A Travellerspoint blog

December 2010

Helen

Georgia

sunny 20 °C

Birden fazla gittiğimiz Helen, Atlanta’nın kuzeyinde güzel bir Alman kasabası. Yaklaşık Atlanta merkezine 1,5 saat uzaklıkta olan Helen’e, 400 nolu otoyoldan kuzeye doğru giderek ulaşabilirsiniz. Helen’in içinden Chattahoochee nehri geçiyor ve nehir için en büyük aktivite lastik simitler ile yapılan “river tubing”. Nehrin etrafında oteller, restoranlar, barlar ve kafeler bulabilirsiniz. Ana caddenin her iki tarafında da bol bol özellikle hediyelik eşya mağazaları, kafe ve restoranlar var.
IMG_0117.jpg
Helen, motosiklet kullanıcılarının hafta sonu günü birlik rağbet ettiği yerlerden bir tanesidir.
IMG_0217.jpg
Meraklısı için kasabanın içinde “Tarantula” örümcek müzesi görülecek yerler arasındadır.
Tarantula müzesi girişi 4 dolar. (www.livetarantulasgallery.com)

Ayrıca kasabada her türlü Alman ürünlerini bulabilirsiniz. Çok fazla yapılacak bir şey yok gibi dursa da haftasonu dinlenmek ve kendinizi farklı bir atmosferde hissetmek için ideal bir yer.

Hofer’s Café: (3 Ekim 2010) (http://www.hofers.com/cafe.htm)
Kendi yapımları olan pastaları ve ekmek çeşitleri çok lezzetli. Ayrıca sosisli sandöviçleri Bratwurst-on-a-Bun’ı çok lezzetliydi. Ekim 2010 tarihindeki fiyatlarından,
2 litrelik bira bardağı 35 dolar, geri doldurması 18 dolar (bardak hediye)
1 litrelik Oktoberfest Paulaner bira ise 16 dolar, geri doldurması 10 dolar
IMG_0122.jpg
Cafe International : (16 Ağustos 2009) Nehrin hemen kıyısında bir restoran. The rueben sandöviçi yedik, bizim damak tadımıza uymadığı için çok beğenmedik. Ayrıca hamburger yedik ve güzel değildi. Biralarına ise diyecek sözümüz yok, sürahi ile gelen adını hatırlayamadığımız Alman birası çok güzeldi.
DSC02658.jpg
Troll Tavern: (23 Ekim 2011) Nehrin kıyısında Cafe İnternational’ın karşı tarafında kalıyor. 3 sosisli sandöviç ve 1 sürahi bira ısmarladık. Sandöviçlerin lezzeti güzeldi. Toplam 50 dolar tuttu.

Old Heidelberg : (24 Aralık 2011 - 10 Kasım 2013) Yeri merkezde Tarantula müzesinin yan tarafındaki canlı müzik çalınan bölgede. Hem açık hem de kapalı yerleri var. Bira ve yiyecekleri lezzetliydi. Özellikle sosis çeşitlerini tavsiye ederiz. Fiyatlardan, Wurstpsampler (3 çeşit sosis) 18.75 dolar, çorba 6.75 dolar, kids Hotdog 3.5 dolar, Knockwurstplatte (sadece inek eti) 14.75 dolar, Paulaner Octoberfest ve Paulaner Hefe Weizen Original büyük boy biralar 6.75 dolar, tatlı 4.75 dolar ve sosisleri tabakta istemişseniz yanına sandviç ekmek isterseniz tanesi 1.5 dolar. İkinci gidişimizde servislerinden pek mennun kalmadık...

Ayrıca nehre bakan birden fazla fastfood tarzı yerlerin olduğu bir bölüm var. İsterseniz buralardan yiyecek alıp canlı müzik dinleyip pistte dans edenleri izleyebilirsiniz. Fiyatlar hemen hemen yerde aynı, 14.10.2012'de giitiğimizde 3 bira, 2 sosisli sandviç, 1 hamburger ve 1 patates kızartmasına vergi dahil, bahşiş hariç 61 dolar ödedik.

Posted by ayferonur 20:49 Archived in USA Tagged living_abroad Comments (0)

New Orleans

overcast 22 °C

ABD’nin en hareketli güney şehirlerinden biri olan New Orleans’a Atlanta’dan araba ile yaklaşık 7 saatlik bir yolculuk sonrasında vardık. Otelimize eşyalarımızı bırakıp hemen akşam yemeği için dışarıya çıkıyoruz. İlk akşam ABD’nin zincir restoranlarından Bubba Gump’da büyük keyif alarak yemeğimizi yiyoruz. Yemekten sonra N. Peter’s sokağını baştan sona yürüyoruz. Bu esnada Jackson Square’den geçiyoruz, French Market ve St. Louis Katedralini görüyoruz. Katedral ilk haliyle 1720 yılında inşa edilmiş ve Kuzey Amerika’daki en eski katedral. Daha sonra French Quarter’ın merkezi sayalabilecek Bourbon Street’e yöneliyoruz. Bourban Street, akşam inanılmaz derecede hareketleniyor ve akşamları sokak trafiğe kapatılıyor. Bizim orada olduğumuz Haziran ayında herhangi bir özel aktivite olmamasına rağmen gece sabaha kadar bu sokak dolup taştı. Sokak üzerinde farklı tarzlarda müzik çalan barlar, restoranlar, oteller var. Gece sokakta alkol serbest, herkesin elinde biralar, margaritalar vs. dikkatimizi çekiyor. Evlenecek çiftler tarafından bekarlığa veda partisi için oldukça tercih edililiyor veya bize denk geldiler… Ertesi gün kahvaltımızı Mississippi nehri kıyısında yapıyor ve şehri gündüz gözüyle dolaşıyoruz. Dün gece sabaha kadar açık olan eğlence yerleri henüz kapalı, Bourban sokağı da dün gece ki kadar çekici durmuyor. Sokak aralarına girdikçe antikacılar, sanat galerileri ve hediyelik eşya satan mağazalar dikkatimizi çekiyor. Öğleden sonra yağmur yağıyor, yağmurdan kaçmak için akşam yemeğimizi erken yiyoruz, bir taraftan da dünya kupasında maç izliyoruz. Akşam tekrar canlanan Bourban sokağına gidiyoruz. Musical Legends Park’da dinlenmek için oturuyor ve margaritalarımızı yudumlarken keyifle canlı müzik yapan grubu dinliyoruz. Bir akşam daha kalıp Atlanta’ya geri dönmek üzere yola çıkıyoruz.

Tavsiyeler: Güney mutfağından değişik lezzetleri denemek için French Market Place’e gidilebilir. Ayrıca Café Du Monde, New Orleans’ın mutlaka gidilmesi gereken mekanlarından bir tanesi. “Riverwalk”, yemek ve alışveriş için alternatif mekanlardan bir tanesi. Biz araba ile dolaştık ancak “Canal Street” den kalkan trolleybüs ile şehrin “Garden District” ve “Uptown” bölgelerine gidilip gezilebilir.
Tur firmalarının web sayfaları: www.louisianaswamp.com , www.magictoursnola.com alternatif turlar ve görülecek yerler hakkında daha detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz.

New Orleans’ı her yıl çekici yapan “Mardi Gras” festivali genelde Şubat veya Mart ayında oluyor.

New Orleans’da 2005 yılındaki “Katrina” kasırgasının etkileri hala görülüyor. Çok fazla etkilenen ve hasar alan binaların bir çoğu kullanılmaz halde duruyor. Mississippi nehrinin tekrar taşmasında suların özellikle Downtown, French Quarter bölgelerine zarar vermemesi için yaklaşık 3 metrelik duvarlar örülmüş. Şehrin diğer bölgelerini gezemediğimiz için bu duvarların ne kadar bir bölgeyi kapsadığını bilemiyoruz.

Cafe Pontalba Restoran (31 Ağustos 2013) French Quarter'da Saint Peters St. üzerinde olan restorana tamamen tesadüf eseri gittik ve çok mennun kaldık. Özellikle grill balıklarını tavsiye ederiz. Fiyatlardan; Grill fish 18 dolar, crabcake entree 18 dolar, fish pontalba 20 dolar, biralar 4,5 dolar civarı ve ayrıca %7 vergi ve %15 bahşiş ilave ediliyor. Adresi: 546 Saint Peters St. New Orleans, LA 70116 (505)-522-1160

Kaldığımız Hilton Otel hakkındaki düşüncelerimiz:

Otelimizi, “www.priceline.com” web sitesinden iki kişi oda fiyatı ve vergi dahil 85 dolara ayarladık.
İyi tarafları: French Quarter’a yakın, odası gayet güzel ve temizdi. Riverwallk’ın hemen yanında, otelden direkt geciş var. Otelin kafeleri ve restoranları güzel.
Kötü tarafları: Kapalı otoparkı var ancak ücretli ve gecesi 32 dolar.

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. New Orleans Fotoğraflarımız

Web sitemizin linki: www.ayferonurseyahatnamesi.com

Posted by ayferonur 20:44 Archived in USA Tagged living_abroad Comments (0)

(Entries 1 - 2 of 2) Page [1]