için 100 dolar, 4 kişi için 110 dolar.

İyi tarafları: Konumu iyi, birçok yere yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. İlk gece alt kattaki odada kaldık ve daha sonra fiyat farkı almadan üstteki dubleks oda boşalınca oraya taşıdılar. Resepsiyondaki gece calışan arkadaşın İngilizcesi iyi ve her konuda yardımcı oluyor. Odalarında kasa var. Bulunduğu sokak çok tekin durmasa da güvenlik bakımından sorun yok.

Kötü tarafları: Oteli ayarlarken fotoğraflarına aldanmayın, otel birkaç yıllık ama hiç de öyle durmuyor. İlk giriş kattaki odası kötü özellikle tuvalet-banyosu sonradan yapılmış ve derme çatmaydı. Ara kattaki odalarının içini görmedik ama aynı fiyatı alt kata istemeleri fazla. Dubleks odası daha iyi ama tuvalet-banyo oda dışında, odalarda ısıtma sistemi yok. Kahvaltısı iyi değildi ama her sabah ayrı bir tropikal meyve suyunun olması güzeldi.

Masaya Interculturel Hostal: Özel odaları ve yatakhaneleri olan hosteli kesinlikle tavsiye ederiz. Banyolu özel odasında iki kişi sadece odaya 100.000 Cop ödedik.

İyi tarafları: Konumu iyi, birçok yere yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. Hostalde çok zaman geçirmedik ama genel olarak gezimiz boyunca kaldığımız en temiz yerdi. Barı, restoranı, bilgisayar bölümü, hamaklı dinlenme alanı, mutfakları gayet özenli, temizdi. Tur alternatifleri fazla ama fiyatları hakkında bilgi yoktu. Sabahları yoga sınıfları, haftada bir gün dil konuşma sınıfları var. Personal her konuda yardımcı oluyor. Saat akşam 10:00’dan sonra gürültüye izin verilmiyor. Parti hosteli tercih etmeyenler için ideal. Hostelin isim ve adresinin yazılı olduğu bileklikler vermeleri ise güzel bir düşünce.

Kötü tarafları: Geçirdiğimiz bir gecede bir sorun ile karşılaşmadık. Sadece kaldığımız oda küçüktü ama konforu ve temizliği karşısında gözümüze batmadı. Havaalanı servis ücretleri biraz yüksek, gidiş 30.000Cop, karşılama 40.000Cop. Ama lokal taksi de isterseniz ayarlıyorlar…

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Bogota Fotoğraflarımız

www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi

Tavsiyeler:

  • Geleneksel Kolombiya’yı yaşamak istiyorsanız kalmak için en ideal bölge La Candelaria olmalı.
  • Hava karardıktan sonra pazar günleri pek dışarılarda yalnız dolaşmayın. Tabii ki gittiğiniz dönem noel veya özel bir dönemse tehlike daha az olacaktır ama yine de etrafı takip etmekte fayda var.
  • Yol veya başka birşey sormak isterseniz genelde polislere veya onunla ilgili görevlilere sorun, İspanyolca bilmeseniz bile ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorlar.
  • Havası genelde bulutlu ve her daim yağacak gibi. Mevsimleri pek yaşamıyor, ısısı 5-20 derece arası değişiyor. Kaldığımız otellerde ısıtıcı yoktu, geceleri serin oluyor, o yüzden yanınızda kalın birşeyler olmasında fayda var.
  • Elektrik voltajı 110 Volttur ve fiş girişleri yuvarlak değil düzdür. Eğer buradayken kullanmak için Türkiye’den elektrikli bir alet getiriyorsanız bunları göz önünde bulundurmanızda fayda var.
  • Genel olarak kalınan yerlerde şampuan tarzı şeyler yok, almak için uğraşmak istemezseniz küçük boy yanınızda bulundurabilirsiniz.
  • Bol bol tropikal meyvelerden yiyin. Granadilla deneyebilirsiniz. Görünüşte malta eriğinin büyüğü gibi duran ama içi yeşil taneli tamamen farklı tatta bir meyve…

Posted by ayferonur 16:01 Archived in Colombia Comments (0)

(Entries 1 - 2 of 2) Page [1]