A Travellerspoint blog

Brazil

Foz de Iguacu

sunny 30 °C

Brezilya-Arjantin-Paraguay sınırlarının arasında kalan şelaleleri ilk Brezilya tarafından gezmeye başladık. Rio de Janeiro’dan TAM havayolu ile tek kişi ve tek yön 256 dolara geldik. Otobüs çok daha ekonomik, zamanınız varsa denenebilir, yaklaşık 18 saat sürüyormuş.

Havaalanının içinde turizm ofisi var. Soru sormanız halinde harita üzerinde gerekli açıklamaları yaparak yardımcı oluyorlar. Şehir merkezine gitmek için taksi ve otobüs seçeneği var. Otobüsü tercih ederseniz havaalanından çıktıktan sonra ikinci caddeye inmeniz gerekiyor ve 20-25 dakikada bir geçiyor.

DSC06140.jpg
DSC07808.jpg
DSC06186.jpg

Ulaşım:
Otobüs 2.20 Real (Havaalanı-şehir merkezi ve şehir merkezi- Şelaler aynı fiyat)
Havaalanı-otel taksi ile 35-37 Real
Otobüs terminali-Paraguay 3.30 Real
Otobüs terminali-Arjantin tarafı 3 Real

Giriş ücretleri : Şelalerin girişi 15 Real ve parkın içindeki otobüs 6.5 Real
Dolar ile ödeme yapabiliyorsunuz, kişi başı 12 dolar.
Park pazartesi günleri öğlen saat 1'e kadar kapalı. Yazın saat 8:00-19:00 arası, diğer mevsimler 17:00'a kadar açık.

Parka ilk adım attığınızdan itibaren her bir parkuru ayrı bir muhteşem manzara ile sizi bekliyor olacak. Bot turundan, safariye kadar birçok aktivite var ama mevsimsel olarak değişiklik gösteriyor ve genelde yaz döneminde yapıyorlar. Fiyatlar, detaylı bilgi ve saatler için http://macucosafari.com.br/ web sayfasından inceleyebilirsiniz.

DSC06197.jpg
DSC06141.jpg

Kaldığımız Grand Mercury International Otel hakkındaki düşüncelerimiz:

Gecesi iki kişi oda-kahvaltı fiyatı 117 dolardı. (Vergi dahil)

Kötü tarafları : Odalar biraz eski, ama büyük. Wi-Fi ücretli.

İyi tarafları : Lokasyonu iyi, yakınında restoran, internet kafe, alışveriş yerleri var. Otobüs terminali yakın, yürüme masafesinde.
18. katta restoranı var, biraz pahalı, sadece birşeyler de içmeniz mümkün, manzarası güzel. Lobideki kafe ve restoran daha uygun, Amerikan hamburger 18 Real.

Otel civarında temiz yemek yenilebilecek fazla alternatif yok. Gezip sonunda otelde yemeye karar verdik ve lobideki kafeyi tercih ettik. 18.kattaki restoranda ise manzaraya karşı içkilerimizi yudumlayıp yorgunluğumuzu attık.

Otelden çıkıp 2 blok düz gittikten sonra Ave. Jusceline Kubitchnek'den sola dönüp 4 blok sonra sağda otobüs durağı var. Şelalere giderken otobüsün üstündeki "Nacianol Park" tabelasına dikkat etmeniz yeterli.

Paraguay tarafını merak edip gitmek isterseniz, otobüs terminalin karşısındaki duraktan Paraguay otobüsleri gidiyor. Hiçbir şey yok, bizim için sadece zaman kaybı oldu, girişte trafik kötü. Otobüsten inip bir işlem yaptırmanız gerekmiyor. Dönüşte Brezilya gümrük görevlileri tarafından otobüste kontrol yapılıyor. Brezilyalı halk özellikle elektronik eşya satın alıyor ama onlarda dandik Çin ürünleri çıkıyormuş. (Rio'da kaldığımız Guest House'ın sahibinin söylediğine göre)

Arjantin tarafına geçmek için otobüsü kullanabilirsiniz, otobüs terminalinden kalkıyor.

Brezilya tarafından çıkarken eğer geri dönmeyecekseniz ve bavullarınız varsa otobüsten bavullar ile inmeniz gerekiyor ve gümrükte pasaportunuzla çıkış işleminizi yaptırıyorsunuz. Otobüsten inerken şöför diğer otobüse binebilmeniz için bir fiş veriyor ve onu kullanarak ikinci otobüse ücret vermeden binebiliyorsunuz. Etraftaki görevliler taksiye binmeniz için sizi ikna etmeye çalişabilirler, biz otobüs bekleyip onunla geçtik. Arjantin tarafına geçtiğinizde ülkeye giriş yapmak için otobüsten iniyorsunuz. Otobüs gümrükten çıktıktan sonra sizi bekliyor oluyor. Şöför Portekizce bavullarımızı otobüste bırakmamızı anlatmaya çalıştı, ama bizi bekleyeceğini bilmediğimiz ve anlayamadığımız için bavullar ile indik. Bavullari X-Rayden geçiriyorlar ve tekrar otobüse biniyorsunuz. (Eğer şöförle anlaşabilirseniz bavullarınız otobüste kalabilir ve X-Rayden geçirme işleminden kurtulabilirsiniz.) Bavulları indirip bindirme kısmı zahmetli, otobüse binerken turnike koymuşlar ve onun üzerinden atlatmak gerekiyor, onun dışında bütün işlemler kısa sürüyor ve rahat. Arjantin’de Türklerden vize istemediği için bir ülkeye daha vizesiz girmenin zevkini yaşıyorsunuz.

En ilginç olay, dolaşırken bir spor mağazasının vitrininde Türk futbol formasını görmemizdi. Ülke özleminden mi yoksa Onur'un futbol tutkusundan mı bilmem ilk işimiz fotoğrafını çekmek oldu. Büyük olasılıkla sahibi Türktü. İki tane de Türk restoranına denk geldik, biri kapalıydı diğerinde ise çalışanlar Türk değildi. İkisi de salaş kebap salonuydu. Arap nüfusunun fazlalığı ve ticarette söz sahibi olmaları dikkatimizi çekti. Kaldığımız otelde çok fazla Arap vardı.
DSC07823.jpg

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. İguacu Şelaleleri Fotoğraflarımız

www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi

Tavsiyeler:

  • Şelalelere gidildiği zaman kesinlikle sivrinek kovucusu sürülmeli. Çok fazla böcek ve sivrisinek var. Uzun pantolon giymekte fayda var.
  • Islanmaya karşı da önlem alınmalı veya yedek kıyafet yanınızda bulundurunuz. Elektronik eşyalarınızı da korumaya almayı unutmayın.
  • Kambiyolarda para bozdururken yanınızda pasaportunuz olmalı.
  • En güzel fotoğrafları Brezilya tarafından çekebilirsiniz ama Arjantin tarafının parkı çok daha güzel ve aktivete daha fazla. Zaman sorununuz yoksa her iki taraftan da görülmeye değer….

Posted by ayferonur 08:37 Archived in Brazil Comments (0)

Rio De Janeiro

sunny 30 °C

Brezilya, Türk pasaportuna vize istemediği için, ülkeye giriş çok rahat. Gümrükten çıktıktan sonra, karşılamaya gelenlerin sayısı fazla olmadığı için bizim isimlerimizin yazılı olduğu tabelayı bulmak kolay oldu. Kalacağımız Guest House tarafından gönderilen ilk Brezilyalı ile tanıştıktan sonra Rio maceramız başladı. Havaalanı oldukça büyük, uzun bir yürüyüşten sonra otoparka ulaştık. Aman Allah’ım bu ne sıcak böyle, arabanın içi yanıyor, içinde sanki eriyeceğiz! Kış mevsimini yaşayan bir bölgeden geliyorsanız hava ekstra sıcak geliyor.
4DSC07525.jpg

Karşılamaya gelen arkadaşın İngilizcesi iyi olmadığından anlaşmakta biraz zorlanıyoruz ama elinden geldiğince bize etrafı tanıtmaya çalışıyor. Hangi bölgeler tehlikeli, fakir bölgeler nereleri açıklamalar yapıyor. O söylemeden zaten gördüğünüz manzara karşısında nerenin fakir bölgesi olduğunu anlıyorsunuz. Kiremit yapılı, çatısız, kapısız, camsız ve hatta taş yığını diyeceğiniz evlerin önünden geçerek kalacağımız Rio Guest House’a varıyoruz. İlk şok burada oluyor, çünkü daha alçak bir bina ve bütün binanın guest house’a ait olduğunu düşünüyorduk. Maalesef yanılmışız ve 10 katlı binanın son iki katı guest house’a ait. Neyse ki terastan manzara güzel, içimiz biraz olsun rahatlıyor. Merakla odaya gidiyoruz, o da ne öyle oda küçücük geliyor gözümüze. Ama temiz diye içimizi rahatlatıyoruz. Odadaki eşyalar oldukça eski, antika eşyalarla dekore edilmiş izlenimi verilmeye çalışılmış. Guest House’ın sahibi Marta tarafından oda ve binanın güvenliği hakkında bilgileri aldıktan sonra yalnız kalıyoruz. Yol yorgunluğunun üstüne bir de Marta’nın uzun söyleşisi hiç de çekilmedi.
7DSC05835.jpg

Üstümüzü değiştirip soluğu sahilde alıyoruz. İkinci şoku burada yaşıyoruz, su çamur gibi, yenilen içilenlerin boşlarının hepsini sanki suya atmışlar. Plajlar haftasonları inanılmaz kalabalık oluyor ve kalabalığın çoğunluğunu kendi halkı oluşturuyor. Karnaval dönemi olmadığı için turist kalabalığı nispeten daha azdı.
2DSC05838.jpg

Gezilecek Yerler:

Plajlar : Copacabana, Arpoador, Ipanema, Lebnon şeklinde sıralanıyor.
Ipanema-Lebnon’a gelir düzeyi yüksek ve orta sınıf halk, lezbiyen ve gayler geliyor. Plaj numaralar ile aile-gay-lezbiyen olarak ayrılmış. Kuvvetli dalgaları var ve su soğuk...
Ipanema’da pazar günleri saat 8am-6pm arası Feria Hippie Market kuruluyor. Her türlü hediyelik eşya, el yapımı ve sanatsal ürünleri buradan temin edebilirsiniz.

Bistro ZAZA Tropical restoran, mekan olarak güzel. 6 kişi 600 Real ödedik. 1 beyaz şarap, 6 bira, 1 mojito, 1 kokteyl, ana yemekler ve aperitifler dahil.
Adres : Rua Joana Angelica 40, Ipanema

Copacabana en ünlü ve her kesimin geldiği plaj. Bütün sahil şeridinde büfe şeklinde yerler var. Bir şeyler yiyip, içebilirsiniz, alkol satıyorlar. Plajlarda sürekli bir şeyler satılıyor. Akşam saatlerinde kurulan pazarda her türlü el ürünü var.

Arpoador kuvvetli dalgaları ile surfçüler için ideal ama kayalık yapısından dolayı hava karardıktan sonra tehlikeli olabilir.
Barra de Tijuca 18 km uzunluğu ile Rio’nun en uzun plajı.

Corcovado : Trem ile 25 dakikada çıkacağınız 706 metrelik bu tepede 1931’de yapılmış olan dünyanın en büyük Art Deco heykeli olan 30 metrelik Kurtarıcı İsa (Cristo Redentor) heykeli var. Guanabara körfezi, plajlar, göl, muhteşem bir köprüyle ana karaya bağlı Niteroi adası, Sugar Loaf tepesi, Tijuca ormanları manzarası ile en iyi manzaraya sahip tepelerinden biri. Havanın güzel olduğu bir gün ve öğle saatinden önce giderseniz manzarayı bütün berraklığı ile görme şansına sahip olursunuz. Yürüyüş yapmak, farklı hayvanlar, kuş çeşitleri görmek isterseniz Tijuca Ormanlarını gezebilirsiniz.
9DSC05906.jpg

Sugar Loaf Tepesi (Pão de Açúcar) : İki ayrı teleferik ile tepenin zirvesine ulaşılıyor. Tur acenteleri tarafından dağcılar için kaya tırmanışı turları var. Haftaiçi, güneşli bir havanın olduğu ve gün batımı saatlerine yakın gitmenizi tavsiye ederiz. Gündüzünü, gün batımını ve gecesini görme şansınız olur ve inanılmaz güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Tepede bar, kafe ve banklar var. Eşsiz manzara karşısında içkinizi yudumlarken bütün yorgunluğunuzu unutup, geceye hazır olduğunuzu hissedeceksiniz. Bir taraftan da karanlığın bütün çirkinlikleri örtüp, ışık hileleri ile nasıl muhteşem manzaraya dönüştürdüğünü düşünmeden edemedik.
2DSC05958.jpg

LAPA : Cuma ve Cumartesi geceleri en hareketli bölgelerden biri. Aksam yemeği ve gece eğlencesi için ideal bölge. Özellikle gece 11’den sonra kalabalıklaşıyor. Barlar bir cadde üzerinde sıralı, her tarz müzik çalan yer bulabilirsiniz. Barların sabit giriş ücretleri var, hiç bir sey dahil değil. Girişte isimlerinizin yazılı olduğu bir fiş veriliyor, içtiklerinizi, yediklerinizi bu fişe yazıyorlar. Kasaya ödemeyi yaptıktan sonra çıkışta ödeme yapıp yapmadığınızı kontrol ediyorlar. Canlı müzik var, birden fazla grup çıkıyor.
6DSC06112.jpg
7DSC06104.jpg

Biz Sacrilegio’ya gittik. Giriş ücreti 22 Real, Caipirinha 8 Real civarı…
Hem içeride hem de dışarıda oturulacak yeri var, canlı müzik içeride. Aperatif veya akşam yemeği var.

Diğer yanında olan Carioca da Gema ‘da güzel bir yere benziyor. Fakat girişteki kişi çok kaba davranıp, yardımcı olmaya çalışmadığı için tercih etmedik.
Gece barları gezdiren turlar var, 60 Real gibi bir rakamla bütün barları gezebilirsiniz, ekstralar dahil değil.
Gece hayatı deyince sakın İstanbul ile kıstas etmeyin, hayal kırıklığına uğrarsınız. Bizdeki gibi lüks yerler beklemeyin. Tabi ki herkesin beklentisi farklı….

Şehir Merkezi : Gündüz güvenli ve kalabalık. Copacabana’dan şehre ulaşımı metro ile sağladık.

Confeitaria Colombo’ya 1894 yılından kalma kafe şeklinde öğle yemeği için ideal bir restoran. Gitmenizi tavsiye ederiz, mekan ve yiyecekleri güzel. Zaten bir çok gezi kitaplarında da öğle yemeği için tavsiye ediliyor.
Adres: Rua Goncalves Dias, 32-34 Centro

Museu Historico Nacional Ülkenin en büyük müzelerinden biri.
Mosterio de Sao Bento Rio’nun en eski kilisesi.
Museu Nacional de Belas Artes Art ile ilgilenenler görmek isteyebilir.
Catedral Metropolitana de Sao Sebastia Katedral ülkenin en ünlü modern yapısı.
Niteroi Art Müzesi Biz müzeye yetişemediğimiz için gidemedik ancak müze ile ilgilenmeseniz bile Rio manzarasının çok güzel olduğunu söylediler.

Maracana stadyumu: Metroya Cantagalo istasyonundan bindik. Kırmızı hat ile Estacia durağına kadar gidip, burada hattı değistirip yeşil hatla Maracana istasyonuna ulaştık. Metro istasyonundan çıktıktan sonra üst geçit aracılığıyla stada ulaşabilirsiniz. Stadın girişi için yüzünüzü stada vererek sol tarafdan yürümeye devam edin, ileride sağda girişi göreceksiniz. Stadyum 9:00am-13:00pm arası açık. Müzesi 2014 Dünya Kupası maçları hazırlığı yüzünden kapalıydı. Maç zamanı turlar düzenleniyor.
7DSC05900.jpg

Santa Terasa : Tepede kaldığı için manzarası güzel. Restoranlar pazar günleri akşam 6’da kapanıyor. Diğer günler hakkında bilgimiz yok. Gündüz hava kararmadan gidilmeli, akşam güvenli değil, dönüş için yoldan taksi bulmak zor. Şehir merkezinden tram ile ulaşmak en kolay yol. İstasyon Catedral Metropolıtana de Sao Sebastiao’nun yan tarafından kalıyor. Bazen arızalardan dolayı tram iptal edilebiliyor.

Ulaşım: En kolay ve ucuz yol metro. Metro gece 12’e kadar çalışıyor ve biz güvenlik sorunu yaşamadık. Otobüs gündüz kullanılabilir, minibüs yaygın ama bütün minibüslerde klima yok, bazıları çok eski. Taksi ucuz, yoldan çevrilenler bazen sabit fiyat uyguluyor. Kaldığınız yerde taksi ayarlayabilir, beklemelerde de bekleme ücreti alıyorlar.
Metro : 2.60 Real
Minibus : 2 Real (Lapa - Copacabana arası)
Otobüs : Mesafeye göre değişiyor.
Copacabana-Barra Shopping 4.40 Real (2113 nolu otobüs gidiyor, klimalı.)
Copacabana, Ipenama-Cosmo Velho 2.20 Real (584 nolu otobüs gidiyor.)
Taksi : 4.2 Realden açılıyor, 0.20 Real artış. (Aslında açılış 3.70 ama turistlere 4.2)
Havaalanı-Copacabana arası normalde 37 Real, biz 60 Real ödedik, taksi erken geldi ve ilk harekete geçtiği noktadan taksimetreyi çalıştırmış.
Copacabana-Urca (Sugar Loaf) 40 Real (akşam üzeri giderseniz trafik kötü deyip sabit fiyat uyguluyorlar. Yoldan boş taksi çevirmek zor, genelde taksimetreyi açarak gitmek istemiyorlar.)
Copacabana-Corcovado 13 Real (taksi ile)
Tram : 0.60 Real (Santa Terasa’ya giden)

Giriş Ücretleri :
Corcovado-Cosmo Velho Station : 36 Real
Sugar Loaf (Pão de Açúcar) : 45 Real
Maracana Stadyum Girişi : 20 Real
Museu Historico Nacional : 6 Real (şehir içinde)
Yöresel Yemeği: Feijoada (domuz etinden de yapılıyor, yemiyorsanız belirtin)
Bira Markaları : Skol, Brahma, Bohemia, Itaipava En cok beğendiğimiz, Bohemia…
Yerel içeceği : Caipirinha

Tavsiye : Gidilecek yerlerin isminin Portekizcesini bilmekte fayda var. Taksiler İngilizcesini söylediğinizde yeri gösterseniz bile anlamakta zorlanıyorlar veya anlamak istemiyorlar. Turistik bölgelerde bile İngilizce bilen az, Portekizce işinize yarayacak şeyleri bilmekte fayda var. İnsanlar yardımcı olmaya çalışıyor, ama kendi dillerinde. Hava karardıktan sonra güvenli olmayan bölgelere gidilmemeli. Yemek yenilecek birçok yer temiz değil, eğer temizliğe düşkün biriyseniz her yerde yiyemezsiniz ve gözünüze hoş gelen güzel yerler pahalı. Marketlerde taze ekmek ve kahvaltılık bulabilirsiniz. Dışarıda su biradan daha pahalı, marketlerde nispeten daha ucuz.
Ülkeye girerken doldurulan beyaz formu kaybetmeyin, çıkışta 165 Real cezası var.

Santa Terasa maceramız : Biz tram ile gittik. Gideceğimiz restoranı bulmakta zorlandık ve kaybolduk. Yolda bırakın İngilizce bileni, soru soracak insan yoktu. Bir bayana sorduk, ama Portekizce tarif ettigi için anlayamadık. Biraz daha yürümeye karar verdik ve bu arada yeniden sorabileceğimiz birilerini gözümüze kestirmeye çalıştık. Sonunda köpeklerini gezdiren bir anne-çocuğu gözümüze kestirdik. Neyse ki şanslıydık, İngilizce biliyorlardı. Onları gördüğümüz bölgeden sonrasının tehlikeli olduğunu, akşam vakti ne işimizin olduğunu sordular. Restoranın adını söyleyince tarif ettiler ama annenin içi rahat etmedi ve oğluna bize eşlik etmesini söyledi. Bizi restoranın olduğu sokağın başına kadar getirdi. Hem şanslı hem de şanssız olduğumuz bir akşamdı. Şanslıydık o insanlarla karşılaşmıştık. Şanssızdık, çünkü restoranın kapısını bulduğumuzda kapı duvar gibi karşımızda duruyordu. İçeride birilerin olduğuna dair bir iz bulabilmek için restoranın etrafında dört döndük. Maalesef elimiz boş dönecektik.

Esas macera bundan sonra basladı. Geri dönüş nasıl olacaktı, etrafta insan yoktu ki taksi olsun. Taksi bulma umuduyla yürümeye basladık. Yollar bizim Arnavut taşlı sokaklar gibi girintili çıkıntılı taşlı, kaldırım yok ve yokuş asağı inmeye çalışıyoruz. Biraz daha hareketli bir bölgeye geldik, ama etrafta bir tek yabancı biz duruyoruz, herkes yerli halk. Meydanda toplanmışlar ve eğleniyorlar. Fazla takılmadan yola devam etmek daha iyi olacak diye yola devam ettik. Tramden indiğimiz yere vardığımızda belki geri dönüş için tram buluruz umudumuz boş çıktı ve geldiğimiz bütün yolu korkarak, yorularak, aç vaziyette inmek zorunda kaldık. Yaklaşık 45 dakika yürüdük. Açlıktan ve susuzluktan bitkin düşmüş halde Lapa’ya vardık.

Ne yapalım sağlık olsun deyip ilk gözümüze kestirdiğimiz yerlerden birine girip bir şeyler yiyip, içtik. Oh, be dünya varmış deyip, biraz olsun kendimize geldik. Şimdi sırada dönüş yolu var, yoldan taksi çevirmeyi gözümüz yemiyor. Haftasonu minibüse bindiğimiz için aynı yolu denemeye karar veriyoruz. Neyse ki bunda da şanslıyız ve eski püskü bir minibüse binip kaldığımız guest house’a varıyoruz.

Rio Guest House hakkındaki düşüncelerimiz:
Gecesi iki kişi oda-kahvaltı fiyatı 230 dolardı. Yüksek sezonda (15 Aralık-15 Mart) fiyatı artıyor. Vergi ve havaalanından karşılama fiyata dahildi, dönüş havaalanı transferini ekstra ödedik. Beş gece ve üzeri kalmalarda havaalanından karşılıyorlar.
Kötü tarafları : Odalar eski antika tarzı eşyalarla döşenmiş. Perdeler çok kötü, muşambadan perde yapmışlar, odaların yeniden restore edilmesi lazım. Genel olarak oda temiz. Odalarda TV, saç kurutma makinası yok. Klimayı odadan çıkarken kapatmamıza dair Marta tarafından uyarıldık, pencereleri açık bırakıyorduk. Marta oda boşken büyük olasılıkla kontrol ediyordu. Bazı odalarin banyolari dışarıda. Biz bu konuda şanslıydık, banyomuz odanın içindeydi. Fakat diğer odaların banyoları bizim odanın yanındaydı ve her kullanıldığında gürültüsünü duyuyorduk. Odanın önünde genel kullanılmak üzere bilgisayar konulmuş, her kullananın klavye sesini duyuyorduk. Sabah kahvaltısı 9-9:30 arası, genelde herkes toplanmadan kahvaltıya başlanmıyordu. Sadece altı oda olduğu için ortam samimi ve sabah sohbetleri uzun sürüyor. Bu yüzden güne geç başlanıyor ve zamanı kısıtlı olan kişi için zaman kaybı. Hemen kahvaltımı edip gideyim durumu olmuyor. Yapılacaklar konusunda Marta fazla karışıyor, bazen eksik bilgi veriyor. Taksi ayarladığı zaman aşağıya taksiden önce inmekte fayda var, bekleme sürelerini de katıyorlar, bu konuda uyarmıyor. Havaalanına giderken ayarladıkları taksi geldiği bölgeden taksimetreyi çalıştırıyor.
Otel konforu yok ve bir guest house için biraz pahalı. Çok daha uyguna kalınacak oteller, hosteller var. Altı oda ile birlikte kendileri de kalıyorlar ve hem ev hem de ofis olarak kullanıyorlar. Aksamları bazen terasta kendileri yemek yiyor, her yer yemek kokusu oluyor. Marta, herkesin önünde gereksiz ilgi ve sevgi gösterisinde bulunuyor. Yapmacık ilgi insanı sıkıyor.

İyi tarafları : Sabah erken check-in yapılabiliyor. Terastan manzara güzel. Sugar Loaf ve Copacabana plajının eşsiz güzelliği ile kucaklaşıyorsunuz. Oda sayısı az olduğu için ortam samimi, eğer kalanlar uyumlu ise yeni arkadaşlıklar kurulabilir. Güvenlik sorunu yok, odalarda güvenlik kasaları var. Binanın kapısında 24 saat güvenlik görevlisi bulunuyor. Ayrıca guest house’ın kapısı da sürekli kilitli tutuluyor. Kahvaltısı güzel, ama kişi sayısından az miktar getiriyorlar. Bitenlerin yerine yenisini kolay kolay getirmiyorlar ya da bizim şansımıza öyleydi. Meyve suları ve meyvelerin tadına doyum olmuyor.

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Rio De Janeiro Fotoğraflarımız
Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Sugar Loaf ve Corcovado Fotoğraflarımız

www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi

Posted by ayferonur 11:09 Archived in Brazil Comments (0)

(Entries 1 - 2 of 2) Page [1]