A Travellerspoint blog

China

Pekin

sunny 35 °C

Uzak Doğu gezimizin ikinci durağı olan Pekin’e, bir dünya harikasını daha görme arzusu ile Seul’den 2 saatlik rahat bir yolculuk sonucu merakla geldik.
Havayolu şirketi olarak China Southern’ı kullandık ve kişi başı tek yön bilet fiyatı 325 ABD doları ödedik.

Ağustos 2011 Döviz Kuru : $1= 6.4 Yuan

Pekin Başkent Havaalanı: Pekin Başkent Havaalanı bizim için Çin’e ilk giriş noktası oldu. Gümrük işlemleri hızlı ve sorunsuzdu. Girişte herhangi bir soru ile karşılaşmadık. Gümrükten çıkınca kocaman bir Starbucks kafe ile karşılaşıyorsunuz. Sırt çantamızı aldıktan sonra havaalanı “Ekspres Trenini” kullanarak şehrin merkezine gittik. Tren tek yön kişi başı 25 Yuan. Biz ”Dongzhimen” istasyonuna kadar gittik. Bu istasyonda şehrin metro hattına geçip otelimize vardık. Tren çok kullanışlı ve pratik. Metro girişindeki otomatik bilet makinaları en fazla 50 Yuan’a kadar kabul ediyor. Mutlaka paranızı havaalanında en azından elinizde 10 veya 20 Yuan olacak şekilde bozdurmayı unutmayın.

İlk dikkatimizi çekenler, şaşırdıklarımız, güldüklerimiz vs.:

Trafik inanılmaz kötü, bilinen hiç bir trafik kuralı bu şehirde geçerli değil. Trafik ışığına uymuyorlar, bu hem yayalar hem de taşıtlar için geçerli. İstanbul’un trafiği, Pekin’deki düzensizliği görünce hiç bir şey. Yayalara yeşil yanarken caddeye giren belediye otobüsünün hız kesmeden yayalara doğru sürmesi bir de yayaların çekilmesi için anons yapması karşısında resmen dumura uğradık. Trafik polisleri ise neredeyse bütün kuralsızlıklara göz yumuyorlar, gezimiz boyunca hiç ceza kesen bir polise denk gelmedik.
Caddeler genelde geniş ve insan kalabalığı inanılmaz. Belki de Atlanta’da sakin bir bölgede yaşadığımız için bize öyle gelmiş olabilir. İstanbul’dan gelen birisi belki bizim kadar etkilenmeyebilir. Sokakta insanlar bize söylendiği gibi asık suratlı gelmedi. Çok fazla güler yüzlü insanlara denk geldik. Ama polisler, askerler gayet ciddiler.
Sokakta yürürken siz dikkat etmezseniz omuz atabilirler. Özellikle değil ama öyle yaşamaya alışmışlar galiba. Eğer çekilmezseniz ufak tefeğinden iri yarısına herkes çarpıyor ve yollarına devam ediyorlar. Sıra anlayışı hiç yok. Bilet sırasında elinizi ittirip bilet almaya calışabiliyorlar ya da metroya binerken onlarca insanın birden bire nasıl önünüze geçtiğini anlayamıyorsunuz.
Hava kirliliği yüksek. Temizlik anlayışları hiç yok. Yiyip, içtiklerini yerlere atmaktan çekinmiyorlar. Şehrin bazı yerleri inanılmaz kötü kokuyor. Yağmur ile beraber kanalizasyonlar taşıyor. Tuvaletlerde sabun ve kağıt genelde yok. Bazı yerlerde tuvaletlerin kapısı dahi yok. Zaten çok kapı kapama, kilitleme alışkanlıkları da yok. Alafranga tuvaletleri genelde kullanmakta zorlandıkları için alaturkayı tercih ediyorlar o yüzden genellikle boş buluyorsunuz ama temiz değil. Çok fazla yere tükürüyorlar ve bazen iğrenç olabiliyor. Hatta bazen arkamızdan gelen sesler karşısında bakmamız halinde ufak tefek bayanları görünce yok canım bunlardan o ses gelemez diye düşündüğümüz oldu. En şaşırdığımız olay ise; “Yasak Şehir’i” gezerken avlunun ortasına bir bayanın çocuğunun tuvaletini yaptırması oldu. Görevliler de dahil olmak üzere kimse uyarmadı, onlar için gayet normal bir olay. Biz şaşırdık, ne diyelim.
Şemsiyelerinin daima yanlarında olmasına alıştık ama en ufak çiseleyen yağmurda bile açmalarını yadırgadık. En komiği ise; “Çin Seddi’nde” inanlımaz sıkışık, dik olarak çıkılan bir bölümünde bile çiseleyen yağmurda şemsiyesini açanlar vardı. Zaten insanlar çok zor hareket ediyordu, açık şemsiyeler ile kargaşanın boyutu daha da arttı. Yaz günü basamakları çıkarken zaten sırılsıklam kalıyorsunuz kafaları koruma mantığını anlamadık, alışkanlıktan olsa gerek şemsiyeler otomatik açılıyor. Pratik bir şekilde maalesef düşünemiyorlar.
Bizimle fotoğraf çektirmek isteyenleri ise başta yadırgadık, sonra alıştık. Özellikle küçük sarışın turist çocuklarla fotoğraf çektirmek için neredeyse sıraya giriyorlardı.
İngilizce bilen maalesef çok yok, bir çok yerde sorun yaşıyorsunuz. Ayrıca sizi anlamış gibi yapıyorlar ve yardımcı olmaya da çalışıyorlar, ancak sonunda maalesef sizi anlamadıklarını anlıyorsunuz ve siz zaman kaybettiğinizle kalıyorsunuz.
Yerel restoranlarında genelde çatal-bıçak yok. Eğer çubukları kullanamıyorsanız yanınızda deneme çubuklarından veya çatal bulundurun. Restoranlarda garsonların bahşiş beklentileri yok, genelde kabul etmiyorlar. Hatta bazı yerlerde bırakmış olduğumuz bahşişleri paranızı unuttunuz diye arkamızdan getirenler oldu. Sizin için dediğimizde bazıları kabul etti bazıları ise geri çevirdi.
Oldukça lüks mağazalar ve alış-veriş merkezleri var.
Bir çok yerde ilave metro hattı çalışmaları devam ediyor.
Bu arada dikkatimizi çeken başka bir şey ise çok fazla Fransız turist görmemiz oldu.
Eğer genç düzgün giyimli bir bayan gelip nerelisiniz gibi sorularla başlayıp sohbet etmek isterse dikkatli olmamız konusunda uyarıldık. Bayan sohbet ile sizi oyalarken diğer arkadaşları tarafından hırsızlık yapılıyormuş.

Ulaşım :

Metro ağları çok iyi ancak metrolar inanılmaz kalabalık oluyor. Biz ilk şaşkınlığımızı zaten metroda yaşadık. O kalabalığın içinde bir de sırtımızda çantalar ile metroya binmek hayallerimizin ötesinde bir tecrübe oldu. Şaşkınlıktan ilk gelen metroya binemedik çünkü insanlar resmen metroya binebilmek için saldırdı. Belki izlemişsinizdir; youtube’da videosu olacak, insanlar biniyor ve trenin kapısını kapatmak için arkadan görevliler insanları itekliyor. Gerçekmiş… Gittik gördük ve bizzat yaşadık. Metroya ne şekilde binerseniz o şekilde iniyorsunuz. Hareket edebilmek, nefes alabilmek kolay değil. Sadece Pazar günü metro çok rahattı ancak diğer günler gerçekten inanılmaz kalabalıktı. Ayrıca siz sırada önde durduğunuzu sanıyorsunuz ancak tren gelmesi ile beraber önünüzdeki birkaç metrelik alana o kadar çok insan doluyor ki akıl sır erdiremiyorsunuz.
Metroyu kullanacak olursanız aklınızda bulunsun metro girişlerinde çantalarınızı güvenlik için x-ray’den geçiriyorlar.

Taksi ile ulaşım ucuz sayılır. Otelden, Batı tren istasyonu yaklaşık 27 Yuan tuttu. Akşam trafiğinde yol yaklaşık 15 dakika kadar sürdü. Taksi durdurmak her nedense zor oldu. Boş taksilere el kaldırmamıza rağmen durmayıp devam ettiler. Otel bölümünde yazdık ancak otelin bize taksi bulması neredeyse 15-20 dakika sürdü.

Gittiğimiz restoran, kafe ve marketler :

Starbucks: Hemen hemen her yerde Starbucks var. Küçük kahve 21 Yuan.

Paris Baguette: Kahvaltılarımızı burada yaptık. 2 kahve, 1 tatlı yiyecek ve 2 adet bagel 53 Yuan civarı. Maalesef peynir yok ama reçel çeşitleri var. Biz otelimize yakın olan Wangfujing sokağındaki “Orient Mall’un” alt katındaki kafeteryasına gittik.

Xi Shu Dou Hua Zhuang (Sichuan Restoran): “Orient Mall’un” alt katında güzel bir Çin restoranı. Biz beğendiğimiz için 2 akşam yemeğimizi burada yedik. Sorarsanız eğer çatal-bıçak getiriyorlar. İngilizce bilene denk gelmediğimiz için kağıda çatal çizerek anlaştık. Gayet doyurucu iki tabak yemek, iki büyük biraya toplam 146 Yuan hesap ödedik. Stir-fried beef with chilli, stir-fried diced duck ve normal pilav yedik, eğer acı ile aranız iyiyse gayet lezzetliydiler.

Sizzler: “Orient Mall’un” alt katında Amerikan restoran zincirlerinden. Her tür et, balık, tavuk çeşitleri ve açık büfe salata barları var. Maalesef biz yediklerimizden memnun kalmadık. Ne yediğimiz ve ne hesap geldiğini not alma gereği bile duymamışız. Aslında aynı katta sol tarafında kalan yerel bir restoranı denemek istedik ama çatalları olmadığı için deneyemedik.

Ole Market: Market “Orient Mall’un” içinde. Avrupa’dan gelme peynir dair her şeyi bulabilirsiniz. Markette satılanların fiyatları dışarıdaki marketlere göre pahalı.

Azabu Jyaban Sabo Restoran: Japon restoranı olup önünden geçerken inanılmaz kalabalık olması karşısında denemek istedik ama sonuç bizim için hüsran oldu. Yemeklerimizi neredeyse yemeden çıktık ve beğendiğimiz restorandan vazgeçmemeye karar verdik. İki yemek ve iki yeşil çay 150 Yuan civarı ödedik.

Donghuamen Gece Marketi: Market deyince alış-veriş düşünmeyin. Bu market akşam üzeri kurulan bir yiyecek marketi. Lokal lezzetleri seçerek yaptırabilir ve tadabilirsiniz. Fiyatları 5 Yuan’dan başlıyor.
IMG_4561.jpg

Çin Biraları:
Yanjing – İçimi gayet rahat. Günün yorgunluğunun üzerine buz gibi çok iyi gidiyor.
Tsingtao – Bize Yanjing daha güzel gibi geldi. Tsingtao’nun içimi sanki biraz daha sertti.

Gezilecek Yerler:

Çin Seddi ve Ming Mezarları: Çin Seddine gitmek, o duvarlarda yürümek eminim ki bir çoğumuzun hayali. Biz de bu hayalimizi gerçekleştirebildiğimiz için mutluyuz. Her ne kadar tur ile gidince 2 saat gibi kısa bir zaman dilimini geçirdiğimiz için ise üzgünüz.
Seddin yapımına M.Ö. 200’lü yıllarda başlamışlar. Uzunluğu ile ilgili çok farklı bilgiler var ancak bizim turun rehberi 8850 km kadar olduğunu söyledi. Ayrıca Wikipedia’da Çin Devlet Ölçme ve Haritalama Dairesi seddin uzunluğunu 8851 km olarak açıklamış olduğuna dair bilgi var. 2007 yılında dünyanın yedi harikasından birisi olarak seçilmiş. İlk yıllarda duvarlar kilden daha sonra da taştan yapılmış. Bizim gittiğimiz gün hava maalesef kapalı, sisli ve hafif yağmurluydu. Hatta yukarıdaki kulelere doğru çıktığımızda neredeyse görüşün 30 – 40 metreye kadar düştüğü oldu. Maalesef seddin, fotoğraflarda ve televizyon ekranlarında gördüğümüz o muhteşem görüntülerini biz yakalayamadık. Tabi ki istediğimiz gibi fotoğraflar da çekemedik. Ancak havaya rağmen elimizden geldiğince o anın tadını çıkarmaya çalıştık.
Çin Seddine çeşitli bölgelerden ulaşabiliyorsunuz. Galiba en rahatı ve turistiği Badaling ve biz de tur ile Badaling’e gittik. Badaling’e, Pekin Kuzey tren istasyonundan karşılıklı tren seferleri var. Biz aslında tren ile gitmeyi istiyorduk ancak ilk günkü inanılmaz kalabalık, karmaşa, dil sorunu ayrıca eşimin sırt çantasını taşırken boynunu incitmesi üzerine rahata kaçıp tur ile gitmeyi tercih ettik. Tren sabah 9:30 gibi kalkıyor ve yol bir saat 10 dakika sürüyormuş. Dönüş içinde saat 3:22 ve 7:40’da Badaling’den tren var. Pekin Kuzey Tren İstasyonuna metro ile 2 ve 4 numaralı hattı alıp ‘Xizhimen’ istasyonundan ulaşabilirsiniz. Gidiş-dönüş tren bileti 35 Yuan. Ayrıca Lonely Planet’den okuduğumuz kadarı ile belediye otobüsü de varmış. Tren ile ilgili bir çok bilgiye ulaşabileceğiniz bir web sayfası; http://www.seat61.com/China.htm#Great Wall of China
IMG_4175.jpg

Tur ile gittiğimizi belirtmiştik ve tur ile ilgili bilgileri de paylaşmak istiyoruz ki daha sonra gidenlere elimizden geldiğince fikir verebilelim. Biz 240 Yuan’a otelden alınma, Çin Seddi, Ming Mezarları, Olimpiyat Parkı, Çay seramonisi, öğle yemeği ve otele geri bırakılmanın da dahil olduğu bir tura katıldık. Tur’u da “Wangfujing” sokağındaki turist ofisinden ayarladık. Memnun kaldık mı, cevabımız kesinlikle HAYIR…. Sebeblerine gelince; 2 saat Çin Seddi’ne ayırmaları, Ming mezarlarındaki ilgisizlik, zorla bir saati Yeşim taşı atölye ve satış mağazasında geçirtmeleri, Olimpiyat Park’ında ayak masajına götürüp bize şu rahatsızlığınız var diye bir takım ilaçlar satılmaya çalışılmasıydı. Neyse turun detaylarına gelirsek; sabah 7:00’de otelimizden alındık. Küçük bir minibüs ile başka bir otelden Fransız bir aileyi de alarak Sedde doğru yola çıkıldı. 8:50’de Badaling’e vardık. Cumartesi sabahı ve trafik tek kelime ile inanılmaz kalabalıkti. Fransızlar alışık değiller özellikle bayanın çığlıkları ile beraber her gidilebilmesi imkanlı şeritten ilerleyerek hedefimize vardık diyebiliriz. Biz İstanbul’dan ne de olsa alışığız buradaki fark karşı şeridi de kullanabiliyorsunuz. Hatta karşı şeritten gelen varsa karşı şeridin emniyet şeridinden bile gidebiliyorsunuz. Bu şartlarda giderek Badaling’e gelebildik. Seddin bir bölümünü bile görmek hepimizi heyecanlandırmaya yetti. Rehberimiz giriş biletlerini aldıktan sonra bizlere minibüsün olduğu yer konusunda uyarıp serbest bıraktı. Rehberimizin manzaranın özellikle ikinci ve dördüncü kule arası çok güzel olduğunu söylemesi üzerine büyük bir hevesle dehşet bir kalabalığın arasına dalıp yukarıya doğru çıktık. Biz beşinci kuleye kadar çıktık fakat hava şartlarının iyi olmamasında dolayı beklediğimiz görüntüleri yakalayamadık. Çıkış yaklaşık 40 dakikamızı aldı. Genel olarak insanlar 3. kuleden sonra devam edemiyorlar ve çıkış yolu çok rahatlıyor. Biz beşinci kuleye geldiğimizde dinleniyoruz ve gözümüz daha da yukarılara doğru devam etmekte ancak hem zaman hem de hava şartlarından dolayı biraz dinlenip inişe geçiyoruz. Aşağıya indiğimizde tişörtlerimizi değiştirme ihtiyacı hissettik, hem yağmur hem de ter etkisini göstermişti. Eşimin yanında yedek tişörtü olmadığı için hediyelik eşya satan mağazaların birinden 60 Yuan’a tişört alıyoruz. Yaz aylarında geldiyseniz yanınızda yedek tişört götürmenizi tavsiye ederiz. 10:40 gibi Çin Seddi’nden ayrılıyoruz 11:35 gibi Yeşim taşı (Jade Factory) atölyesine geliyoruz. Burada önce bu taşlara nasıl şekil verildiğini izliyoruz, taşlar gerçekten çok güzel ancak bizim satın alma gibi bir düşüncemiz yok. Dolaştıktan sonra kapının önünde bekliyoruz. Saat 12:30 gibi buradan ayrılıyoruz. Yeşim taşı her bayanda o bayanın kokusundan dolayı farklı bir renk alıyormuş. Yani kişiye özel bir taş. Taşın en büyük özelliklerinden bir tanesi bu. Gitiiğimiz ortam çok turistik maalesef. Buradan Ming Mezarlarına gidip sadece bir imparatorun mezarını ziyaret ediyoruz. Pekin’e dönüş yolunda Olimpiyat parkına uğruyoruz. Burada ayak masajı yapıyorlar. Ayrıca Tibet’li bir doktorun müsait ise gelebileceğini (tabi ki müsait) avuç içinize bakıp sağlığınız ile ilgili bilgi verebileceğini söylediler. Az sonra Tibet’li doktorumuz geldi. Biz de mahsuru yok diyerek avuçlarımıza ve ağzımızı açıp dilimize baktırdık. Eşime böbreğinde sorun olduğunu ve iyileşmesi için yaklaşık 1000 dolar ödeyerek 3 aylık ilaç kürlerini alabileceğimizi söyledi. Eşimle birbirimize bakıp ne yapalım diye konuşurken henüz bir şey söylemeden rakamı biraz daha aşağıya çektiler. Hatta para durumumuza göre 1 aylık kür alabileceğimizi söyledi. İlaçta pazarlık yapmaları hoşumuza gitmedi ve tabi ki en önemlisi madem 3 aylık kür gerekiyor 1 aylık ilacı satmaya çalışmaları ve ilacın devamını nereden nasıl bulacağımız konusunda yardımcı olmamaları. Aslında doktorun böbrek konusunda yapmış olduğu tesbit doğru, modern tıptaki doktorlar da bu durumun farkındalar ve takip ediyorlar. Dediklerinde haklı olabilir ancak bizim aklımıza hem doktorluk anlamında hem de etik olarak yatmadığı için biraz da kızarak ayrıldık. Olimpiyat parkından ayrıldıktan sonra çay seramonisi için duruyoruz. Burada çeşitli çayların Çin’in hangi bölgesinden toplandığı, özellikleri, sağlığa faydaları ve nasıl demlenmesi konusunda sunum yapıyorlar. Ayrıca demlenen farklı çaylardan tadabiliyorsunuz. Daha sonra da satış bölümüne geçiyoruz. Bizde 1-2 paket çay alıyor ve otelimize dönmek üzere ayrılıyoruz. Rehberimiz aracılığı ile akşam akrobasi şovuna bilet aldık. Bizi şovun olduğu tiyatroya kadar bıraktılar. Rehberimiz biletlerimizi alıp görevliyle konuştuktan sonra tiyatroya girdik. Rehberimizin buradaki yardımı takdire değerdi. Turda en mennun olduğumuz; rehberimizin ilgisi ve verdiği bilgilerdi.

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Çin Seddi Fotoğraflarımız

Yasak Şehir - Fobidden City (12 Ağustos 2011): Yasak Şehir’in girişine sabah erken saatlerde geldiğimiz halde inanılmaz bir kalabalık ile karşılaşıyoruz. Mao’nun resminin asılı olan kapıdan geçtikten sonra geniş bir avluya giriyoruz. Bu avluya giriş yaptıktan sonra hemen solda bir bilet gişesi var. Bu gişedeki biletier Sarayı gezmek için değil, Mao’nun resminin olduğu üst bölümdeki “TiananMen Kapısı’nı” gezmek için. Giriş ücreti 15 Yuan. Burayı isterseniz Saraydan sonra gezebilirsiniz. Saray’a giriş için avluda yürümeye devam edin. Asıl girişin sağında ve solunda iki adet bilet gişesi göreceksiniz. Sarayın giriş ücreti kişi başı 60 Yuan. Ayrıca birçok dilde ve Türkçe otomatik rehber var, 40 Yuan’a kiralayabiliyorsunuz. 100 Yuan’da ayrıca depozit alıyorlar. Çıkışta depozitemizi sorunsuz aldık. Son İmparator filmini herhalde hatırlamayan pek yoktur. Saraya girince filmin sahneleri de gözünüzün önüne geliyor. Avlulardan geçip sıralanmış binalar gerçekten etkileyici. Bu binaların içlerine girmek yasak. Dışarıdan fotoğraf çekebiliyorsunuz. Bir çok binayı da müzeye çevirmişler. Bu müzelerin de girişleri ücretli. Mesela; hazine müzesine giriş 10 Yuan, saat müzesi 10 Yuan. Sarayın içinde kafeterya, restoran var. Dışarıdan su veya yiyecek taşımanıza gerek yok, fiyatlar makul. Sarayın arka tarafında çok güzel bir bahçesi var. Sarayı ve müzeleri yaklaşık 4-5 saatte rahatlıkla gezebilirsiniz. 1987 yılında Dünya Kültür Mirası listesine eklenmiş. Dünyadaki en büyük işlenmiş Yeşim taşı Yasak Şehir’in içindeki bir müzede. Ağırlığı 5350 kilogrammış.
Saray ile ilgili detaylı bilgileri aşağıdaki web sayfasından öğrenebilirsiniz.
http://www.dpm.org.cn/shtml/2/@/8797.html
IMG_3584.jpg

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Yasak Şehir Fotoğraflarımız

Lama Tapınağı: Pekin’de eğer bir tane tapınağa gitmek istiyorum diyorsanız kesinlikle Lama Tapınağı’nı görmenizi tavsiye ederiz. Tibet dışında Çin’deki en büyük Budist tapınağıymış. Giriş ücreti 25 Yuan ve ayrıca almak isterseniz İngilizce elektronik rehber 40 Yuan. Biletiniz ile beraber 5 dakikalık bir de cd veriyorlar. Cd’nin içeriğinde Lama Tapınağının tanıtımı var. 5 numaralı metro hattında “Yonghegong Lama Temple” istasyonundan yürüyerek ulaşabilirsiniz.

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Lama Tapınağı Fotoğraflarımız

IMG_4245.jpg

Konfüçyus Tapınağı: Giriş ücreti 30 Yuan. Yüksek sezon ve düşük sezonda rakamlar farklı. Bizce görülmeye değer bir tapınak. Özellikle Konfüçyus’un hayatını ve öğretilerini merak ediyorsanız mutlaka görmenizi tavsiye ederiz. 5 numaralı metro hattında “Yonghegong Lama Temple” istasyonundan yürüyerek ulaşabilirsiniz.

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Konfüçyus Tapınağı Fotoğraflarımız

IMG_4360.jpg

Temple of Heaven: Giriş ücreti 35 Yuan. Bu rakama park ve tapınak dahil. İkisini birden gezmek istemezseniz sadece park 15 Yuan, tapınak da 20 Yuan. Biletinizi içeri de 4 ayrı yere giriş için kullanıyorsunuz. Her giriş yaptığınız yer için biletin üzerindeki bir parçayı koparıyorlar. Kesinlikle Pekin’de görülmeye değer bir park ve tapınak. Park özellikle inanılmaz güzel. Biz Pekin’deki son günümüzde gittik ve maalesef şansımıza çok yağmurlu bir gündü. Yağmura rağmen çok keyif aldık. Metro ile 5 numaralı hatta “Tiantandongmen” istasyonundan çıkınca hemen girişe ulaşabiliyorsunuz.

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Temple of Heaven Fotoğraflarımız

DSC01226.jpg

Drum – Bell Tower: Her iki kuleyi 30 Yuanlık tek bilet ile dolaşabiliyorsunuz. Her iki kulede de içeriden dik bir şekilde çıkan merdivenler ile yukarı çıkabiliyorsunuz. Drum Kulesi’nde her saatte bir buçuklarda yaklaşık 5 dakikalık bir gösteri oluyor. Gittiğinizde zamanınızı ona göre ayarlarsanız izlemeye değer. Ancak kaçırırsanız da çok fazla üzülecek bir gösteri değil. Bell Kulesi’nin alt katında Çay seramonisi yapılıyor. Çeşitli çayların pişirme şekilleri gösterilip, tadına baktırılıyor, çaylar hakkında bilgi veriliyor ve daha sonrasında satış yapılıyor. Biz bir gün önceki turda böyle bir seramoniye katıldığımız için burada katılmadık.

Wangfujing Sokağı: Bizim kaldığımız otele çok yakın olduğu için sabah kahvaltısı, akşam yemeği ve alış-veriş için bu sokak mekanımız oldu. Gece gündüz sürekli hareketli. Biz bu sokağın güney tarafının başlangıcında yer alan Oriental Alış-veriş merkezinin alt katındaki restoranları denedik.
IMG_4551.jpg
IMG_4467.jpg

Nanluoguxiang Bölgesi: Bu bölge Drum ve Bell Kulesi’ne çok yakın. Trafiğe kapalı bir sokak. Küçük kafeler, barlar, restoranlar ve hediyelik alış-veriş yapılabilecek yerlerin olduğu özellikle gençlerin rağbet ettiği bir sokak. Caddenin etrafında Hutong’lar var. Hutong’ların olduğu sokaklara girip dolaşabilirsiniz. Metro ile 5 numaralı hatta Beixinqiao istasyonundan çıkınca eğer Drum ve Bell Kuleleri’nin olduğu tarafa doğru yürürseniz bu sokağın başlangıcına ulaşabilirisniz. Bu bölgede yağmurdan sonra ağır kanalizasyon kokusu oluyor. Eğer yağmurların yoğun olduğu bir dönemde giderseniz bu bölgeyi kalmak için tercih etmemenizi tavsiye ederiz.
IMG_4439.jpg

Yaz Sarayı (Summer Palace): Bizim gitmeye vaktimiz olmadı ancak yeterli gününüz varsa seyahat planınıza ekleyebilirsiniz.

TV Kulesi: Pekin TV kulesi üzerinde hem açık hem kapalı gözetleme kulesi hem de restoran varmış. Biz gitmedik ancak otelden broşürünü yanımıza almıştık. Bulduğumuz internet sayfasını da bilgi için ekliyoruz.
http://www.tour-beijing.com/blog/beijing-travel/how-to-visit-cctv-tower-in-beijing/

Akrobatik Show: “Jin Sha” tiyatrosunda gösterilen “Legend Of Jinsha” adlı şova gittik. Şovdaki performanslar gerçekten çok etkileyiciydi. Her performans kendine göre çok zordu ve başarılı bir şekilde sunum yaptılar. Fiyatlar kişi başı 180 Yuan’dan başlıyor. Biz 280 Yuan olan bölümden aldık. Hem turistler hem de yerel halk atrafından talep gören bir şovdu.

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Pekin Fotoğraflarımız

Kaldığımız Otel hakkındaki düşüncelerimiz :

Jade Garden Otel: Otelin konumu, rahatlığı ve temizliği itibarı ile kesinlikle tavsiye ederiz. Gecesi iki kişi oda fiyatı 70 dolar ödedik. (11-15 Ağustos 2011)

Kötü tarafları : Otelin rahatsız edici kötü bir yanı yoktu. Dikkatimizi çekenler ise; oda da kablosuz internet yok. İsterseniz odadaki televizyonu kullanarak ya da LAN kablosunu bilgisayarınıza takarak internete bağlanabiliyorsunuz. Odanın büyüklüğüne karşın elbise dolabı çok küçüktü. Banyosu, özellikle küveti eskiydi ama temizdi. Otelin lobisindeki bilgisayar odası ücretliydi. Taksi ayarlama konusunda ise başarısızlar. Tren istasyonuna gitmek için taksi ayarlamaları yaklaşık 15-20 dakika kadar sürdü. Zamanınızı iyi ayarlamanızda fayda var.

İyi tarafları : Otelin yeri gerçekten mükemmel. Metroya, Tian’an Men meydanına, Yasak Şehir’e ve Wangfujing caddesine (yiyecek-alışveriş) yürüme mesafesinde. Ayrıca otelden çıkıp sağa döndükten sonra bir blok yürüdüğünüzde “Donghuamen Gece Marketi’ne” geliyorsunuz. Odamız gayet geniş ve rahattı, emanet kutusu ve mini buzdolabı var. Buzdolabına her gün ücretsiz 4 şişe su, 2 tane kola ve 2 tane sprite koyuyorlar. Bunların haricindekiler ücretli ve üzerinde fiyatı yazıyor. Su ısıtıcı ile kahve ve çay var. Banyoda ücretli ve ücretsiz şampuan setleri var. Asya’da kaldığımız tüm otellerde olduğu gibi bu otelin odasında da terlikler ve her türlü duş ürünleri, dış fırçası ile diş macunu vardı. Check-in esnasında 100 dolar nakit depozit verdik ve çıkışta sorunsuz bir şekilde paramızı geri aldık. Otelin döviz kurları bankalar ile aynıydı. Dışarıda döviz bürosu görmedik. Bir kez bankada döviz bozdurduk. Otelde açık büfe kahvaltı 68 Yuan, biz kahvaltı almadık. Şöyle bir baktık ancak pek ağız tadımıza uygun gelmedi. “Paris Baguette’te” oteldeki bir kişi rakamı ile iki kişi hem daha hesaplı hem de damak zevkimize daha uygun kahvaltı yapmayı tercih ettik. Resepsiyondakiler ilgililer. Yağmurda dışarı çıkarken gün içinde kullanmamız için hemen bir şemsiye verdiler.

www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi

Tavsiyeler:

  • Latin alfabesi bir çok yerde sorun olduğu için gideceğiniz yerin Çin alfabesinde yazılı bilgisi olursa çok faydası olur. Tüm Çin için geçerli bir tavsiye, inanın kesinlikle çok faydasını görürsünüz.
  • Eğer zamanınız varsa Çin Seddi’ne mutlaka otobüs veya tren ile gidin ki vaktinizi dilediğiniz gibi kendiniz ayarlayabilin. İstediğiniz kadar dolaşıp bunca yıllık hayalinizin gün boyunca tadını çıkatın.
  • Yağmur döneminde gitmemenizi tavsiye ederiz. Rutubet ve hava kirliliği yüzünden hava hep pusluydu. Yağmur yağdığında daha da puslanıyor.
  • Eşim lens kullanıyor ve hava kirlilği ile beraber lensler sorun yarattı. Gözlük kullanınca gözleri iyileşti. Yanınızda mutlaka numaralı gözlüğünüzü götürmeyi unutmayın.
  • Elektrikli cihazlar için aparata ihtiyaç var. Voltaj 220V.
  • Ulaşımı taksi ile yapacaksınız, özellikle mesai saatlerinde ekstra trafiği ve taksi bulma zorlugunu da göz önünde bulundurarak yola çıkın.
  • Parklara, tapınaklara giderken yanınızda böcek kovucunuz bulunsun. Eşim bu konu da çok hassas olduğu için seyahatlerimizde yanımızdan ayırmıyoruz. Bu seyahatimiz için özel böcek kovucu gömleklerden aldık ve gerçekten işine yaradı.
  • Bazı seyahat sitelerinde yiyecekte sorun yaşadıklarını özellikle ekmek olmadığını belirtmişler. Biz sorun yaşamadık, hamur işi ve ekmek ürünleri gayet yaygın. Yanınızda yiyecek getirmenize gerek yok.

Posted by ayferonur 19:23 Archived in China Comments (0)

Şangay

sunny 30 °C

Xi’an dan tren ile yorucu ve uzun bir yolculuktan sonra Şangay’a geldik. Doğunun Paris’i diye anlatılan şehre Pekinden sonra yüksek beklentiler ile daha fazla bir heyecan içinde geldik. Maalesef inanılmaz bir yağmur bizi karşılıyor. Tren istasyonundan dışarı adım atmak bile imkansız. Bu sırada etrafımıza bir dolu insan gelip gideceğimiz otele taksi ile götürmeyi teklif ediyorlar. İstasyndaki görevliler latin alfabesi ile yazılı kalacağımız otelin adını ve adresini anlamadıkları için yardımcı olamıyorlar. Otelin tren istasyonuna çok yakın olduğunu biliyoruz ama dışarısı çıkılacak gibi değil. Bu sırada yürüyerek 5 dakikada gidilecek olan otele yakınlığını bilmediğimizi sandıkları için taksiciler 100 Yuan istiyorlar. Taksiciler her yerde aynılar. Bir de bazı Turizm firmalarını temsil eden kişiler gelip sizin bir otelde yer ayırttığınızı bilmelerine rağmen sizin kafanızı karıştırıp kendi otellerine götürmeyi teklif ediyorlar. Bu tür durumlarda dikkatli olmakta fayda var. Yağmurun dinmeye niyeti olmadığını anlayınca otele yürüyoruz. Otele vardığımızda her ikimiz de yağmurluklarımıza rağmen fevkalade ıslanmışız. Bu halimizi gören otel personeli oda konusunda yardımcı olup erken check-in yapmamıza yardımcı oldular. Kısa bir dinlenmeden sonra yağmurun da hafiflemesiyle kendimizi Şangay’ın sokaklarına atıyoruz.

Ağustos 2011 Döviz Kuru : $1= 6.4 Yuan

IMG_4933.jpg

İlk dikkatimizi çekenler :

Pekin’e göre trafik çok daha düzenli, metrosu az kalabalık ve daha rahat kullanılabiliyor. Sokaktaki insanlar kesinlikle Pekin’e göre çok daha saygılı ve özen gösteriyorlar. İngilizce bilen nispeten daha fazla, özellikle turistik bölgelerde ingilizce konusunda sorun yaşamıyorsunuz. Tursistik bölgelerde saat ve eşya satmak isteyenler bazen çok zorluyorlar, elinizden geldiğince dikkate almayın. Birisine soru sorduğunuzda eğer hemen cevap vermiyor da bir şeyler anlatmaya çalışıyorlarsa emin olun ki bilmiyorlar ve fazla vakit kaybetmemenizi öneririz. Umumi tuvaletlerde kağıt ve sabun genelde yok. Kafelerin içinde tuvalet olmuyor, alış-veriş merkezlerine girmek gerekebiliyor. Şangay, Pekin’e göre daha temiz ancak özellikle yağmur sonrası bazı bölgelerde kanalizasyon kokusu oluyor. İnsanlar o kadar pisler ancak sokaklardaki çöp kutularını geri dönüşüm ve genel çöpler için ayırmış olmaları dikkat çekici. Şemsiyelerini yağmur olsada olmasa da yanlarından ayırmıyorlar. Güneş olduğu zamanda şemsiyeler hemen açılıveriyor. Şangay’da parklar çok güzel. Binalarn arasında nefes almanızı sağlıyor. Alkol ve sigara tüketimi fazla, içip dağıtanların sayısı da fena değildi. Akşamları otelin lobisinde oturup internete giriyorduk ve otelin barında mutlaka birkaç sarhoş güvenlik görevlilerince dışarı cıkarılıyordu. Erkekler tişörtlerini göbek üstüne kadar sıyırıp, o şekilde dolaşıyorlar. Kendilerine göre serinliyorlar diye düşündük. Bu gözlemlerimizin bazıları sadece Şangay değil Xi’an ve Pekin’de gözlemlediklerimizi de kapsıyor.

Ulaşım :

Metro kullanımı gayet kolay ve rahat. Pekin metrosundan sonra bize çok rahat geldi. İnsanlar daha saygılı ve dikkatli. Metroya binerken okuttuğunuz kartı metrodan çıkarken de okutuyorsunuz, o yüzden metro kartınız çıkmadan önce kolay ulaşılabilecek bir yerde olsun. Günlük kartlar 25 Yuan ancak biz almaya gerek duymadık. “City Sight Seeing Tour Buses” biletini aldık. 24 saat içinde istediğiniz kadar kullanabiliyorsunuz ve gezilecek bölgeleri de görmüş oluyorsunuz, gerektikçe metroyu da kullandık. Görevlilerin İngilizceleri yok ancak ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorlar.
Biz taksi kullanmadık ancak otelden edindiğimiz bilgiye göre taksiler çok pahalı değil. Gitmeden önce notlarımıza taksilerin 12 Yuan’dan açıldığını ve ilk 3 km için bu rakamın geçerli olduğunu yazmışız.

Şangay Pudong Havaalanı: Havalanında bilet işlemlerimiz ve gümrük işlemleri gayet hızlı bir şekilde tamamlandı. Biz terminal-1’i kullandık. Havaalanında galiba bir tane daha büyük terminal var. Öğlen yemeğini havaalanında yedik ancak memnun kalmadık. Güvenlik ve gümrüğü geçtikten sonra duty free, restoran ve kafeler var. Bu terminalde Starbucks göremedik.
Biz havaalanına metro ve hızlı treni kullanarak gittik. Otelden 1 numaralı hat ile ‘People Square’ istasyonuna geldik. Bu istasyonda 2 numaralı hattı alarak “Long Yang” istasyonunda inip hızlı trene bindik. Metro ile havaalanına kadar isterseniz devam edebiliyorsunuz. Biz ilk kez hızlı ve magnetik system ile çalışan bir trene binmeyi denemek için bu yolu seçtik. Hızlı tren “Long Yang” istasyonundan 8 dakikada Pudong havaalanına varıyor. Eğer metro ile gelirseniz yaklaşık yarım saat sürüyormuş. Hızlı tren 301 km/saat hıza çıktı, günün bazı saatlerinde 430 km/saat hızına çıkıyormuş. Otelden ayrılış ile havaalanı bilet işlemlerinin olduğu yere gelmemiz toplamda bir saat 10 dakika kadar sürdü.
Hızlı tren tek yön 50 Yuan, çift yön 80 Yuan. Metro ile Long Yang istasyonuna kadar 4 Yuan’a geldik. Durak sayısına göre metro bilet fiyatları değişiyor.

Gittiğimiz restoran, kafe ve marketler :

Starbucks: Hemen hemen her yerde var. Otelimizin hemen karşısında bir tane olduğu için bizim kahvaltı mekanımız oldu.

Pizza Marzano: Öğlen yemeğimizi yedik. Hafif öğlen menüsü aldık. Menü 65 Yuan ve içeriğinde küçük boy pizza, salata ve içecek var. Lezzeti iyiydi. Xintiandi bölgesinde.

Paulsener Munich Restaurant (19 Ağustos 2011): Gündüz planladığımız bir kaç restoran çok kalabalık olduğu için bu restoranı tercih ettik. Bir ızgara Salmon, bir ızgara tavuk, 3 tane 500 ml bira toplamda 504 Yuan hesap geldi. Tabaklar doyurucu ve yemekler iyiydi. Xintiandi bölgesinde.
Chalen Restaurant (Pudong Havaalanı): Öğlen yemeğimizi havalanında lokal bir restoranda yemek istedik ve Chalen restoranı seçtik. Maalesef yiyecekler damak tadımıza pek uymadı. 2 bira 2 tabak yemek toplam 158 Yuan verdik.

Gloria Jean’s Coffee: Biz Bund’daki kafeye uğradık. Bir çay bir kahve ve iki Somon sandöviçe 75 Yuan ödedik. Burada Şangay da öğrenci olan Anıl ile tanıştık. Öğrencilikle birlikte Türkiye’den iş veya gezme amaçlı gelenlere de rehberlik hizmeti veriyor. Kendisinin iletişim bilgisini tavsiyeler bölümünde bulabilirsiniz.

Biz gidemedik ama Anıl bize Anadolu restoranı önerdi. Anadolu restoranı için 1 numaralı hattı kullanıp Hengshan istasyonundan çıkmanız gerekiyor.

Xintiandi bölgesine akşam yemeği için gittiğimizde özellikle “Kass Bistro Bar” çok kalabalıktı. Biz yer olmadığı için bu restoranı deneyemedik. Menüleri çok çeşitli. Hemen karşısında bir Vietnam restoranı var ancak bizim damak tadımıza uygun bir şeyler bulamadık.

Gezilecek Yerler:

Yuyuan Garden ve Bazaar: Giriş ücreti 30 Yuan. Yuyuan bahçeleri gerçekten muhteşem ve görülmeli. Bahçenin içinde tapınaklar, imparator ve üst düzey yöneticilerin toplantı yaptıkları salonlar, çok hoş bir göl ve yürüyüş alanları var. Çok sakinleştirici ve bol bol güzel fotoğraflar yakalayabileceğiniz bir yer. Bahçe 16. Yüzyılda inşa edilmiş.
Bahçenin dış tarafında ise bir çok dükkan, restoran ve kafeterlar var. Hediyelik eşyalarınız buradan alabilirsiniz, pazarlık etmeyi unutmayın. Yarı yarıya kesin hatta 1/3 fiyatına bile alabilirsiniz. Çin mutfağını tercih etmeyenler için Starbucks veya Mc Donalds seçeneği var. Dondurma düşünürseniz Haagen Dazs var ancak tadını o kadar çok beğenmedik. Binalar mimari olarak çok güzel ancak binaların yaklaşık 10 yıl once yapıldığını Çinli bir beyden öğrendik. Doğrumu söyledi bilemiyoruz. Şangay City God tapınağı var. Giriş 10 Yuan. Gezimiz boyunca gezdiğimiz onca tapınaktan sonra burayı dolaşmadık.
Ulaşım metro ile 10 nolu hatta Yuyuan istasyonunda inip beş dakika kadar yürüyerek ulaşabiliyorsunuz.
IMG_4981.jpg
IMG_4962.jpg

The Bund: Huang Pu nehrinin hemen kıyısında, bölge Fransızların ve İngilizlerin inşa ettikleri koloniyel tarzda binaları barındırıyor. Nehrin kıyısında yürüyüş yolları yapılmış. Kafeler ve restoranlar var. Nehrin diğer yakasında ise Pudong bölgesi gökdelenlerin ihtişamı ile izlenebiliyor. Bir yanda tarihi koloniyel binalar diğer yanda modern binaları zevkle izleyebilirsiniz. Özellikle hava karardıktan sonra burası görülmeye değer. Bund’da dolaşırken kiosklarda maalesef soğuk su satmıyorlar. Her türlü içecek var ama soğuk su yok. Herhalde pahalı olan diğer içecekleri satmak istiyorlar. Sıcak günlerde susuz yapamam diyorsanız dolaşırken yanınızda su bulundurmanızı tavsiye ederiz.
DSC01395.jpg

Nanjing Sokağı: Benzetme yaparsak bizim Beyoğlu gibi uzunca ve daha büyük bir cadde ve trafiğe kapalı. Mağazalar, restoranlar, kafeteryalar, alış-veriş merkezlerini barındıran gündüz ve gece kalabalığı eksik olmayan bir cadde. People Square’den ve Bund’dan yaklaşık 10 dakikada caddeye yürüyebilirsiniz. Metro ile gelmek isterseniz 2 numaralı hattı kullanın ve “Nanjing Road” istasyonunda yukarı çıkın.
IMG_4906.jpg

Pudong: Şangay’ın ticaret merkezi diyebiliriz. Etrafınızda birçok gökdelen göreceksiniz ve bu binaların çoğunun üst katlarında gözlem kuleleri var. Biz çıkmadık ancak eminim ki güzel bir havada manzara çok güzel olacaktır. Bu bölgede akvaryum ve çok büyük bir alış-veriş merkezi var. Nehir kıyısı çok güzel. Kafeler ve restoranlar nehir boyunca sıralanmış. Biz de Starbucks’da oturup, kahvemizi yudumlarken manzaranın tadını çıkarttık. Metro ile 2 numaralı hat üzerinde “Lujiazui” istasyonundan bu bölgeye ulaşabilirsiniz.
IMG_4928.jpg
DSC01401.jpg

Xintiandi: Bu bölge araba trafiğine kapalı caddelerin etrafında restoran, kafe, bar ve alış-veriş mağazalarının olduğu hoş bir mekan. Kesinlikle bir akşam yemeğinizi bu bölgede yiyebilirsiniz. Metro ile 1 numaralı hatta “HuangPi Road South” istasyonunda inmeniz gerekiyor.

Şangay Müzesi: Müze girişi ücretsiz. Vaktiniz varsa gezebilirsiniz. Müzenin binası çok güzel. Bazı bölümler biz gezerken kapalıydı. Müze genel olarak Çin tarihindeki eski yazılar, heykeller, değişik dönemlerde bulunmuş tarihi eserler vs. içeriyor. İlgisini çekenler için bir kaç saat güzel bir gezi olabilir.

People Square: Metro istasyonunun altında “Hong Kong Shopping Center” diye mağazalar, kafeler var. Eski Şangay’ı; mağazalar, kafeteryalar ve resimler ile anlatmaya çalışmışlar. 10-15 dakikanızı ayırıp dolaşabilirsiniz. People Square’e çıktığınız zaman ise Nanjing sokağına, Şangay müzesine, şehir belediye binasına ve etraftaki birçok alış-veriş merkezine gidebilirsiniz. Biz görmedik ama belediye binasında 2020 yılının Şangay planını görebiliyormuşsunuz.

City Sight Seeing Tour Buses: 24 saat geçerli bileti 30 Yuan’a alabilirsiniz. 2 tane hatları var. Birinci hatta 12, ikinci hatta 4 durak var. Birinci hat genel anlamda gezilip görülecek yerleri kapsıyor diyebiliriz. İkinci hattı “Pudong” tarafına geçiyor. İstediğiniz kadar indi bindi yapabiliyorsunuz. Koltuklarda kulaklık sistemi ile gidilen bölgeler hakkında bilgi veriliyor. İngilizce dil seçeneği var. Bize firma çok ciddi gelmedi, şöförler İngilizce bilmediği için sorularınızı cevaplayamıyorlar. Bazen duraklarda çok fazla bekliyorlar. Ama yine de metroya gir çık yapmak yerine işimize çok yaradı. Başka bir firmanın da benzeri turunun olduğunu gördük. Fiyatları biraz daha yüksek ama daha detaylı dolaştırıyorlar.

Kaldığımız Otel hakkındaki düşüncelerimiz :

Grand Mercury Oteli: Gecesi iki kişi oda fiyatı 80 ABD dolarına kaldık. Check-in sırasında depozit istiyorlar, biz dolar olarak nakit verdik ve otelden ayrılırken iade ettiler. Xi’an dan tren ile gelip Şangay tren istasyonunun dışına çıktığımızdaki sürpriz: bardaktan boşanırcasına yağan yağmurdu. Oteli, istasyonun kapısından görebiliyorduk. Yağmurun dinmesini 15-20 dakika kadar bekledik ancak dinmeye niyeti yoktu. Otele 10 dakikalık yürüyüş sonrası vardığımızda içimize kadar sırılsıklam olmuştuk. Saat henüz sabah 10 civarıydı ve bu seyahatimizde şimdiye kadar hiç erkenden otel odası vermemişlerdi. Bavullarımızı bırakıp otele giriş işlemleri için hep öğleden sonra gelmiştik. Resepsiyondaki bayan bizi sırılsıklam görünce mi bilmiyoruz ama bize hemen bir oda ayarladılar. Bu da otelin bence artı taraflarından bir tanesi. Bu arada Şangay’ın ana tren istasyonuna geldiyseniz ve bu oteli ayarlamışsanız metro hattının bağlantı yollarını kullanarak otele varabiliyorsunuz. Terminalden metro hattına yönelip 1 numaralı hatta doğru yönelip, 5 numaralı çıkış kapısından çıkarsanız otelin girişi 10 metre sağınızda kalıyor. Tabi ki biz bunu daha sonra farkettik.
Otelin hemen karşı caddesinde Starbucks var. Biz kahvaltılarımızı Starbucks’da yaptık. Personeli çok neşeli ve ilgili. Otelin hemen alt tarafında küçük bir market, Mc Donalds ve KFC var. Karşısındaki Starbucks’ın olduğu yerde ufak bir alış-veriş merkezi ve yine yakınında başka bir alış-veriş merkezi daha var.

Kötü tarafları : Odada ücretsiz internet ulaşımı yok.

İyi tarafları : Otelin konumu iyi, metro girişine 10 metre mesafede. Şangay tren istasyonuna çok yakın. Otel çok temiz ve çok ilgililer. Güvenlik gayet iyi, asansör bile oda kartınız olmadan çalışmıyor. Kapıdaki görevliler harita verip, görülecek yerler ve ulaşım hakkında bilgi veriyorlar. Odalarda şemsiye dahil olmak üzere aklınıza gelebilecek her şey var. Otelden, Yuyuan bölgesine gidiş taksi ile yaklaşık 20 Yuan tutuyormuş. Metro ile aynı yere 3 Yuan’a gidebiliyorsunuz. Lobide ücretsiz internete ulaşım var. Lobideki barda lokal bira 38 Yuan, Kokteyl içerseniz 58 Yuan. Odalarda mini bar ve emanet kutusu var.

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Şangay Fotoğraflarımız

www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi

Tavsiyeler:

  • Latin alfabesi birçok yerde sorun olduğu için gideceğiniz yerin Çin alfabesinde yazılı bilgisi olursa çok faydalı olur. Tüm Çin için geçerli bir tavsiye, inanın kesinlikle çok faydasını görürsünüz.
  • People Square kalmak için tercih edilebilir. Hem güvenli hem bir çok yere yakın hem de metronun kesişim noktası olmasından dolayı her yere ulaşım çok kolay.
  • Şangay’ın içi için 2 tam gün yeter ancak alış-veriş yapmayı düşünüyorsanız ekstra güne ihtyacınız olacaktır.
  • Eğer rehber ihtiyacınız olursa Anıl Dikici ile bağlantı kurabilirsiniz. Kendisinin email adresi anil.dikici@gmail.com veya anil.dikici@hotmail.com
  • Otellerin ayarladığı günü birlik şehir turlarını hiç kullanmayın. Kendiniz çok rahat ve daha uygun rakamlara aynı yerleri gezebilirsiniz.
  • Şangay ile ilgili çok fazla detaylı bilgiyi http://www.sangayrehberi.com adlı web sayfasında bulabilirsiniz.

www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi/

Posted by ayferonur 14:32 Archived in China Comments (0)

Xi'an

overcast 30 °C

Eski başkent Xi’an, İpek Yolu’nun Çin tarafındaki başlangıç noktası. Kalabalık bir şehir, nüfusu yaklaşık 3 milyon civarıymış.

Pekin’den 19:30’da kalkan trenimiz sabah saat 8:00 civarında Xi’an şehrine geldi. Yolculuğumuz ile ilgili detayları ayrı bir başlıkta yazdık. Tren yolculuğunda edindiğimiz tecrübeleri “Çin’de Tren Yolculuğu” adlı yazımızda okuyabilirsiniz. Geldiğimiz günün akşamı yine tren ile Şangay’a geçeceğiz. Xi’an şehrinde sadece günü birlik bulunuyoruz ve hedefimiz “Terracotta Askerleri’ni” ziyaret etmek. Tren istasyonundan çıkınca bavulumuzu ve sırt çantamızı tren istasyonunun emanetine bıraktık. Tek parça bavul günü birlik 5 Yuan. Tren istasyonunu arkanıza aldığınız zaman sola doğru ilerlerseniz Terracotta Askerleri’nin olduğu bölgeye giden minibüs ve otobüsleri (306 numaralı otobüs) bulabilirsiniz. Otobüsün ve minibüslerin üzerinde “Terracotta” tabelasını göreceksiniz. Minibüs, otobüs fiyatı da tek yön bir kişi 7 Yuan. Yol yaklaşık 1 saat kadar sürüyor.
IMG_4750.jpg

Giderken otobandan gidiyoruz. Otobüs, dönüş yolunda otobandan çıkıp daha erken şehir içine giriyor; böylece biraz da olsa şehri görme imkanımız oluyor. Sokaklar Pekin ile karşılaştırdığımızda bize çok daha pis, bakımsız geldi. Alış-veriş merkezleri Pekin kadar olmasa da iyi. Batıdan aklınıza gelebilecek her mağaza var. Mağazalar dolu, alış-veriş yapan yerli halk çok fazla. Neredeyse bütün restoran ve kafeler hep dolu. Biz nedense buralara gelmeden önce daha fakirler diye düşünüyorduk ancak gözlemlediğimiz kadarıyla bazı iş dallarındaki insanlar iyi kazanıyorlar ki rahatça da harcayabiliyorlar. Komünizm var ama kapitalizm kanatlarının altına almış Çin’i. Bu arada karşılaştırırken tabi ki yaklaşık 1,5 milyarlık bir nüfusun ne kadarı belli bir ortalamanın üzerinde yaşıyor diye düşünmek gerekiyor. Polisler ve devlet memurlarında komünizmden kaynaklanan despot duruşları hissedebiliyorsunuz. Çin’e geldiğimizden bu yana, bizi şaşırtan düzensiz trafikte, ilk kez kaza yapmış iki araba gördük. Onlar bir şekilde böyle kurallara uymadan yaşamaya alışmışlar galiba. İstanbul’daki trafik bile buranın yanında düzenli kalır diye düşünmeden edemedik.

Tren istasyonunu arkanıza alıp önünüzdeki büyük caddede 10 dakika kadar yürürseniz sağda ve solda iki büyük alış-veriş merkezi göreceksiniz. Pekin veya Şangay’daki gibi ultra olmadıklarını belirtelim. Ayrıca sol tarafta bir tane Starbucks var. İstasyon civarında ve bu cadde üzerinde Mc Donalds, KFC ve lokal restoranlar bulabilirsiniz. Starbucks’da kahve 20 Yuan, tunalı börek 16 Yuan, karidesli sandöviç 24 Yuan. İçecek harici yiyecek yönünden de çeşitleri fena değildi.
IMG_4765.jpg


Terracotta Askerleri:

IMG_4643.jpg

Giriş 110 Yuan, eğer elektronik rehberlik hizmeti alırsanız bedeli 40 Yuan ve 200 Yuan depozit alıyorlar. 3 saatlik bir zaman gezmek icin yeterli olacaktır. Yaklaşık 2200 yıl önce yapılmış olan mezar (Terracotta Askerleri) inanılmaz etkileyici. Yapımı 38 yıl sürmüş, 3 tane galeri açılmış ve turistler bu galerileri dolaşabiliyor. En etkileyici galeri ise yaklaşık 6000 askeri barındaran bir numaralı en büyük galeri. Bu galeride yaklaşık 6000 kilden yapılmış (pişmiş toprak) savaşcı var. Hafızalarımızdaki meşhur fotoğrafların olduğu galeri bu büyük galeri. Buradaki askerlerin her birinin yüzü birbirinden farklı. Bütün galerilerde halen çalışmalar devam ediyor. Bu arada mezarları yaptıran kralın “Qin Shihuang” kendi mezarı da çok yakında ve henüz açılmamış. İnternetten daha detaylı bilgilere rahatça ulaşabilirsiniz. Bize göre kesinlikle seyahat planınızı buraya gelmek üzere yapın. Müzenin alış-veriş bölümünde 1974 yılında burayı bulan çiftçiyi de gördük. Kendisi para karşılığı fotoğraf çektiriyor ve imzaladığı bir de kitabı var. Ana kapıdan çıktıktan sonra alış-veriş mağazaları, hediyelik eşya satanlar, kafe ve restoranlar var.
IMG_4645.jpgIMG_4723.jpg
IMG_4619.jpg
IMG_4583.jpg

Terarcotta Askerleri ve Kral Qin Shihuang’ın mezarı 1987 yılında UNESCO Dünya Kültür Miras listesine alınmış.

Xi’an’da kalmadığımız için maalesef şehrin diğer turistik bölgelerini görme imkanımız olmadı. En azından bir gece kalınıp etrafta başka turistik aktivitelere de katılanabilir. Şehir surları, Shanxi Tarih müzesi ve ilgisini çekenler için Büyük Cami ziyaret edilecek yerler arasında. Terracotta Askerleri’ne yakın bir bölgede ayrıca kaplıcalar var.

Fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz. Xi’an Fotoğraflarımız

www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi

Tavsiyeler :

  • Tren ile ayrılacaksanız, mutlaka treninizin kalkış saatinden 1-1,5 saat önce tren istasyonuna gelip güvenlik geçişini kontrol edin. Bizim olduğumuz dönemde tren istasyonu ve civarı tam bir kargaşa içindeydi.
  • Umumi tuvaletler çok pis, kesinlikle yanınızda tuvalet kağıdı ve ıslak mendil bulundurun.
  • Gençlerinden İngilizce bilenler var ama utangaç oldukları için konuşmak istemiyorlar.

www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi/

Posted by ayferonur 17:32 Archived in China Comments (0)

Çin'de Tren Yolculuğu

Çin’de yapmış olduğumuz iki tren yolculuğu ile ilgili aklımızda kalanlar umarım daha sonra Çin’de tren ile seyahat edeceklere yardımcı olur.
Pekin’den Xi’an şehrine ve Xi’an şehrinden Şangay’a tren yolculuğu yaptık.

Tren biletlerimizi “www.chinatripadvisor.com” aracılığı ile aldık. Bir çok diğer incelediğimiz acentalara göre en az işlem ücretini alıyorlar. Eğer vakit konusunda sorununuz yoksa kendiniz bileti alabilir ve aracı ücreti ödemezsiniz. Her iki yolculuğun da biletleri 10 gün önce satışa çıkıyor. Acenta biletieri aldıktan sonra kaldığımız otele teslim etti.

Şangay’dan Hong Kong’a da trenle gitmeyi planlamıştık ama yer olmadığı için biletimizi alamadık ve seyahatimizde ufak bir değişiklik yapmak zorunda kaldık. Galiba Şangay-Hong Kong hattının biletleri daha önceden satışa çıkıyor. Trende tanıştığımız İtalyan çift de Xi’an - Şangay biletini yer olmadığı için alamamış. Onlar da tatil planlarında son dakika değişiklik yapmışlar. Eğer kısıtlı süre içinde seyahat ediyorsanız mutlaka biletinizi önceden ayarlamanızı tavsiye ederiz.

Pekin – Xi’an trenimiz Pekin’in Batı tren istasyonundan kalktı. Tren istasyonu büyük ve çok kalabalık. Çantalarınıza ve değerli eşyalarınıza dikkat etmenizi tavsiye ederiz. Panolarda hangi trenin hangi numaralı perondan kalkacağı yaziyor. Biz de hangi numaradan kalkacağına bakıyor ve o numaranın salonuna ilerliyoruz. Trene yaklaşık yarım saat kala trene biniyoruz. Bu arada ihtiyacı olanlar için tren istasyonunda bavulları bırakmak için emanet kasaları var. Trende restoran var ancak yemek sipariş etmezseniz sadece içecek sipariş edemiyorsunuz. Vagonlara bira dahil olmak üzere yiyecek ve içecek servisi var. Akşam odaları dolaşıp sabah için kahve siparişi alıyorlar ve kahve 10 Yuan. Trene binmeden önce istasyondan yiyecek ve içecek alabilirsiniz.

Biz biletlerimizi “soft sleeper” denilen bölümden aldık. Kompartmanlar 4 kişilik. Şansımıza 2 İsviçre’li turist ile odamızı paylaştık. Xi’an’dan sonra onlar Tibet’e devam edecekler. Yan kompartmanda kalan İtalyan çift ile tanışıyoruz. Bir kaç saat sohbet ediyoruz. İtalyan arkadaşlarımız kompartmanlarını Çin’li 2 kişi ile paylaşıyor. Durumdan maalesef çok memnun değiller. Sabah kalktığımızda onları çok yorgun görüyoruz. Bizim olduğumuz vagon yabancı turist ağırlıklı olduğu için koku sorunu yok ayrıca tuvaletler nispeten kullanılabiliyor. Sabah Xi’an’a varmadan odamıza akşamdan ısmarladığımız kahvelerimiz geliyor. Yanımızdaki yiyecekler ile kahvaltımızı yapıyoruz. Kompartmanda bavulları koymak için üst tarafta bölme var ancak bu bölme çok büyük değil. Tahminim 2 büyük bavul ancak sığar. Sırt çantamızı ayağımızın altına aldık, bavulumuzu da masanın altına sıkıştırdık. Aksam saat 10 gibi kompartmanların kapıları kapatılıyor. İsterseniz içeriden kilitliyebiliyorsunuz.

Xi’an tren istasyonunda çantalarımızı bavul emanete bırakıp Terracotta askerlerini görmeye gidiyoruz.

Xi’an – Şangay yolculuğu için Xi’an tren istasyonuna vardığımızda istasyon binasına girişin inanılmaz kalabalık ve karışık olduğunu görüyoruz. Çantalarımızı emanetten alıp sıraya giriyoruz ancak zaman ilerliyor ve biz hala yerimizde duruyoruz. Trenin kalkışı için zamanımız daralıyor ve bir türlü ilerleyip güvenliği geçemiyoruz. Eşimle gördüğümüz bir boşluğa inanılmaz bir itişme içinde resmen tekme tokat dalıyoruz. İnanılmaz bir mücadele var. Başka türlü geçme şansımız yok. Tren kalkmadan perona yetişiyoruz. Tren kalkmadan 45 dakika önce istasyona geldiğimiz halde ancak trene yetiştik. Xi’an tren istasyonu için tavsiyemiz en azından 1 saat önce güvenliğe girmeyi düşünerek istasyona gidin. Aslında Çin’de nerede olursanız olun kalabalığı hep göz önünde tutmak gerekiyor. Ayrıca insanların pekte nazik olmadıklarını da unutmamak gerekiyor. Kompartmanımızı Çin’li bir anne – oğul ve Çin’li bir bey ile paylaşıyoruz. Vagonda hemen hemen herkes Çinli. Tren saat 17:12’de kalkıyor ve yolculuğumuz 14 saat sürecek.. Tren kalktıktan bir süre sonra bir çok kişi yanında getirdiği yemekleri çıkartıyor. Vagonda hafiften bizim çok alışık olmadığımız bir koku yayılıyor. 2 – 3 saat içinde tuvaletler maalesef kullanılamaz hale geliyor. Durumdan ne kadar memnun olmasak da seyahat notlarımızı alıyoruz, önümüzdeki günlerin planlarını gözden geçiriyoruz. Çin’li bey uzun süre yurt dışında yaşamış ve Çin-Türkiye üzerine uzun sohbetler ediyoruz. Trende dolaşırken “hard sleeper” denilen vagonları da gördük. Bu vagonların kompartmanlarında 6 kişi kalınıyor. Kompartmanlar maalesef hücre gibi küçücük. Restorana gidiyoruz bira ısmarlıyoruz ancak yemek ısmarlamadık diye restoranda oturarak bira içemeyeceğimizi azarlar şekilde söylüyorlar. Temizlik anlamında içimiz rahat etmiyor, yemek ısmarlamıyoruz ve kalkıp kompartmanımıza dönüyoruz. Şangay’a yaklaşık 2 saat rötar ile geliyoruz ve bizi bardaktan boşanırcasına yağan yağmur karşılıyor.

Tren seyahatleri sırasında yanınıza mutlaka tuvalet kağıdı ve sabun almayı unutmayın. Yanınıza yiyecek ve içecek alabilirsiniz.

Yataklı trenlerde soft sleeper, hard sleeper ve deluxe olmak üzere 3 ayrı kompartman var. Bizim bindiğimiz trenlerde deluxe sınıfı yoktu.
Yatakların baş ucundaki TV ekranları maalesef her iki seyahatimizde de çalışmıyordu.

Daha detaylı bilgi için http://www.seat61.com/China.htm web sayfasını incelemenizi tavsiye ederiz.

www.facebook.com/pages/AyferOnur-Seyahatnamesi

Posted by ayferonur 06:42 Archived in China Tagged travel Comments (0)

(Entries 1 - 4 of 4) Page [1]